Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > karınca yuvası nedir, karınca yuvası ne demek (karınca yuvası nnd)

karınca yuvası nedir, karınca yuvası ne demek?

karınca yuvası

  1. Karıncaların barındığı yer.
  2. (en) Anthill, formicary.

karınca (nedir ne demek)

  1. Zar kanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adı (Formica).
  2. Madenlerde, döküm sırasında arada hava kalmaktan veya pastan ileri gelen ufak boşluk.
  3. Lar familyasından, duyargaları dirsekli, çeneleri güçlü, boyları birkaç milimetre olan ve oldukça kalabalık bir toplum düzeni içerisinde yaşayan zarkanatlı böceklerin genel adı. (Solucan arakonakçısı türleri vardır.)
  4. (en) Ant.
  5. (en) Formic.
  6. (en) Pismire.
  7. (en) Blowhole.
  8. (al) Ameise
  9. (fr) Fourmi
  10. (la) Formica

yuva (nedir ne demek)

  1. Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
    Örnek: O zamanlar ... mezarlıkların serviliklerine gizlenen eski bülbül yuvaları meşhurdu. A. Ş. Hisar
  2. Genellikle ailenin oturduğu ev
    Örnek: İnsanın kendi yuvasından daha sıcak ... ve samimi; hiçbir yer olmazdı. S. F. Abasıyanık
  3. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
  4. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer.
  5. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk.
  6. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer.
  7. Bir şeyin öğretildiği yer.
  8. Bir şeyin çok bulunduğu yer.
  9. Elektrik akımını almak için fişin sokulduğuyuva; fişyuvası.
  10. Aynı unsurlardan oluşan küme, özellikle hücrelerin kendilerine yabancı bir dokuda birikmesiyle oluşan kümelenme. Kimi neoplastik ve hamartomatöz dermatozislerde, en çok epidermis ve/veya dermis içindeki hücrelerin sınırlı gruplaşmasında görülür.
  11. Kuşların, yumurtlamak ve yavruların büyütmek üzere hazırladıkları yatak, kuş yuvası veya barınağı.
  12. Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar için açılan ve genellikle gündüzleri çalışan kadınların çocuklarını sabah bırakıp akşam aldıkları okulöncesi eğitim kurumu.
  13. (en) Plug socket, socket, outlet.
  14. (en) Burrow.
  15. (en) Creche.
  16. (en) Creep.
  17. (en) Day-Care center.
  18. (en) Fireside.
  19. (en) Fold.
  20. (en) Haunt.
  21. (en) Hearth.
  22. (en) Hearth and home.
  23. (en) Hearthstone.
  24. (en) Holt.
  25. (en) Home.
  26. (en) Hotbed.
  27. (en) Mortice.
  28. (en) Mortise.
  29. (en) Nest.
  30. (en) Nidus.
  31. (en) Nursery.
  32. (en) Recess.
  33. (en) Roof.
  34. (en) Setting.
  35. (en) Socket.
  36. (en) Lair.
  37. (en) Nursery school.
  38. (en) Playschool.
  39. (en) Sating.
  40. (en) Receptacle.
  41. (en) Slot.
  42. (en) Gain.
  43. (en) Mount.
  44. (en) Day nursery.
  45. (en) Nursing home.
  46. (en) Small place.
  47. (en) Soil.
  48. (al) Steckdose
  49. (fr) Prise (de courant)

karıncalar (nedir ne demek)

  1. Zar kanatlıların, karınca adı altında toplanan ve beş bin kadar türü sayılan bir dalı.
  2. Bk. zar kanatlılar
  3. Dişi, erkek, işçi gibi, aralarında işbölümü yapmış bireyleriyle, kendilerine özgü bir toplumsal yaşama biçimi gösteren zarkanatlı böcekler familyası. (Beş bine yakın türü vardır.)
  4. (en) [karınca] ant, pismire.
  5. (en) Ants.
  6. (al) Ameisen
  7. (fr) Fourmis
  8. (la) Formicidae

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Landmark.
  14. (en) Point.
  15. (en) Spot of land.
  16. (en) World.
  17. (en) Floor space.
  18. (en) Land.
  19. (en) Lieu.
  20. (en) Premises.
  21. (en) Footing.
  22. (en) Whereabouts.
  23. (en) Glebe.
  24. (en) Ground.
  25. (en) Locale.
  26. (en) Locality.
  27. (en) Location.
  28. (en) Locus.
  29. (en) Mother earth.
  30. (en) Place.
  31. (en) Position.
  32. (en) Post.
  33. (en) Quarter.
  34. (en) Room.
  35. (en) Seat.
  36. (en) Site.
  37. (en) Situation.
  38. (en) Situs.
  39. (en) Slot.
  40. (en) Space.
  41. (en) Spot.
  42. (en) Stand.
  43. (en) Standing.
  44. (en) Station.
  45. (en) Stead.
  46. (en) Terrain.
  47. (en) Ubiety.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010