karışık bir halde ne demek?

  1. (en)Hugger mugger.

hugger

  1. Kucaklayan, sarılan, saran

karışık

  1. Dolu
  2. Aynı nitelikteki şeylerden oluşmuş.
  3. Karışmış olan, düzensiz, dağınık, intizamsız.
  4. Saf olmayan.
  5. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan
  6. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık
  7. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.
  8. (en)Miscellaneous.
  9. (en)Heterogenous.
  10. (en)Not pure.

karışık akım

  1. Kan akış hızındaki ani değişimler nedeniyle damar içeriğinin birbirine rastgele ve tamamen karışması, çalkantılı akım, türbülanslı akım. Katmanlı akıma göre karışık akımda kanın yapışkanlığı daha fazladır.
  2. (en)Turbulent flow.

bir

  1. Sayıların ilki.
  2. Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı.
  3. Bu sayı kadar olan.
  4. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
  5. Tek.
  6. Beraber.
  7. Eş, aynı, bir boyda.
  8. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
  9. Kuyu. (Osmanlıca'da yazılışı: bi'r)
  10. Yıldırım. Bulutdan buluta veya bulutdan yere elektrik boşanması.

hal

  1. Bir şeyin içinde bulunduğu şartları veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet
  2. Davranış, tutum, tavır
  3. Şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman
  4. Güç, kuvvet, takat.
  5. Kötü durum, sıkıntı, dert.
  6. Durum.
  7. Çözme, çözülme.
  8. Eritme.
  9. Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma.
  10. Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

karışıkkarışık akımkarışık aydınlatmakarışık çarpımkarışık çatmakarışık çekmecekarışık çiftlerkarışık dokumakkarışık dokunmuşkarışık dolmakarışkarış karışkarışabilirkarışabilirlikkarışan kimsebirbir abam var atarım, nerede olsam yatarımbir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardırbir açıdabir açida ilerlebir adama kırk gün ne dersen o olurbir ağaçta gül de biter, diken debir ağaçtan okluk da çıkar, bokluk dabir ağız dolusubir ağızdanbibi eyyi halbi gayri hakkın mal edinmebi hadbi haseb il verase
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın