|
kapsamı içerisinde olmak
-
Fall under
-
Sınırları içine başka konuları veya anlamları alma durumu, şümul.
-
Kaplam.
-
1- Bir şeyin içinde bulunan. 2- Konuşma ya da yazıda sunulan düşünce, bilgi ve görüşlerin bütünü. 3- Bir öğretim programında üzerinde durulması ya da işlenilmesi istenilen etkinlikler, üniteler ve konular. 4- Konu.
-
Scope. comprehensiveness. comprehension. content. extent. compass. gauge.
-
Extent. scope. range. coverage. extension.
-
Scope. enclosure. embrace. sphere. radius. ambit. comprehension. extent. latitude.
-
content
-
İnside of
-
Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
Örnek:
En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
-
Gerçekleşmek veya yapılmak.
-
Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
Örnek:
Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
-
Bir şeyi elde etmek, edinmek
Örnek:
Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
-
Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
-
Herhangi bir durumda bulunmak.
-
Uygun düşmek, yerinde görülmek.
-
Yetişmek, olgunlaşmak.
-
Be. happen. become. exist. occur. take place. have. mature. befall. come about. come off. come over. eventuate. fare. get. go. go on. hap. hatch. hit. turn.
-
Become. come. exist. form. get. go. grow. happen. mature. occur. reign. transpire. to be. to become. to exist. to happen. to occur. to take place. to go no. to come about. to transpire. to get. to fit. to be suitable for. to be present. to ripen. to mature. to catch. to have. to undergo. to be ready/prepared/cooked. etc. to be done out of sth. catch. to be completed. to be cooked.
-
To be. to become. to exist. to come into being. to happen. to occur. to take place. to ripen. to mature. come about. fall out. get. go. grow. have. lie. make. originate. prove. stand. to go under the styles of. to go through accounts. transpire. turn out.
-
Be situated
-
Dahil olmak, kapsamı içerisinde olmak, altına girmek, altında toplanmak
-
(fell, fallen) düşmek, dökülmek,yağmak
-
çökmek
-
Kapanmak, yıkılmak, mahvolmak, ölmek
-
Alınmak, zapt olunmak, düşmek (kale)
-
İnmek, azalmak, eksilmek, kesilmek
-
Gelmek, çıkmak, vurmak
-
Tutulmak,Duçar olmak
-
Dalmak, başlamak
-
Rastlamak,Tesadüf etmek, vaki olmak
-
Ayrılmak, bölünmek, taksim olunmak
-
doğmak
-
Düşüş, düşme, sukut, iniş
-
sarkma
-
Yıkılma, çökme, inkıraz
-
yağış
-
Bir defada yağan yağmur miktarı, düşüş mesafesi, fiyatların düşmesi, ucuzlama
-
Dökülme, akma
-
Sonbahar, güz, aynı mevsimde veya aynı zamanda doğan kuzular, hayvanların doğması
-
Meyil,Yamaç, yokuş aşağı
-
Zapt olunma
-
Düşürme, yıkma
-
Güreşte düşüş
-
Elbise fırfırı
-
Çağlayan, şelâle
under
(nedir ne demek)
-
Altına, altında
-
-dan aşağı, -dan eksik
-
Aşağısına, aşağısında
-
himayesinde
-
Hükmünde, emrinde, kumandası altında
-
yetkisinde
-
Arasına, altına
-
Aşağıda, aşağı mevki veya halde
-
Daha az
-
alt
-
az
-
bastırılmış
-
Altında, altındaki
-
Yetersiz, eksik
-
aşağısında
-
İkinci, muavin, yardımcı.
-
Alt, az, normalin altında
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|