Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kaplama nedir, kaplama ne demek, kaplamaın anlamı, ingilizcesi (kaplama nnd)

kaplama nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






kaplama

  1. Kaplamak işi.
  2. Bir şeyin dışına süsleme veya koruma amacıyla geçirilen başka maddeden kat
    Örnek: Her pencereyi, her kaplamayı tanıyordum artık. S. F. Abasıyanık
  3. Kalınlığı 5 mm'den az, ince ağaç levha.
  4. Üstü herhangi bir başka maddeyle kaplanmış olan.
  5. Kalınlığı 5 mm den az, ince ağaç levha.
  6. Bk. kaplama
  7. Genellikle elektriksel yöntemlerle, metal yüzeylerini bir başka metal ya da alaşımla örtme.İng.: plating Fr.: placage Alm.: Plattierung
  8. (en) Plated. lining. covering. plating. veneering. facing. skin. overlay. casing. cowl. encrustation. incrustation. overlap. revetment. sheath. sheathing.
  9. (en) Coat. coating. plate. plating. covering. crowning. veneer. planking. planks. covered. coated. plated. crowned.
  10. (en) Covering or coating. coat. plate. plating. crown. veneer. casing. covering. facing. overlay. overplay. pavement. paving. planking. plated. wainscoting.
  11. (en) overgrowth
  12. (en) fairing
  13. (al) Furnier
  14. (fr) Feuille de placage

kaplamak (nedir ne demek)

  1. Her yanını örtmek, istila etmek.
  2. Çepeçevre sarmak, kuşatmak
    Örnek: Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar. S. F. Abasıyanık
  3. Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak.
  4. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak.
  5. Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek
  6. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanan tablalara yapıştırmak.
  7. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek.
  8. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak.
  9. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanan tablalara yapıştırma eylemi.
  10. Bk. kaplamak
  11. (en) Cover. line. face. plate. veneer. bestrew. canopy. carpet. case. clothe. coat. encrust. envelop. fleece. incrust. infest. overgrow. overlap. overspread. overwhelm. revet. sheathe. sheet. shield. smother in. smother with. suffuse. take. thread. wreath.
  12. (en) Cake. cap. carpet. cover. drape. encase. envelop. face. fill. pack. pervade. smother. wreathe. to cover. to cake. to coat. to plate. to face. to surround. to include. to comprise. to veneer. to crown. to envelop. to fill. to pervade. to take up.
  13. (en) To cover. to cover completely. to plate. to coat. to veneer. to spread over. to envelop. to encase.
  14. (en) hang
  15. (en) back
  16. (en) upholster
  17. (en) recap
  18. (en) fair
  19. (en) Film, film over
  20. (al) furnieren
  21. (fr) plaquer

(nedir ne demek)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir değer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
  10. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
  11. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
  12. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  13. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  14. (en) Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
  15. (en) Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
  16. (en) Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
  17. (en) profession.
  18. (en) job
  19. (en) work.
  20. (en) Business, activity.
  21. (en) work
  22. (al) Arbeit
  23. (fr) travail

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük