Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kanunu kadim nedir, kanunu kadim ne demek (kanunu kadim nnd)

kanunu kadim nedir, kanunu kadim ne demek?

kanunu kadim

  1. Eski adet. (Osmanlıca'da yazılışı: kanun-u kadim)

kanun (nedir ne demek)

  1. Yılın ilk (kânunuevvel) ve son (kânunusani) ayı.
  2. Yasa.
  3. Geçerli olan kural
    Örnek: Dünyanın en büyük kanunu, nefsini müdafaa ve muhafaza etmek için karnını doyurmaktır. A. Ş. Hisar
  4. Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı.
  5. Eski takvimde yer alan kânunusani, kânunuevvel ay adlarında geçen "ateş ocağı" anlamındaki söz
  6. Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı; Newtonkanunu, Keplerkanunları.
  7. Bk. kanon
  8. Bk. yasa
  9. Olayların gidişinde olağandışına yer vermeyen, değişmezlik ve zorunluluk gösteren kura
  10. Devletlerin yasama gücü tarafından konulan, herkesin uyması zorunlu olan yaptırıma bağlı kuralların her biri.
  11. (C.: Kavanin) Herkesin uyması için devletin teşri kuvveti tarafından konulan her türlü meşru nizam, kaide, emir, nehiy ve yasaklar.
  12. Ocak. Ateş yanan yer. Zaman. (Osmanlıca'da yazılışı: kânun)
  13. (en) Law.
  14. (en) [Kanuni i Lekë Dukagjinit] law, act, code, canon, enaction, rule, statute, act of congress, act of parliament.
  15. (en) Code.
  16. (en) Canon.
  17. (en) Enaction.
  18. (en) Rule.
  19. (en) Statute.
  20. (en) Zither.
  21. (en) Act of parliament.
  22. (en) Enactment.
  23. (en) Principle.
  24. (en) Scientific law.
  25. (en) Law of nature.
  26. (en) Legislative act.
  27. (en) Measure.
  28. (en) Ordinance.
  29. (en) Prescript.
  30. (en) Regulation.
  31. (fr) Loi

kanon (nedir ne demek)

  1. Eşit aralıklarla ilerleyen ancak birlikte değil, art arda duyulan iki veya daha çok sesin birbirini sürekli taklit etmesiyle oluşan bütün.
  2. Belli bir alanda geçerli olan kural ve ilkelerin toplamı.
  3. (en) 1) Short hymns consisting of nine odes, sung at the service of Matins 2) The special service known as the Great Kanon sung on the evening of the Wednesday of the fifth week of the Great Lent.
  4. (en) Canon.
  5. (fr) Canon

kadim (nedir ne demek)

  1. Başlangıcı olmayan, eski, ezelî.
  2. Geçmiş dönemlerde başarıyla icra edilmiş müzik tonları ve bu tür icrada kullanılabilir özellikte, görünümde veya olgunlukta çalgı ve çalgı parçaları.
  3. Eski.
  4. (A, uzun okunur) Ayak basan. Ulaşan. Varan.
  5. (en) Ancient.
  6. (en) Vintage.
  7. (en) Arapça erkek ayak basan.
  8. (en) Ulaşan.
  9. (en) Varan.
  10. (en) Ezeli.
  11. (en) Evvelsiz.
  12. (en) Çok eski zamanlara ait eski atik.
  13. (en) Yıllanmış.

eski (nedir ne demek)

  1. Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı
    Örnek: Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden? N. Ataç
  2. Önceki, sabık
    Örnek: Anlatışına bakılırsa, eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş. H. Taner
  3. Geçerli olmayan
    Örnek: Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir. R. N. Güntekin
  4. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
  5. Geçmiş çağlardaki
    Örnek: Kendimi eski zamanların eski bir gecesinde gayet geç bir saatte sokakta dolaşıyorum sanıyordum. R. N. Güntekin
  6. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan.
  7. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey
    Örnek: Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum. H. Z. Uşaklıgil
  8. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz.
  9. Eskiye ait,eski devirden kalma arkaik, kalıntı.
  10. İngiltere'Den köken alan, orijini hakkında değişik teoriler bulunan, başarılı bir koyun çobanı ve soğuk havalara iyi uyum sağladığı için ren geyiği gütmek için kullanılmış, vücudu büyük ve kare şeklinde, tüy yapısı kabarık, gövdesi kaslı ve dengeli, bir ırk özelliği olarak sırt düzeyi omuzdan geriye doğru yükselen eğime sahip, ya doğuştan kuyruksuz veya kuyruğu tamamen kesilen, kürkü uzun ve çift katmanlı, rengi mavi, gri veya gri-mavi, bazen baskın renk üzerinde desenler görülebilen, ırk özelliği olarak yürüyüş şekli ayı yürüyüşünü andıran yuvarlanır tarzda, havlaması yüksek sesli ve çınlayan, nazik, sevecen, zeki, sadık ve koruyucu, çok güçlü gütme içgüdüsüne sahip olduğundan ailesini, özellikle küçük çocukları gütmeye çalışabilen, bekçi köpeği ve özellikle koyun gütme amaçlı çoban köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, bobtail köpeği.
  11. Sekiz adet varyetesi bulunan, deri rengi ve yumurta kabuğu rengi beyaz, süs amacıyla yetiştirilen, İngiltere'de bulunan, küçük yapılı ve oldukça tüylü etkin tavuk ırkı.
  12. Bk. bayat
  13. (en) Antiquated.
  14. (en) Corny.
  15. (en) Dated.
  16. (en) Shabby.
  17. (en) Unto.
  18. (en) Veteran.
  19. (en) Worn out.
  20. (en) Second hand.
  21. (en) Gray.
  22. (en) Grey.
  23. (en) Hoary.
  24. (en) One time.
  25. (en) Old English Sheep Dog.
  26. (en) Old English Game Hen.
  27. (en) Ancient.
  28. (en) Early.
  29. (en) Former.
  30. (en) Earlier.
  31. (en) Out-of-date.
  32. (en) Old-time.
  33. (en) Used.
  34. (en) Secondhand.
  35. (en) Archaic.
  36. (en) Bygone.
  37. (en) Crusted.
  38. (en) Cut-and-dried.
  39. (en) Disused.
  40. (en) Erstwhile.
  41. (en) İmmemorial.
  42. (en) Late.
  43. (en) Obsolete.
  44. (en) Olden.
  45. (en) Onetime.
  46. (en) Passe.
  47. (en) Passee.
  48. (en) Past.
  49. (en) Previous.
  50. (en) Prior.
  51. (en) Quondam.
  52. (en) Sometime.
  53. (en) Of lo.
  54. (en) Obsolescent.
  55. (en) Old-fashioned.
  56. (en) Out of date.
  57. (en) Outmoded.
  58. (en) Worn-out.
  59. (en) Back.
  60. (en) Outworn.
  61. (en) Primitive.
  62. (en) Pristine.
  63. (en) Stale.
  64. (en) Threadbare.
  65. (fr) Archaique

adet (nedir ne demek)

  1. Görenek
    Örnek: Bayram tebriki bir güzel âdettir. B. Felek
  2. Topluluk içinde eskiden beri uyulan kural, töre.
  3. Belirli yaşlar arasında kadınların ayda bir döl yatağından kan gelmesi durumu, aybaşı.
  4. Sayı.
  5. Herhangi bir sayıda olan şey, tane
  6. Görenek.
  7. Usul, görenek, alışılmış davranış. Huy, tabiat. Toplumda nesiller boyunca uyulan ve kamuoyunda (umumi efkarda) saygı ve müeyyideye sahip hareket kaideleri (Sosyoloji). İslam cemiyetinde adetler de İslami olur, İslama uygun olur. Müslüman, İslama aykırı adetlere uymaz. Cemiyetin yabancı adetlerle bozulmamasına gayret gösterir. (Osmanlıca'da yazılışı: âdet)
  8. (en) Number.
  9. (en) İtem.
  10. (en) Rite.
  11. (en) Ritual.
  12. (en) Rule.
  13. (en) Piece.
  14. (en) One copy.
  15. (en) Unit.
  16. (en) Figure.
  17. (en) Mounthly periods.
  18. (en) Mounthly courses.
  19. (en) Numeral.
  20. (en) Courses.
  21. (en) Menses.
  22. (en) Total.
  23. (en) Custom.
  24. (en) Tradition.
  25. (en) Convention.
  26. (en) Groove.
  27. (en) Consuetude.
  28. (en) The usual thing.
  29. (en) Routine.
  30. (en) Habit.
  31. (en) Praxis.
  32. (en) Usage.
  33. (en) Wont.
  34. (en) Fashion.
  35. (en) Menstruation.
  36. (en) Period.
  37. (en) Flow.
  38. (en) Bleeding.
  39. (en) Piece / item.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010