Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kandela nedir, kandela ne demek (kandela nnd)

kandela nedir, kandela ne demek?

kandela

  1. Mum.
  2. Işık yeğinliği birimi.kandelanın büyüklüğü öyledir ki, platinin katılaşma sıcaklığındaki bir tam ışıyıcının ışıklılığı santimetre karede 60kandeladır.
  3. Aydınlatma şiddetinin (SI) birimidir. 101325 Newton/m2 basınç altında platinin donma sıcaklığında siyah cismin 1/600000 m2 sinin yüzeyine dik olan şiddet diye tanımlanmış bir aydınlanma birimi.
  4. (en) Candela.
  5. (al) Candela
  6. (fr) Candela

mum   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir fitilin üzerine erimiş bal mumu, içyağı, stearik asit veya parafin dökülüp genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun aydınlatma aracı
    Örnek: Kandil geceleri bu velilerin yerleri mumlarla donanırdı. Y. K. Beyatlı
  2. Bal mumu.
  3. Işık şiddeti birimi, kandela.
  4. Bazı böcekler ve bitkiler tarafından salgılanan, böceklerin deri ve tüylerini, bitkilerin yüzeyini kaplayarak koruyucu görev yapan, içinde serbest yağ asitleri, alkoller ve doymuş hidrokarbonlar bulunan esterler.
  5. Aydınlanma yeğinliği birimi.
  6. Aydınlanma yeğinliği birimi.
  7. Kimi yağ asiti ve yüksek karbon sayılı hidrokarbonların oluşturdukları karışım.
  8. Büyük moleküllü yağ asitleriyle, gliserin dışındaki büyük moleküllü alkollerin oluşturduğu esterler.
  9. Yüksek erime noktasına sahip ve hayvanlar tarafından kolay sindirilemeyen, yapağıda bulunan lanolin ve su ürünlerinden elde edilen ispermeçet gibi örnekleri olan maddeler.
  10. Uzun zincirli doymuş ve doymamış yağ asitlerinin (14-36 karbonlu) yine uzun zincirli alkollerle (16-22 karbonlu) esterleşmesiyle meydana gelen basit lipit.
  11. (en) Sort of strong beer, originally made in Brunswick, Germany.
  12. (en) Silent; not speaking.
  13. (en) Be silent! Hush! Silence.
  14. (en) Candela.
  15. (en) Rubbing.
  16. (en) Wax candle.
  17. (en) Of China.
  18. (en) İnformal terms for a mother.
  19. (en) Candle.
  20. (en) Wax.
  21. (en) Solid paraffin.
  22. (en) Candlepower.
  23. (en) Secrecy; 'mum's the word' failing to speak or communicate etc when expected to; 'the witness remained silent'.
  24. (en) Secrecy; 'mum's the word'.
  25. (en) Failing to speak or communicate etc when expected to; 'the witness remained silent'.
  26. (al) Kerze
  27. (al) Wachs
  28. (fr) Bougie
  29. (fr) Cire
  30. Bir çeşit sert ve tatlı bira.
  31. Dili kasımpatı, krizantem.
  32. (-med,- ming) maske ile rol yapmak
  33. Susmuş, suskun
  34. (ünlem) Sus! Mums the word
  35. Dili efendim (hanımlara)
  36. İng., dili anne.
  37. Maske ile oynamak, dilsiz oyunu oynamak
  38. Sus!

ışık (nedir ne demek)

  1. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk
    Örnek: Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi. H. E. Adıvar
  2. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç.
  3. Elektrik.
  4. Resim sanatında ışıklı, parlak yer.
  5. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı
    Örnek: Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu. P. Safa
  6. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb
    Örnek: Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan. N. Cumalı
  7. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.
  8. Yönetmenin, sahnenin ya da salonun aydınlatılması için verdiği buyruk.
  9. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. Başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (Bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. Dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur).
  10. Aydınlık, ziya.
  11. Mutluluk, sevinç veya zekadan doğan, yüzde ve gözlerde beliren parıltı.
  12. Mec. Yol gösteren, aydınlatan, önderlik eden kimse.
  13. (en) Beam.
  14. (en) Light (luminous energy.
  15. (en) Light.
  16. (en) Gleam.
  17. (en) Lights!.
  18. (en) Lamp.
  19. (en) Luminary.
  20. (en) Photo-.
  21. (en) Any source of light.
  22. (en) Bathe.
  23. (en) Doppler effect.
  24. (al) Licht
  25. (fr) Lumière
  26. (fr) Lumière!

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009