Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > kana kan istemek nedir, kana kan istemek ne demek, kana kan istemenin anlamı (kana kan istemek nnd)

kana kan istemek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








kana kan istemek

  1. Öldürenin öldürülmesini istemek.

kana (nedir)

  1. Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.
  2. (en) Load line.
  3. (en) The name of a primarily syllabic script used by the Japanese writing system It comes in two forms, hiragana and katakana The former is used to write particles, grammatical affixes, and words that have no kanji form; the latter is used primarily to write foreign words.
  4. (en) The name of a primarily syllabic script used by the Japanese writing system It comes in two forms, hiragana and katakana The former is used to write particles, grammatical affixes, and words which have no Kanji form; the latter is used primarily to write foreign words. a written character; a common name for the three sorts of Japanese writing characters, hiragana, katakana and kanji.
  5. (en) The two alphabets used in Japanese, hiragana and katakana.

kan (nedir)

  1. Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı
    Örnek: Cebinden çıkardığı mendille ellerine bulaşan kanları silerek haykırdı. Ö. Seyfettin
  2. Soy.
  3. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızıkan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyazkan hücreleri vekanın pıhtılaşmasında görevli olankan pulcukları ve serumdan oluşur.
  4. (en) Swore
  5. (en) Haemal. blood. claret. haemo-. hemo-. hema-.
  6. (en) Blood. strain. lineage. descent. family soy.
  7. (en) To know; to ken.
  8. (en) See Khan.
  9. (en) Blood. strain.
  10. (en) The Abysmal Trigram with direction north and number 1.
  11. (en) Intuition For kan-intuition to work, one must experience a creative tension stemming from single-minded concentration on the work in progress This opens the way for a higher power, kami, to enter the process. a GAP3 package for computing Kan extensions of actions of categories by Anne Heyworth. head.
  12. (en) Blood
  13. (fr) Sang

istemek (nedir)

  1. İstek duymak, arzulamak
    Örnek: İçeri girmekten korkarak bahçedeki demir kanepeye oturmak istedi. P. Safa
  2. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek
    Örnek: Bir gün benden okumak için kitap istedi. F. R. Atay
  3. Görmek istediğini bildirmek.
  4. Gerek olmak.
  5. Evlenmek dileğinde bulunmak.
  6. (en) Want. wish. will. desire. ask for. ask. request. like. long. hope. bespeak. call for. call on. call upon. choose. claim. court. demand. enjoin. exact. fancy. hanker. intend. invite. require. requisition. seek. solicit. be spoiling for. sue. sue for.
  7. (en) Want. wish. will. desire. ask for. ask. request. like. long. hope. bespeak. call for. call on. call upon. choose. claim. court. demand. enjoin. exact. fancy. hanker. intend. invite. require. requisition. seek. solicit. be spoiling for. sue. sue for. beg. beseech. care. entail. invoke. mean. take. yearn.
  8. (en) Claim. to want. to desire. to wish. to ask sb for sth. to be necessary. to require. to ask for marriage. call for. choose. court. crave. demand. drive at. insist. list. need. petition. please. postulate. purpose. request. requisition. seek. sue.

gemi (nedir)

  1. Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.
  2. (en) Ship. boat. craft. vessel. bark. keel.
  3. (en) Ship. boat. craft. vessel. bark. keel. hijacker. sail.
  4. (en) Boat. ship. vessel. to advance money on bottomry. to borrow / to raise / to take money on bottomry. craft. keel. merchant vessel. net personality.

göstermek (nedir)

  1. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak.
  2. Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek.
  3. Belirtmek, anlatmak.
  4. Bir şeyin etkisi altında tutulmak.
  5. Kanıtla inandırmak.
  6. Öğretmek, açıklamak.
  7. Yapmasını söylemek, görevlendirmek.
  8. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek
    Örnek: Bu seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol! R. N. Güntekin
  9. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek.
  10. (en) Exhibit, screen, show, project, present
  11. (en) Adduce
  12. (en) Speak
  13. (en) Register
  14. (en) Show. point. point out. display. exhibit. demonstrate. prove. put forth. teach. betoken. denote. depict. designate. disclose. evidence. exercise. expose. hold up. indicate. initiate. introduce. look. manifest. point to. produce. represent. set out. s.
  15. (en) Demonstrate. denote. depict. designate. display. evince. exemplify. exhibit. express. indicate. look. manifest. point. present. produce. promise. record. reflect. register. represent. reveal. show. suggest. tell. tinge. witness.
  16. (en) Indicate. show. point. to show. to make sth visible. to demonstrate. to evidence. to expose. to instruct. to teach. to assign. to set off. to display. to indicate. to figure. to manifest. to exhibit. to represent. to illustrate. to point. to prove. to exe.
  17. (en) Run
  18. (al) Projezieren, vorführen, wiedergeben
  19. (fr) Projeter, montrer, présenter

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)