|
kana etki eden ilaç
-
Haematic [Brit.], hematic
-
Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.
-
Load line.
-
The name of a primarily syllabic script used by the Japanese writing system It comes in two forms, hiragana and katakana The former is used to write particles, grammatical affixes, and words that have no kanji form; the latter is used primarily to write foreign words.
-
The name of a primarily syllabic script used by the Japanese writing system It comes in two forms, hiragana and katakana The former is used to write particles, grammatical affixes, and words which have no Kanji form; the latter is used primarily to write foreign words. a written character; a common name for the three sorts of Japanese writing characters, hiragana, katakana and kanji.
-
The two alphabets used in Japanese, hiragana and katakana.
-
Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir
Örnek:
Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor. H. Taner
-
Bir etken veya bir sebebin sonucu.
-
Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim
Örnek:
Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu. T. Buğra
-
Birtakım sonuçlar, tepkiler, olaylar ya da görüngüler ortaya çıkaran neden.
-
-> Nedenin bağlılaşık kavramı. 1- Nedensellik bağlantısı içinde: a. Bir nedenin sonucu olarak düşünülen olay. b. Bir nedenin doğurduğu gerçek olay. 2- Bir şeyin verdiği izlenim. (Ör.etki yapmak, iyi biretki yapmak.)
-
Effect. influence. action. efficacy. efficiency. effectiveness. forcefulness. reflection. reflexion. bearing. clout. drag. drift. force. hold. impact. impress. impression. imprint. incidence. interest. jolt. leaven. penetration. point. potency. pull.
-
Action. effect. force. impression. influence. mark. power. pull. punch. ring. sound. stress. impact. clout.
-
Effect. impression. influence. result. action. efficacy. impact. importance. imprint. operation. potency. power. prestige. sequence. sway. sympathy. virtue. weight.
-
Effect
-
Effekt, Wirkung
-
Effet
-
Effectus
-
(i). Aden, cennet.
-
I. cennet, Aden, İrembağı
-
Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için, türlü yollardan kullanılan madde, em, deva.
-
Çare, önlem.
-
Ball
-
Medicine. drug. remedy. cure. curative. medicament. physic.
-
Cure. drug. medicine. potion. remedy.
-
Cure. medicament. medicine. remedy. drug. chemical. application. draught. formula. pharmaceuticals. relief. stuff.
haematic (nedir)
-
S. kanla ilgili, kan gibi, kanla dolu, kana ait, kanı etkileyen
-
(s)., (i). kanla ilgili; kanla dolu, kanlı, kan renginde; (tıb). kana tesir eden; (i). kanı etkileyen ilâç.
-
S. kanla ilgili, kan gibi, kanla dolu, kana ait, kanı etkileyen
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|