Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kan akmak nedir, kan akmak ne demek, kan akmakın anlamı, ingilizcesi (kan akmak nnd)

kan akmak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






kan akmak

  1. Kanlı çarpışma olmak.
  2. 1) savaş, çatışma, dövüş olmak; 2) ölmek.
  3. (en) (blood) to be shed

kan (nedir ne demek)

  1. Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı
    Örnek: Cebinden çıkardığı mendille ellerine bulaşan kanları silerek haykırdı. Ö. Seyfettin
  2. Soy.
  3. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızıkan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyazkan hücreleri vekanın pıhtılaşmasında görevli olankan pulcukları ve serumdan oluşur.
  4. 1. Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görevli kırmızı kan hücreleri, organizmanın savunmasında görevli beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve plazmadan oluşan sıvısal doku. 2. Kan proteini, kıl, mide içeriği ve idrar vb. yabancı maddeden arındırılmış temiz, taze, bütün veya suyu alınmış hayvan kanının hızlı bir biçimde dondurulması veya soğutulmasıyla elde edilen ürün, hayvan kanı.
  5. (en) Haemal. blood. claret. haemo-. hemo-. hema-.
  6. (en) Blood. strain. lineage. descent. family soy.
  7. (en) To know; to ken.
  8. (en) See Khan.
  9. (en) Blood. strain.
  10. (en) The Abysmal Trigram with direction north and number 1.
  11. (en) Intuition For kan-intuition to work, one must experience a creative tension stemming from single-minded concentration on the work in progress This opens the way for a higher power, kami, to enter the process. a GAP3 package for computing Kan extensions of actions of categories by Anne Heyworth. head.
  12. (en) blood
  13. (en) swore
  14. (fr) sang

akmak (nedir ne demek)

  1. Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek
    Örnek: Eskiden Sakarya, bu köprünün altından akarmış. S. F. Abasıyanık
  2. Bu gibi maddeler aşağıya, yere düşmek.
  3. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak.
  4. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak.
  5. Art arda ve toplu olarak gitmek
  6. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak
    Örnek: ... çarşafın kumaşı da yer yer akmış, buruşmuştu. R. H. Karay
  7. Boya birbirine karışmak.
  8. Sürüp gitmek
    Örnek: Nedim divanında bir kaside vardır, müjgân üstüne, hicran üstüne, umman üstüne kafiyeleri ve redifleriyle akar. Y. K. Beyatlı
  9. (en) Flow. run. discharge. leak. course. drain. drain away. drain off. fall into. issue. pour. pour out. run down. run out. sluice. stream. well forth. well out. well up.
  10. (en) Discharge. drain. exude. glide. pour. stream. trickle. to flow. to drain. to trickle. to leak. to run down. to overflow.
  11. (en) Flow. to flow. to leak. to run. to come in great amounts. to wear out and fray. discharge. glide. pour in. run out. stream.

kanlı (nedir ne demek)

  1. Kan bulaşmış
    Örnek: Kanlı eğeyi mi saklamışlardı, başka bir delil mi? R. H. Karay
  2. Kanı olan.
  3. Kan dökülmesine sebep olan
  4. İsteyerek kan dökmüş olan (kimse), hunriz, katil.
  5. Kanlanmış olan.
  6. Kan davasında taraf olan
  7. Kanı yoğun olan, demevi.
  8. (en) Blooded. bloody. gory. sanguinary. sanguine.
  9. (en) Bloody. gory. bloodstained. rare. underdone. sanguinary. bloodshot. guilty of murder. bloodguilty.
  10. (en) Bloodshot. bloody. sanguinary. bloodstained. smeared with blood. very rare. robust. whole blood. gory. murderous.
  11. (en) bloodshot

çarpışma (nedir ne demek)

  1. Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma
    Örnek: Bu, iki cephe arasında ilk çarpışmadır. Y. Z. Ortaç
  2. Çarpışmak işi, müsademe, sadme.
  3. Özgür iki cismin yeterince yaklaşarak birbirlerini etkiledikleri süreç. Bu sırada, genellikle bir erke ve devinirlik alışverişi olur.
  4. Özgür iki cismin yeterince yaklaşarak birbirlerini etkiledikleri süreç. Bu sırada, genellikle bir erke ve devinirlik alışverişi olur.
  5. (en) collision.
  6. (en) Battle. collision. combat. conflict. impact. skirmish. smash. smash-up. fight. action.
  7. (en) collision
  8. (en) foul
  9. (al) Stoss
  10. (fr) collision

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük