Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kamu görevlilerinin yargılanmalarına ilişkin yöntem nedir, kamu görevlilerinin yargılanmalarına ilişkin yöntem ne demek, kamu görevlilerinin yargılanmalarına ilişkin yöntemin anlamı (kamu görevlilerinin yargılanmalarına ilişkin yöntem nnd)

kamu görevlilerinin yargılanmalarına ilişkin yöntem nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

kamu

  1. Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü.
  2. Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme
    Örnek: Çevre koruması sorunları İsveç kamusunun bilincine ve hatta bilinçaltına sinmiş. H. Taner
  3. Hep, bütün
  4. Bk.Kamu kesimi
  5. Âmme. ~ düzeni: âmme intizâmı. ~ töresi: âmme hukuku. ~ tüzel kişiliği: âmme hükmî şahsiyyeti. ~ yararı: âmme menfaati, maslahat.
  6. Bütün, hep.
  7. Halk.
  8. (en) Public. public.
  9. (en) Public. the public. the people. civil.
  10. (en) Public. the public. the community.

kamu kesimi (nedir ne demek)

  1. Devlet eliyle yürütülen ekonomik işlerin bütünü, kamu sektörü.
  2. Genel devlet ve kamu iktisadi teşebbüslerinden oluşan kesim.
  3. (en) Public sector.
  4. (en) Public sector

kam (nedir ne demek)

  1. dilek.
  2. Şaman.
  3. Dilek.
  4. Zevk, mutluluk, tat.
  5. Bk. aşık
  6. Bk. buruncuk
  7. Türk budunlarınca samanlara verilen âd. a. bk. şamancılık.
  8. Hekim. 2. Düşünür. 3. Büyücü, sihirbaz.
  9. (en) cam.
  10. (en) Crooked; awry.
  11. (en) Cam. shaman.
  12. (en) Lust, one of the weaknesses. crooked.
  13. (en) Lust, one of the five weaknesses. to love, to be in love with, to wish.
  14. (en) Kam.
  15. (en) [Kam] v. come, arrive; result from -; reach orgasm

yöntem (nedir ne demek)

  1. Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem.
  2. Bilimde belli bir sonuca erişmek için, bir plana göre izlenen yol, metot.
  3. Bir sorunu çözüme götürmek için geliştirilen yollar.
  4. Bir işlemin yapılması yolu.İng.: method Fr.: proc
  5. (en) Cast. deal. form. gateway. how. line. method. modality. mode. modus. order. practice. procedure. proceeding. process. rite. system. tack. technic. technique. way. the way. wise. technics.
  6. (en) Cast. deal. form. gateway. how. line. method. modality. mode. modus. order. practice. procedure. proceeding. process. rite. system. tack. technic. technique. way. the way. wise. technics. approach. art. course. means. principle. rule.
  7. (en) Method. methodology. form. process. proprieties. technique. wrinkle.
  8. (en) method
  9. (al) Methode, Verfahren
  10. (fr) méthode

halk (nedir ne demek)

  1. Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta olan insan topluluğu.
  2. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.
  3. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
  4. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü
    Örnek: Bütün köy halkı orada idi. Ö. Seyfettin
  5. Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu
    Örnek: Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir. O. V. Kanık
  6. Aydınların dışında kalan topluluk.
  7. Yaratma.
  8. Penisin kabuklanması.
  9. Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (Halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. Daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: Anadoluhalkı gibi).
  10. (en) Folk. public. popular. communal. vulgar. the people. people. public. the crowd. the community. the vulgar. demos. folk. the million. populace. grass roots. demo-.
  11. (en) Community. country. folk. folks. people. populace. population. public. nation. the common people. crowd.
  12. (en) A nook; a corner.
  13. (en) People. nation. populace. the common people. public body. commonwealth. community. crowd. rank and file. folk. the millions. populace populacy. public. resident community. resident population. society.
  14. (en) people
  15. (fr) peuple

hizmet(nedir ne demek)

  1. Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma
    Örnek: Vatan, evladının hizmetini bekliyor. Ö. Seyfettin
  2. Görev, iş.
  3. Bakım, özen, ihtimam.
  4. Gereksinimleri karşılama ve üretildiği anda tüketilme özelliklerine sahip her türlü etkinlik.
  5. (en) Service. labor-intensive. labour-intensive. labour intensive. service. duty. employment. function. labor. labour. ministration. ministry.
  6. (en) Attendance. duty. line. ministration. serve. service. yoke. employ. function. care. attention. utility. work. employment.
  7. (en) Service. duty. care. maintenance. attitude study. behoof. employ. employment. facility. job. line. task. vocation.
  8. (en) service

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük