Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kamu davası nedir, kamu davası ne demek (kamu davası nnd)

kamu davası nedir, kamu davası ne demek?

kamu davası

  1. Kamu adına savcının açtığı dava, amme davası
    Örnek: Polis şikâyetçi olunca savcı otomatik olarak harekete geçer, kamu davası açılır. Ç. Altan
  2. Savcının, kamu yararına uygun olarak ve devlet adına yetkili yargılıkta açtığı dava.
  3. (en) Public prosecution.
  4. (en) Public lawsuit.
  5. (fr) Action publique

kamu (nedir ne demek)

  1. Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü.
  2. Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme
    Örnek: Çevre koruması sorunları İsveç kamusunun bilincine ve hatta bilinçaltına sinmiş. H. Taner
  3. Hep, bütün
  4. Bk.Kamu kesimi
  5. Âmme. ~ düzeni: âmme intizâmı. ~ töresi: âmme hukuku. ~ tüzel kişiliği: âmme hükmî şahsiyyeti. ~ yararı: âmme menfaati, maslahat.
  6. Bütün, hep.
  7. Halk.
  8. Bk. genel
  9. (en) Public.
  10. (en) The public.
  11. (en) The people.
  12. (en) Civil.
  13. (en) The community.

kamu kesimi (nedir ne demek)

  1. Devlet eliyle yürütülen ekonomik işlerin bütünü, kamu sektörü.
  2. Genel devlet ve kamu iktisadi teşebbüslerinden oluşan kesim.
  3. (en) Public sector.

kam (nedir ne demek)

  1. Dilek.
  2. Şaman.
  3. Dilek.
  4. Zevk, mutluluk, tat.
  5. Bk. aşık
  6. Bk. buruncuk
  7. Türk budunlarınca samanlara verilen âd. a. bk. şamancılık.
  8. Hekim. 2. Düşünür. 3. Büyücü, sihirbaz.
  9. (en) Crooked; awry.
  10. (en) Come, arrive; result from -; reach orgasm.
  11. (en) Shaman.
  12. (en) Lust, one of the weaknesses.
  13. (en) Crooked.
  14. (en) Lust, one of the five weaknesses.
  15. (en) To love, to be in love with, to wish.

dava (nedir ne demek)

  1. Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma.
  2. İleri sürülerek savunulan düşünce, çözümlenmesi gerekli olan konu, sav
    Örnek: Erkekler davalarını hanımlar kadar hararetle müdafaa edememişlerdir. H. C. Yalçın
  3. Sorun
    Örnek: O kırkyıllık davada beyhude akıntıya kürek çekmişiz. Y. K. Beyatlı
  4. Ülkü
  5. Sevgili.
  6. Yargılıklarca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar için, yasada gösterilen yöntemine göre açılan ve yapılacak yargılama sonucunda, yargıcın kararıyla yargıya bağlanan uyuşmazlıklara ilişkin istemler.
  7. Aranç, dilem, ~ etmek: arançlamak, dilemlemek. ~ nın ihbârı : arancın, dilemin bildirilmesi, ~ ya müdâhale: aranca, dileme katılma. ictinâb ~ sı: önleme arancı, dilemi. îfâ ~sı: ödeme arancı, dilemi, inşâî ~ biçimleyici aranç, dilem (Gestaltungsklage), men' ~sı: giderme arancı, dilemi, tesbît ~ sı: belirtme (saptama) arancı, dilemi.
  8. Bk. kanıtsav
  9. (en) Action, suit, lawsuit, claim, dispute, litigation.
  10. (en) Lawsuit.
  11. (en) Trial.
  12. (en) Suit.
  13. (en) Action.
  14. (en) Claim.
  15. (en) Case.
  16. (en) Process.
  17. (en) Prosecution.
  18. (en) Cause.
  19. (en) İnstance.
  20. (en) Litigation.
  21. (en) Plea.
  22. (en) Pleading.
  23. (en) Plaint.
  24. (en) Proceeding.
  25. (en) Assertion.
  26. (en) Thesis.
  27. (en) Problem.
  28. (en) Question.
  29. (en) Matter.
  30. (en) Law suit.
  31. (en) Court case.
  32. (en) Theorem.
  33. (en) Appeal.
  34. (en) Allegation.
  35. (en) Complaint.
  36. (en) Quarrel.
  37. (en) Proposition.
  38. (en) Grand purpose.
  39. (en) Actio.
  40. (en) Vi vulgaris.
  41. (en) Legal acuse.
  42. (en) Court suit.
  43. (fr) Action, procès, cause, poursuite, litige
  44. (fr) Dava

adına (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin veya bir kimsenin namına, hesabına, yerine
    Örnek: Haklı bir öfke adına da olsa bir insandan aklını yüreğinden ayırması istenemez. S. Eyuboğlu
  2. (en) On behalf of.
  3. (en) İn behalf of sb.
  4. (en) Behalf.
  5. (en) İn the name of.
  6. (en) İn behalf of.
  7. (en) Per procurationem.
  8. (en) Per pro.
  9. (en) İn sb's behalf.
  10. (en) On behalf of sb.
  11. (en) On sb's behalf.

savcı (nedir ne demek)

  1. Devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevli, müddeiumumi.
  2. Adalet Bakanına bağlı olarak tüze yargılıklarında yürütme organının temsilcisi ve türe örgütünün yönetimi ile görevli, yasaların uygulanmasına, yar-yardımcı ve daha çok ceza türesi ile uğraşan kişi.
  3. (en) Solicitor.
  4. (en) Public prosecutor.
  5. (en) Prosecutor.
  6. (en) District attorney.
  7. (en) Director of the public prosecutions, Public Prosecutor's office.
  8. (en) Attorney general.
  9. (en) Prosecuting attorney.
  10. (en) Counsel for the prosecution.
  11. (en) Prosecuting counsel.
  12. (en) Director of public prosecutions.
  13. (en) Government attorney.
  14. (fr) Ministère public

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010