Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kameti bala nedir, kameti bala ne demek (kameti bala nnd)

kameti bala nedir, kameti bala ne demek?

kameti bala

  1. Uzun boy. (Osmanlıca'da yazılışı: kamet-i bâlâ)

Türetilmiş Kelimeler (bis)

kame, kamea, kamed, kameez, kamefitler, akamet, dekametre, ikame, ikame mal, ikamet

kamet (nedir ne demek)

  1. Boy, endam
    Örnek: Gür beyaz saçları, dik kameti, vakur yürüyüşü ile gören çarşı esnafı saygı ile selamlarlar. H. Taner
  2. Farz olan namazdan önce okunan iç ezan.
  3. Boy, boy bos, endam.
  4. Camilerde namaza kalkmak için okunan iç ezan.
  5. Ses, gürültü.
  6. (A, uzun okunur) Namaza başlama işareti, namaz kılmak için okunan ezan.
  7. (en) Mountain in the Himalayas in northern India.

bala (nedir ne demek)

  1. Yavru, çocuk.
  2. Hlk. Kuş yavrusu.
  3. Yüksek. Yukarı. Yüce. Yüksek kat. (Osmanlıca'da yazılışı: bâlâ)
  4. (en) Child.
  5. (en) Baby yavru.
  6. (en) Çocuk.
  7. (en) Term applied to 19th century raiders penetrating the Grassfields.
  8. (en) Powers' Among various groups of powers the following five are most frequently met with in the texts: faith , energy , mindfulness , concentration , wisdom.

uzun (nedir ne demek)

  1. İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
  2. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren
    Örnek: Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece. Âşık Veysel
  3. Ayrıntılı, derinlemesine
    Örnek: Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar. H. E. Adıvar
  4. (en) Long.
  5. (en) Spindly.
  6. (en) Tail.
  7. (en) Baguette.
  8. (en) Tall.
  9. (en) Lengthy.
  10. (en) Extended.
  11. (en) Prolonged.
  12. (en) Maxi.
  13. (en) Far-Off.
  14. (en) Faraway.
  15. (en) İnterminable.
  16. (en) Prolix.
  17. (en) Long-.
  18. (en) Maxi-.
  19. (en) Macro-.
  20. (en) Great.
  21. (en) Tagliatelle.

boy   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık
    Örnek: Boyu uzundu, yalnız biraz fazla semizdi. Ö. Seyfettin
  2. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı.
  3. Uzunluk.
  4. Yol, ırmak, deniz kıyısı
    Örnek: Sınır boylarındaki şeyhlerin göğsünde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi. F. R. Atay
  5. Kumaş için ölçü.
  6. Uzaklık
    Örnek: Günde üç boy şehrin öbür ucuna gider, gelir. H. Taner
  7. Destan
    Örnek: Boy boyladı, soy soyladı. Dede Korkut
  8. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan
    Örnek: Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar. O. S. Orhon
  9. Herhangi bir filmin, iki kenarı arasında kalan uzunlukla yani eniyle belirtilen büyüklüğü. (Belli başlı filmboyları şunlardır: 8 mm, büyük 8, 9,5 mm, 16 mm, 35 mm, 70 mm. Film alıcı ve göstericileri de buboylara göre belirlenir). TV
  10. Bir televizyon almacının, görüntülüğünün köşegen uzunluğuyla belirtilen büyüklüğü. (Bugüne değin ölçün bir televizyonboyu belirlenmemiştir. Çeşitli ülkelerde, genellikle en küçükten en büyüğe doğru sıralanan başlıcaboylar (köşegen uzunlukları) şöyledir: 7,5 cm, 13 cm, 28 cm, 32 cm, 36 cm, 41 cm, 43 cm, 44 cm, 48 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm, 63 cm, 65 cm. Buboylar, genellikle, cep televizyonu, el televizyonu, taşınabilir televizyon, salon televizyonu olarak kümelendirilir. En çok kullanılanboylar 44 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm'dir).
  11. Bir aşiretin kollarından her biri.
  12. Bk. yükseklik
  13. (en) Size, gauge, width, film size (gauge, format, dimension), raw stock dimension, format,.
  14. (en) Screen size, size of the picture screen.
  15. (en) Stature.
  16. (en) In various countries, a male servant, laborer, or slave of a native or inferior race; also, any man of such a race.
  17. (en) Male child, from birth to the age of puberty; a lad; hence, a son.
  18. (en) To act as a boy; in allusion to the former practice of boys acting women's parts on the stage.
  19. (en) Height.
  20. (en) Edge.
  21. (en) Bank.
  22. (en) Magnitude.
  23. (en) Size.
  24. (en) Tribe.
  25. (en) Figure.
  26. (en) Length.
  27. (en) Clan.
  28. (en) Extent.
  29. (en) Offensive term for Black man; 'get out of my way, boy' a friendly informal reference to a grown man; 'he likes to play golf with the boys'.
  30. (al) Format, Filmformat, Kinoformat,
  31. (al) Bildschirmformat, Schirmbreite, Schirmgrösse
  32. Erkek çocuk, oğlan
  33. Delikanlı
  34. Aşağ
  35. Oğlan, erkek (genç), delikanlı, erkek çocuk, oğul, erkek hizmetli

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009