|
kabartma baskı
-
Surface printing
-
Bir biçimin veya bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı.
-
Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılmış olan eser, rölyef
Örnek:
Bir sanatkâr eliyle alçıdan yapılmış, bembeyaz, tertemiz bir kabartma. P. Safa
-
Kabartılarak yapılmış olan.
-
Kabartmak işi.
-
(Mimarlık) Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri alçaklı yüksekli yüzeyler halinde biçimlendirerek yapılmış eser.
-
Bk. kabartma
-
Raised. raising. relief. relievo. embossment. glyph. boss.
-
Relief. causing to swell. embossing. raised. in relief. embossed.
-
Relief. bas relief.
-
relief
-
relief
-
Bir eserin basılış biçimi veya durumu
Örnek:
Baskı yanlışlıkları yüzünden kapatılan gazeteler vardı. A. Ş. Hisar
-
Bası sayısı.
-
Bir eserin tekrarlanarak yapılan baskı işlemlerinden her biri.
-
Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı.
-
Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm
Örnek:
Politik baskıların yanı sıra daha başka yasaklara da bağlıydık. N. Cumalı
-
Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres.
-
Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu.
-
Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres.
-
(
)
-
Tutma görevi alınan karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacı ile uygulanan yakın savunma türü.
-
Typographic. edition. print. printing. press. the press. oppression. pressure. restraint. discipline. arm-twisting. coaction. coercion. compulsion. constraint. crackdown. crush. duress. force. heat. impression. leverage. repression. screw. squeeze. s.
-
Coercion. compulsion. constraint. edition. force. hem. impression. issue. oppression. press. pressure. printing. repression. restraint. stress. transfer.
-
Edition. impression. imprint. press. pressure. printing. number of copies printed. bailing press. stamp. constraint. restraint. compression. brake. squeezing. squeezer. set hammer. mintage. punch. swage block. actual coercion. implied coercion.
-
majorant
-
press
-
majorante
-
majorante
-
To lie in warmth; to be exposed to genial heat.
-
To warm by continued exposure to heat; to warm with genial heat. be exposed; 'The seals were basking in the sun'.
-
Derive or receive pleasure from; get enjoyment from; take pleasure in; 'She relished her fame and basked in her glory'. be exposed; 'The seals were basking in the sun'.
-
Güneşlenmek, tatlı bir slcaklığın karşısında uzanmak
-
Zevk verici bir durumun tadınl çıkarmak
-
Bir şeyi güneşe veya ateşe tutmak.
-
Güneşlenmek; tadını çıkarmak
-
Yüz, düzey, satıh, dış, zahir, dış taraf, dış görünüş
-
mat
-
Cilalamak, düzleştirmek, yüzeye çıkarmak (denizaltı), yüzeye çıkmak (denizaltı), ortaya çıkmak, meydana çıkmak, gün ışığına çıkmak
-
Basma, tabetme
-
baskıcılık
-
Baskı sayısı
-
Matbaa harfleriyle yazılmış yazı
-
Basma, tab etme, baskı, tab
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|