Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kabarmak nedir, kabarmak ne demek (kabarmak nnd)

kabarmak nedir, kabarmak ne demek?

kabarmak

  1. Ağırlığı artmadan hacmi büyümek.
  2. Yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak
    Örnek: Çay birdenbire kabararak şosenin rampalarını aşar ve epeyce zararlara sebep olur. R. N. Güntekin
  3. Niceliği artmak, büyümek.
  4. Şişmek, genişlemek
    Örnek: İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi. P. Safa
  5. Hayvanların tüyleri dikilmek.
  6. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak.
  7. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.
  8. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak.
  9. (en) Bloat out.
  10. (en) Swell.
  11. (en) Rise.
  12. (en) Arch.
  13. (en) Blister.
  14. (en) Bloat.
  15. (en) Heave.
  16. (en) Puff.
  17. (en) Roughen.
  18. (en) Surge.
  19. (en) Tumefy.
  20. (en) Upsurge.
  21. (en) Vesicate.
  22. (en) Billow.
  23. (en) Bulge.
  24. (en) Cock.
  25. (en) Effervesce.
  26. (en) To swell.
  27. (en) To blister.
  28. (en) To be puffed out.
  29. (en) To puff out.
  30. (en) To increase.
  31. (en) To expand.
  32. (en) To become fluffy.
  33. (en) To become rough.
  34. (en) To rise.
  35. (en) To be puffed up.
  36. (en) To boast.
  37. (en) To rise when boiling.
  38. (en) To assume airs of importance.
  39. (en) To swagger.
  40. (en) To act the bully.
  41. (en) To blow up.
  42. (en) To inflate.
  43. (en) To bloom.
  44. (en) To flush.
  45. (en) To creep.
  46. (en) To ferment.
  47. (en) To surge.
  48. (en) To upsurge.

büyümek (nedir ne demek)

  1. Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek
    Örnek: Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri çocuklar uyurken. F. H. Dağlarca
  2. Yetişmek
    Örnek: İhtiyar Süleyman Çavuşun ellerinde büyüdüm. A. Gündüz
  3. Yaşı artmak, yaşlanmak
    Örnek: Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti. Ö. Seyfettin
  4. Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak
    Örnek: İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü. M. Ş. Esendal
  5. Sayıca artmak.
  6. Genişlemek
    Örnek: Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu. F. F. Tülbentçi
  7. Önem ve değer kazanmak
    Örnek: Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız. O. S. Orhon
  8. (en) Grow up.
  9. (en) Develop.
  10. (en) Thrive.
  11. (en) To become large.
  12. (en) To grow (up.
  13. (en) Grow.
  14. (en) İncrease.
  15. (en) Extend.
  16. (en) Enlarge.
  17. (en) Greaten.
  18. (en) Accrue.
  19. (en) Augment.
  20. (en) Bulk.
  21. (en) Expand.
  22. (en) Flourish.
  23. (en) Hatch.
  24. (en) Outgrow.
  25. (en) Shoot up.
  26. (en) Swell.
  27. (en) To become more important.
  28. (en) Grow out.
  29. (en) Sprout.

yüz (nedir ne demek)

  1. Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 100, C rakamlarının adı.
  3. On kere on, doksan dokuzdan bir artık.
  4. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz
  5. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat
    Örnek: Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor. S. F. Abasıyanık
  6. Kesici araçlarda keskin kenar.
  7. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü.
  8. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf.
  9. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş.
  10. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret.
  11. Nedeniyle, sebebiyle
    Örnek: Bu yüzden Fuat Köprülü ile çatışmaya başlamışlardı gazetelerde. Y. Z. Ortaç
  12. Yüzey, satıh.
  13. (Mimarlık) Bir yapının dışa bakan düşeyyüzeylerinin tümü. Örn. önyüz, yanyüz, arkayüz gibi.
  14. Bk. yan
  15. (en) Side.
  16. (en) Façade.
  17. (en) Surface.
  18. (en) İmpudence.
  19. (en) Aspect.
  20. (en) Favour.
  21. (en) Mush.
  22. (en) Facial.
  23. (en) Facade, front.
  24. (en) Hundred.
  25. (en) Obverse.
  26. (en) Cast of features.
  27. (en) Countenance.
  28. (en) Dial.
  29. (en) Face.
  30. (en) Front.
  31. (en) Frontispiece.
  32. (en) Kisser.
  33. (en) Mien.
  34. (en) Phiz.
  35. (en) Physiognomy.
  36. (en) Puss.
  37. (en) Snoot.
  38. (en) Visage.
  39. (en) Hecto-.
  40. (en) Cheek.
  41. (en) Reverse.
  42. (en) Yüz the right side.
  43. (fr) Façade

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012