Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kabahat nedir, kabahat ne demek (kabahat nnd)

kabahat nedir, kabahat ne demek?

kabahat

  1. Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet
    Örnek: Bir kabahat gizlenirse büyür, söylenirse küçülür. P. Safa
  2. Hafif hapis, para cezası veya meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç.
  3. Bk. suç
  4. Kusur, çirkin iş, tekdir edilmeğe müstehak hareket.
  5. (Kabahat. C.) Kusurlar, kabahatler. Suçlar, çirkin hareketler. (Osmanlıca'da yazılışı: kabahât)
  6. (en) Fault.
  7. (en) Guilt.
  8. (en) Blame.
  9. (en) Delinquency.
  10. (en) Demerit.
  11. (en) Wrongdoing.
  12. (en) Misdeed.
  13. (en) Offence.
  14. (en) Offense.
  15. (en) Misdemeanour.
  16. (en) Minor offense.
  17. (en) Misconduct.
  18. (en) Crime.
  19. (en) Debt.
  20. (en) Misdoing.
  21. (en) Minor offence offense.
  22. (en) Trivial offence.

suç (nedir ne demek)

  1. Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış.
  2. Yasalara aykırı davranış, cürüm
    Örnek: Casusluk suçundan yakalanıp müebbet hapse mahkûm olmadın mı? R. H. Karay
  3. Yasaca cezası gösterilen eylem.
  4. (en) Wrongdoing.
  5. (en) Abuse.
  6. (en) Crimen.
  7. (en) Debt.
  8. (en) İnfraction.
  9. (en) Criminal offence.
  10. (en) Fault.
  11. (en) Offence.
  12. (en) Offense.
  13. (en) Crime, public wrong, offence.
  14. (en) Guilt.
  15. (en) Crime.
  16. (en) Wrong.
  17. (en) Blame.
  18. (en) Caper.
  19. (en) Criminality.
  20. (en) Culpability.
  21. (en) Delict.
  22. (en) Delinquency.
  23. (en) Error.
  24. (en) Felony.
  25. (en) İrregularity.
  26. (en) Misdeed.
  27. (en) Misdemeanor.
  28. (en) Misdemeanour.
  29. (en) Transgression.
  30. (en) Misdoing.
  31. (en) Criminal offense.
  32. (en) Public offence.
  33. (en) Tortious act.
  34. (en) Trespass.
  35. (fr) İnfraction pénale

uygunsuz (nedir ne demek)

  1. Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz
    Örnek: Uygunsuz dediğim vakalardan biri bir salon oyunu yüzünden çıkmıştır. R. N. Güntekin
  2. Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan
    Örnek: Birtakım uygunsuz, meymenetsiz heriflerle geziyormuş. H. Taner
  3. (en) Unsuitable.
  4. (en) İnconvenient.
  5. (en) İmproper.
  6. (en) Wrong.
  7. (en) İndecent.
  8. (en) Unhandsome.
  9. (en) Awkward.
  10. (en) İnept.
  11. (en) İnopportune.
  12. (en) Obnoxious.
  13. (en) Undue.
  14. (en) Unearthly.
  15. (en) İll- assorted.
  16. (en) İll- matched.
  17. (en) İnimical.
  18. (en) Out of the way.
  19. (en) İncorrect.
  20. (en) Unseemly.
  21. (en) Derogatory.
  22. (en) İllegitimate.
  23. (en) İmpolitic.
  24. (en) İnapposite.
  25. (en) İnappropriate.
  26. (en) İncongruous.
  27. (en) İndecorous.
  28. (en) İndelicate.
  29. (en) İneligible.
  30. (en) İnexpedient.
  31. (en) İnfelicitous.
  32. (en) Near the knuckle.
  33. (en) Malapr.
  34. (en) Unfortunate.
  35. (en) Unhappy.
  36. (en) Untimely.
  37. (en) Out of turn.
  38. (en) Out of place.
  39. (en) Ratty.
  40. (en) Tasteless.
  41. (en) Unapt.
  42. (en) Unbecoming.
  43. (en) Unfit.
  44. (en) Unsuited.

hareket (nedir ne demek)

  1. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.
  2. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
    Örnek: Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı. R. H. Karay
  3. Davranış, tutum
    Örnek: Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır. H. E. Adıvar
  4. Yola çıkma.
  5. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler, akım.
  6. Yer sarsıntısı, deprem
  7. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.
  8. Devinim.
  9. Bk. devinim:
  10. Bk. devinim
  11. Devinim
  12. Bk. devim
  13. Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi.
  14. Bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü.
  15. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon.
  16. Atın bacaklarının hareketi.
  17. Kımıldanma. Davranış. Yola çıkmak. Bir cismin sabit bir noktaya göre yerinin veya durumunun değişmesi. Sarsıntı.
  18. (en) Motion.
  19. (en) Starting.
  20. (en) Action.
  21. (en) Move.
  22. (en) Activity.
  23. (en) Deed.
  24. (en) Departure.
  25. (en) Front.
  26. (en) Earthquake.
  27. (en) Tremor.
  28. (en) Movement.
  29. (en) Movemnt.
  30. (en) Locomotion, action.
  31. (en) Transaction.
  32. (en) Behavior.
  33. (en) Behaviour.
  34. (en) Bearing.
  35. (en) Conduct.
  36. (en) Demeanour.
  37. (en) Deportment.
  38. (en) Gesture.
  39. (en) Locomotion.
  40. (en) Play.
  41. (en) Setout.
  42. (en) Step.
  43. (en) Stroke.
  44. (en) Life.
  45. (en) Start.
  46. (en) Stir.
  47. (en) Leaving.
  48. (en) Performance.
  49. (en) Proceeding.
  50. (en) Procedure.
  51. (en) Exploit.
  52. (en) Set-out.
  53. (en) Take-off.
  54. (en) Running.
  55. (en) Drive.
  56. (en) Function.
  57. (en) Traffic.
  58. (en) Dispatching.
  59. (fr) Motion
  60. (fr) Mouevment

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010