|
kaçmak
-
Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek
Örnek:
Silahını, hatta başındaki şapkasını bırakıp kaçıyor. R. E. Ünaydın
-
Hızla koşup bir yere saklanmak
-
Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak.
-
Kaçınmak.
-
Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak.
-
İpi kopmak.
-
Girmek.
-
Bir yana doğru kaymak.
-
Take flight. light out. escape. run away. run. desert. flee. slip off. slip. abscond. blow. bolt. make a bolt for it. break. break away. bunk. decamp. defect. elope. fade. fly. fly away. get away. go by. hook it. lam. lapse. leg it. nip off. pack up.
-
Avoid. desert. duck. elude. escape. flee. flinch. funk. hare. sag. scamp. shrink. shun. slip. trot. to run away. to get away. to flee. to escape. to break away. to break out. to bolt. to abscond. to make off. to do a bunk. to elope. to run away with sb. to make a move. to go. to ooze. to leak. to ladder. to run. to.
-
Abscond. escape. to escape from. to evade. to run away from. to desert. to avoid. to flee from. to sneak off from. to skip out of. to run. to leak out. to veil herself before men. to go away inadvertently. to run swiftly. to leave. (water , dus.
-
ladder
-
Ayırma işine konu olmak
-
Bir yerden, bir kimseden, bir şeyden uzaklaşmak
Örnek:
... rahat bir tavırla yanındaki adamdan ayrıldı. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Boşanmak
-
Unstuck. get clear of. leave. check out. break up. divorce. divorce from. part with. part from. depart. quit. split. split off. apostatize. break away. break with. part company with. cut loose. decamp. defect. desert. deviate. disunite. divaricate. d.
-
Depart. deviate. disengage. divide. leave. part. resign. secede. separate. sever. split. start. to be separated. to part. to leave. to depart. to break with sb. to break away. to drop out. to resign. to throw sth up. to divergeto leave. to diverge.
-
To part. to separate from one another. to open up. to split. to crack. to leave. to depart from. to be legally separated. branch. break away. cast. clear off. cleave. depart. desert. detach. deviate. dissaffiliate. dissever. dissociate oneself. distinguis.
-
Askerlikte kıtasından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanlar ile izin, istirahat ve hava değişimi alarak ayrılanlardan dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içinde özürsüz olarak gelmeyenlerdir.
-
Kaçma, kurtulma
Örnek:
Bu gidişe firar denilmez, kurtuluşa gidiyoruz. A. Gündüz
-
Bir sanık, tutuklu veya hükümlünün gözcülerin elinden kurtulması
Örnek:
Bu ikinci firar teşebbüsünden sonra, kendim de pişman oldum. R. N. Güntekin
-
Bk. kaçma
-
Escape. flight. desertion. jailbreak. prison-breaking. break. breakout. getaway. absence without leave.
-
Breakaway. escape. getaway. jailbreak. running away. flight. desertion. absentee without leave.
-
Desertion. escape. flight. evasion.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|