Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > kötü nedir, kötü ne demek, kötünün anlamı, ingilizcesi (kötü nnd)

kötü nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








kötü

  1. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, fena, iyi karşıtı.
  2. Zararlı, tehlikeli.
  3. Korku, endişe veren
    Örnek: Yabancının bu kötü kasdına yalnız azmimizle karşı koyduk. R. E. Ünaydın
  4. Hoşa gitmeyen.
  5. Kaba ve kırıcı
  6. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.
  7. İyi, gerekli niteliklere sahip olmayan (kimse).
  8. İstenilmeyen, gereksiz davranışları olan veya bu davranışlara eğilimli olan (kimse).
  9. İyinin karşıtı olan. 1- Değersiz bulmanın, kınamanın, ayıplamanın konusu olan her şey; istencin yasaya uygun bir biçimde karşı gelmeye ve elinden geldiğince değiştirmeye hakkı olduğu her şey. 2- Ahlâk değerlerine ve törel istence karşı olan her şey. Bu anlamda: a. Düzen bozucu ve yıkıcı olarak beliren şeyler, b. Olumsuzluk ve yadsıma ilkesi olarak beliren şeyler.
  10. (en) Bad. ill. evil. wicked. horrible. black. chintzy. dark. devilish. dread. dreadfull. feeble. fierce. grotty. harmful. haunted. hedge. hellish. horrid. indifferent. iniquitous. lousy. malign. miscreant. nasty. nefarious. obnoxious. off. offensive. poor.
  11. (en) Amiss. bad. beastly. bitter. black. corrupt. deep. dissolute. dreadful. evil. evildoer. fatal. foul. hopeless. ill. iniquitous. miserable. nasty. nice. obnoxious. off. offensive. pernicious. poisonous. poor. reprobate. rotten. seamy. sinful. sinister. ugly. unfavourable. unwell. wicked. worthless. wretched. wrong.
  12. (en) Bad. evil. wicked. poor in quality. deleterious. disgusting. egregious. foul. graceless. grotty. hard. horrid. ill. iniquitous. lousy. maleficent. malign. malignant. manky. naughty. nefarious. pernicious. satanic. shady. squalid. unholy. unsavory. venomou.
  13. (en) Evil, wrong
  14. (fr) Mal

beğenilen (nedir)

  1. (en) Admirable, creditable, desirable

fena (nedir)

  1. İyi nitelikte olmayan, kötü
    Örnek: Rüşvet aslında fena şeydir, fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir. B. Felek
  2. Üzücü
    Örnek: Bu savaş yılları o kadar fena ve ağır felaketler öğretmişti ki... H. E. Adıvar
  3. İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse).
  4. Hoşa gitmeyen, rahatsız edici
    Örnek: Fena günler yaşadığına inanmak için bin şahit lazım. R. H. Karay
  5. Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan
    Örnek: Siz fena adamsınız, odanıza geldiğime bin kere pişman oldum. P. Safa
  6. Çok
    Örnek: Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor. P. Safa
  7. Ölümlü olma durumu, ölümlülük.
  8. (en) Bad. ill. evil. sinful. wicked. poor. foul. unholy. malicious. sinister. vicious. ill. badly. poorly. angrily.
  9. (en) Evil. ill. bad. wicked. unpleasant. badly. a lot. sick. awful.
  10. (en) Bad. evil. ill. poor. sick. terrible. miserable. harmful. naughty. nefarious. villainous.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)