Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kırmak nedir, kırmak ne demek (kırmak nnd)

kırmak nedir, kırmak ne demek?

kırmak

  1. Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak.
  2. İri parçalara ayırmak.
  3. Belirli bir biçimde katlamak.
  4. Öldürmek, yok olmasına sebep olmak.
  5. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek
    Örnek: Firma verdiği teklif fiyatını son dakikada bir yüzde yirmi daha kırıyordu. H. Taner
  6. Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek
  7. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak.
  8. Vücut kemiklerinden birini parçalamak
  9. (en) Freeze, put off.
  10. (en) Bear down.
  11. (en) Reduce.
  12. (en) Refract.
  13. (en) Vanquish.
  14. (en) Chop.
  15. (en) Skip.
  16. (en) Set up.
  17. (en) Discount.
  18. (en) Blight, quench.
  19. (en) Chill.
  20. (en) Put smb.'s nose out of joint.
  21. (en) Break.
  22. (en) Split.
  23. (en) Crack.
  24. (en) Hurt.
  25. (en) Offend.
  26. (en) Give offence.
  27. (en) Give offense.
  28. (en) Ruffle smb.'s feelings.
  29. (en) Breach.
  30. (en) Break down.
  31. (en) Bust.
  32. (en) Dampen.
  33. (en) Fracture.
  34. (en) Lacerate.
  35. (en) Outrage.
  36. (en) Pique.
  37. (en) Rive.
  38. (en) Rupture.
  39. (en) Shatter.
  40. (en) Snap.
  41. (en) Snap off.
  42. (en) Stave in.
  43. (en) Sting.
  44. (en) Affront.
  45. (en) Exterminate.
  46. (en) Pain.
  47. (en) Prejudice.
  48. (en) Prise.
  49. (en) Prize.
  50. (en) Smash.
  51. (en) To break.
  52. (en) To chip.
  53. (en) To split.
  54. (en) To crush.
  55. (en) To grind coarsely.
  56. (en) To fold.
  57. (en) To destroy.
  58. (en) To kill.
  59. (en) To cut down.
  60. (en) To reduce.
  61. (en) To offend.
  62. (en) To hurt.
  63. (en) To turn sharply to one side.

sert (nedir ne demek)

  1. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı.
  2. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen
    Örnek: Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor. T. Buğra
  3. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı.
  4. Güçlü kuvvetli
    Örnek: Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi. M. Ş. Esendal
  5. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
  6. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan
    Örnek: Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı. M. Ş. Esendal
  7. Gönül kırıcı, katı, ters
    Örnek: ... sarardı, dudakları titredi, ama adam sert bir davranışla kadehi kadının eline tutuşturdu. H. E. Adıvar
  8. Hırçın, öfkeli, hiddetli, gönül kırıcı
  9. Sertlik özelliği gösteren.
  10. (en) Acrimonious.
  11. (en) Boisterous.
  12. (en) Curt.
  13. (en) Dour.
  14. (en) Ferocious.
  15. (en) Fresh.
  16. (en) Potent.
  17. (en) Brisk.
  18. (en) Crabby.
  19. (en) Craggy.
  20. (en) Draconian.
  21. (en) Generous.
  22. (en) Heavy handed.
  23. (en) High.
  24. (en) Keen.
  25. (en) Hard line.
  26. (en) Hard.
  27. (en) Stiff.
  28. (en) Tough.
  29. (en) Strong.
  30. (en) Unshaded.
  31. (en) Brisk, boisterous.
  32. (en) Short.
  33. (en) Round.
  34. (en) Firm.
  35. (en) Sharp.
  36. (en) Strict.
  37. (en) Harsh.
  38. (en) Drastic.
  39. (en) Severe.
  40. (en) Violent.
  41. (en) Brutal.
  42. (en) Acrid.
  43. (en) Adamant.
  44. (en) Astringent.
  45. (en) Austere.
  46. (en) Bitter.
  47. (en) Bossy.
  48. (en) Cast-Iron.
  49. (en) Caustic.
  50. (en) Crusty.
  51. (en) Cutting.
  52. (en) Exact.
  53. (en) Exacting.
  54. (en) Fierce.
  55. (en) Flinty.
  56. (en) Forbidding.
  57. (en) Get-Tough.
  58. (en) Granite.
  59. (en) Grim.
  60. (en) Gruff.
  61. (en) Heady.
  62. (en) Leathery.
  63. (en) Pungent.
  64. (en) Repressive.
  65. (en) Rigid.
  66. (en) Rigorous.
  67. (en) Rough.
  68. (en) Rude.
  69. (en) Scathing.
  70. (en) Smart.
  71. (en) Starchy.
  72. (en) Steely.
  73. (en) Stern.
  74. (en) Stony.
  75. (en) Surly.
  76. (en) Turbulent.
  77. (en) Uncharitable.
  78. (en) Unkind.
  79. (en) Vehement.
  80. (en) Vitriolic.
  81. (en) Biting.
  82. (en) Hurtful.
  83. (en) Brusque.
  84. (en) Abrupt.
  85. (en) Pung.
  86. (en) Nipping.
  87. (fr) Dur

şey (nedir ne demek)

  1. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, genellikle belirsiz anlamda söylenen bir söz. Kararsızlık ifade biçimi.
    Örnek: Bana sen pek çok şey kazandırdın. R. H. Karay
  2. Nesne, madde
    Örnek: Asıl zorluk belki öğrenilmesi lazım gelen şeylerin değil, unutulması gereken şeylerin çokluğundan gelir. A. Ş. Hisar
  3. Kararsızlık durumunda muhtelif sorulara cevap için tercih edilen bir ifade biçimi.
  4. (Günlük dilde) Herhangi bir düşünce konusunu göstermeğe yarayan belirsiz terim. (Felsefede) 1- Düşünen bilincin konusu olabilen, gerçekte var olmayıp da yalnızca düşünülmüş olan herşey. Bu anlamda: düşünce nesnesi = ens rationis. 2- Kişiye karşıt olarak: Bilinçten yoksun varlık. 3- Gerçek olan, bilincin dışında, kendi başına var olan tek nesne (ens reale). Böyle bir var olan, tek nesne olarak niteliklerin taşıyıcısı töz diye de anlaşılır. 4- Duyularla kavranabilen cisimsel nesne.
  5. Bk. nesne
  6. (en) Business.
  7. (en) Thingamajig.
  8. (en) What-D'you-Call-Him/-Her/-It.
  9. (en) What-Do-You-Call-It.
  10. (en) Jinx.
  11. (en) Jolly.
  12. (en) Thing.
  13. (en) Stuff.
  14. (en) Object.
  15. (en) Matter.
  16. (en) Article.
  17. (en) Affair.
  18. (en) Chose.
  19. (en) Concern.
  20. (en) Doing.
  21. (en) Doings.
  22. (en) Doodad.
  23. (en) Doohickey.
  24. (en) Lark.
  25. (en) Thingumabob.
  26. (en) Thingumajig.
  27. (en) Thingummy.
  28. (en) Whosit.
  29. (en) What's-His/-Her/-Its-Name.
  30. (en) Well.
  31. (fr) Chose
  32. (la) Res; skolastikte: ens

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.020