Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kınama cezası nedir, kınama cezası ne demek (kınama cezası nnd)

kınama cezası nedir, kınama cezası ne demek?

kınama cezası

  1. Bir görevlinin iş yerindeki davranışının yasa ve tüzüğe aykırı olduğunu bildiren ceza.

kınama (nedir ne demek)

  1. Kınamak işi, ayıplama, takbih.
  2. Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrenciye davranışının beğenilmediğinin yazılı olarak bildirilmesi.
  3. (en) Scolding, reprimand.
  4. (en) Disapproval.
  5. (en) Reproach.
  6. (en) Blame.
  7. (en) Criticism.
  8. (en) Animadversion.
  9. (en) Castigation.
  10. (en) Censure.
  11. (en) Condemnation.
  12. (en) Denouncement.
  13. (en) Denunciation.
  14. (en) Disapprobation.
  15. (en) Reprehension.
  16. (en) Reprimand.
  17. (en) Reproof.
  18. (en) Reproval.
  19. (en) Strafing.
  20. (en) Strictures.
  21. (en) Obloquy.
  22. (en) Adverse criticism.
  23. (en) Decrial.
  24. (en) Flak.
  25. (en) İndignation.
  26. (en) Reprobation.
  27. (en) Stricture.

ceza (nedir ne demek)

  1. Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.
  2. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım
    Örnek: ... kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. Anayasa
  3. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı devletin koyduğu sınırlama.
  4. Bk. ödek
  5. (en) Punishment, penalty.
  6. (en) İmposition.
  7. (en) Sconce.
  8. (en) Criminal.
  9. (en) Penal.
  10. (en) Punitive.
  11. (en) Punishment.
  12. (en) Penalty.
  13. (en) Fine.
  14. (en) Correction.
  15. (en) Forfeit.
  16. (en) İnfliction.
  17. (en) Pain.
  18. (en) Recompense.
  19. (en) Retribution.
  20. (en) Discipline.
  21. (en) Payoff.
  22. (en) Penance.
  23. (en) Sanction.
  24. (en) Lacing.
  25. (fr) Peine

ödek (nedir ne demek)

  1. Bk. poliçe
  2. Kural dışı, yakışıksız bir davranışta bulunan ayaktopu oyuncusuna verilen, oyuncunun para vermesini gerektiren ya da onu belirli bir zaman, kimi kez de ömür boyu oynamaktan uzaklaştıran karşılık.
  3. (en) Suspension.

görevli (nedir ne demek)

  1. Görevi olan, vazifeli
    Örnek: Herkesi kendisine hizmetle görevli sanırdı. Ç. Altan
  2. Resmî görevi olan kimse, memur.
  3. Me'mûr.
  4. (en) On duty.
  5. (en) Employee.
  6. (en) Officer.
  7. (en) Official.
  8. (en) Assigned.
  9. (en) Appointed.
  10. (en) Attendant.
  11. (en) Functionary.
  12. (en) İncumbent.
  13. (en) Office-Bearer.
  14. (en) Charged.
  15. (en) İn charge.
  16. (en) Commissional.
  17. (en) Commissioned.

(nedir ne demek)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir değer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
  10. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
  11. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
  12. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  13. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  14. (en) Working.
  15. (en) Occupational.
  16. (en) Regulation.
  17. (en) Things to do.
  18. (en) Action.
  19. (en) Berth.
  20. (en) Commission.
  21. (en) Deal.
  22. (en) Dealing.
  23. (en) Dealings.
  24. (en) Mission.
  25. (en) The chief problem.
  26. (en) Something worth doing.
  27. (en) Agency.
  28. (en) Term.
  29. (en) Avocation.
  30. (en) Boom.
  31. (en) Breeze.
  32. (en) Profession.
  33. (en) Job.
  34. (en) Business, activity.
  35. (en) Work.
  36. (en) Occupation.
  37. (en) Business.
  38. (en) Trade.
  39. (en) Concern.
  40. (en) Affair.
  41. (en) Function.
  42. (en) Piece of work.
  43. (en) Works.
  44. (en) Activity.
  45. (en) Appointment.
  46. (en) Assignment.
  47. (en) Ball game.
  48. (en) Billet.
  49. (en) Calling.
  50. (en) Cause.
  51. (en) Commerce.
  52. (en) Deed.
  53. (en) Duty.
  54. (en) Employment.
  55. (en) Field.
  56. (en) Handiwork.
  57. (en) Labour.
  58. (en) Matter.
  59. (en) Office.
  60. (en) Operation.
  61. (en) Position.
  62. (en) Post.
  63. (en) Pursuit.
  64. (en) Service.
  65. (en) Show.
  66. (en) Situation.
  67. (en) Task.
  68. (en) Transaction.
  69. (en) Undertaking.
  70. (en) Workpiece.
  71. (en) Commercial operation.
  72. (en) Commis.
  73. (al) Arbeit
  74. (fr) Travail

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010