Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kör olmak nedir, kör olmak ne demek (kör olmak nnd)

kör olmak nedir, kör olmak ne demek?

kör olmak

  1. (en) Go blind, loose one's sight.

kör (nedir ne demek)

  1. Görme engelli
    Örnek: Körü körüne duygululuk sanatçıyı da, körün değneğiyle yolunu araması gibi zavallı duruma düşürür. N. Cumalı
  2. Keskinliği yeterli olmayan.
  3. Az aydınlık veren
  4. Kötü
  5. Arkası tıkalı olan veya işlek olmayan.
  6. Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan.
  7. Duyarlığını yitirmiş
  8. Bk. sürme.
  9. Kör bıçak işe yaramaz ama insanın elini keser; iş bilmeyen kadın da çok konuşmaktan başka bir şey yapmaz.
  10. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse.
  11. (en) Blind.
  12. (en) Disused.
  13. (en) Sightless.
  14. (en) Unsighted.
  15. (en) Unseeing.
  16. (en) Mole-Eyed.
  17. (en) Obtuse.
  18. (en) Blind as a bat.
  19. (en) Stone-Blind.
  20. (en) Blunt.
  21. (en) Not sharp.
  22. (en) Dull.
  23. (en) Dead-End.
  24. (en) Unaware of what's happening.
  25. (en) Blind person.
  26. (en) Blind man.

sürme (nedir ne demek)

  1. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü
    Örnek: Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu. P. Safa
  2. Masa ve dolapta küçük çekmece.
  3. Sürülerek kullanılan.
  4. Kirpik diplerine sürülen siyah boya, is
    Örnek: Genç güzel aşçı kadının kirpiklerinde sürme, parmaklarında kına yoktu. A. Gündüz
  5. Mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık.
  6. Sürmek işi.
  7. Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık.
  8. Çapraza alınan güreşçiyi çelme takılacak duruma getirip düşürebilmek için gerisingeri götürme.
  9. Mantarıgillerden ileri gelen ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı; kör, rastık, is, kurum, karamuk, karadoğu.
  10. (en) Drive.
  11. (en) Continuation.
  12. (en) Proscription.
  13. (en) Application.
  14. (en) Transportation.
  15. (en) Bolt.
  16. (en) Exile.
  17. (en) Exiling.
  18. (en) Latch.
  19. (en) Driving.
  20. (en) Smut, eye make-up, eye shadow,kohl.
  21. (en) Eye liner.
  22. (en) Kohl.
  23. (en) Cursor.
  24. (en) Smear.
  25. (en) Silding bar.
  26. (en) Drawer.
  27. (en) Till.
  28. (en) Sliding.
  29. (en) Bunt.
  30. (en) Smut.
  31. (en) Continuing.
  32. (en) Eye make-up.
  33. (en) Rubbing.
  34. (en) Pushing.
  35. (en) Pusher.
  36. (en) Endurance.
  37. (en) Duration.
  38. (en) Slipboard.
  39. (en) Conduct.
  40. (en) Fastening.
  41. (en) Drift.
  42. (en) Dabbing.
  43. (en) Plowing.
  44. (en) Propelling.
  45. (en) Propulsion.
  46. (al) Brand
  47. (fr) Charbon

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Be situated.
  10. (en) Happen.
  11. (en) Become.
  12. (en) Exist.
  13. (en) Occur.
  14. (en) Take place.
  15. (en) Have.
  16. (en) Mature.
  17. (en) Befall.
  18. (en) Come about.
  19. (en) Come off.
  20. (en) Come over.
  21. (en) Eventuate.
  22. (en) Fare.
  23. (en) Go on.
  24. (en) Hatch.
  25. (en) Turn.
  26. (en) Come.
  27. (en) Form.
  28. (en) Grow.
  29. (en) Reign.
  30. (en) Transpire.
  31. (en) To be.
  32. (en) To become.
  33. (en) To exist.
  34. (en) To happen.
  35. (en) To occur.
  36. (en) To take place.
  37. (en) To go no.
  38. (en) To come about.
  39. (en) To transpire.
  40. (en) To get.
  41. (en) To fit.
  42. (en) To be suitable for.
  43. (en) To be present.
  44. (en) To ripen.
  45. (en) To mature.
  46. (en) To catch.
  47. (en) To have.
  48. (en) To undergo.
  49. (en) To be ready/prepared/cooked.
  50. (en) To be done out of sth.
  51. (en) Catch.
  52. (en) To be completed.
  53. (en) To be cooked.
  54. (en) To come into being.
  55. (en) Fall out.
  56. (en) Make.
  57. (en) Originate.
  58. (en) Prove.
  59. (en) Stand.
  60. (en) To go under the styles of.
  61. (en) To go through accounts.
  62. (en) Turn out.

go blind   US UK (nedir ne demek)

  1. Kör olmak

blind   US UK (nedir ne demek)

  1. Kör etmek; göz kamaştırmak; saklamak; hızlı sürmek
  2. Kör, âmâ
  3. Anlayışsız, anlamamakta direnen
  4. Şuursuz, gözü kararmış
  5. Duygusuz
  6. Anlaşılması güç
  7. Gizli, gözden uzak
  8. Çıkmaz
  9. Körü körüne olan
  10. Dili sarhoş
  11. Kör etmek körleştirmek
  12. Gözünü almak, kamaştırmak
  13. Perde, stor, güneşlik
  14. Pusu, avcıların av bekledikleri yer

loose   US UK (nedir ne demek)

  1. Serbest bırakmak, salıvermek, ateşlemek, atmak, ateş etmek
  2. Gevşek, sıkı ve bağlı olmayan, başıboş
  3. Dağınık, ayrı ayrı, seyrek, sıkışık olmayan
  4. Ahlakça serbest, hafifmeşrep, iffet sahibi olmayan
  5. Şüpheli, müphem
  6. Yumuşak (öksürük)
  7. İshal olmuş, kabız değil
  8. Gevşetmek, çözmek, açmak
  9. Salıvermek, hapisten çıkarmak, serbest bırakmak, azat etmek
  10. Boşaltmak loose ends yarım kalmış işler

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012