Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kıymetli madenler mukabili avans nedir, kıymetli madenler mukabili avans ne demek, kıymetli madenler mukabili avansın anlamı (kıymetli madenler mukabili avans nnd)

kıymetli madenler mukabili avans nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






kıymetli madenler mukabili avans

  1. Bk. değerli madenler karşılığı öndelik

değerli madenler karşılığı öndelik (nedir ne demek)

  1. Değerli madenler (çıkarılmış yada çıkarılmamış) karşılığında ödenen borç para ya da sağlanan saycalar.
  2. (en) Advance on preciousness metals
  3. (fr) Avance sur métaux précieux

kıymetli (nedir ne demek)

  1. Değerli
    Örnek: Zamanımızda kıymetli şeylerin muhafazası güçleşti. B. Felek
  2. (en) Precious. valuable. valued. dear. pet.
  3. (en) Precious. valuable. venerable. precious değerli.
  4. (en) Precious. valuable. worth. substantial.

kıymet (nedir ne demek)

  1. Değer
    Örnek: Bir özleyiş ve bir korkudan sonra bayrağın kıymetini ne kadar daha başka, ne kadar daha yakından duyuyordum. R. E. Ünaydın
  2. Bk. değer
  3. değer.
  4. Değerli, nitelikli.
  5. (en) value.
  6. (en) Price. value. worth değer.
  7. (en) Value. worth. cost. price.

maden (nedir ne demek)

  1. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral.
  2. Bu mineralden yapılmış.
  3. Ocağı veya maden işletmesi.
  4. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak.
  5. Uyuşturucu, esrar, eroin
    Örnek: İstersen sana biraz maden vereyim de çek! O. C. Kaygılı
  6. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse.
  7. Metal.
  8. Maden ocağı veya maden işletmesi.
  9. (en) Metal. mineral. mine. diggings. ore. quarry.
  10. (en) Metal. mine. gold mine. mineral.
  11. (en) Metal. mine. mineral. rich source. gold mine. minepit. metallic. metalline. ore.
  12. (en) maggots.

avans (nedir ne demek)

  1. Öndelik.
  2. Bk. öndeleme
  3. (en) Advance. advance payment. retaining fee. head start. retainer. earnest.
  4. (en) advance.
  5. (en) Advance. advance pays. feed. headway. advanced credit. retainer. retaining fee. lead. advance money.

değerli (nedir ne demek)

  1. Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli
    Örnek: Hiç olmazsa susmanın ne kadar değerli olduğunu anlamışlardır. M. Ş. Esendal
  2. (en) Valuable. costly. estimable. deserving. worthy. valued. dear. well-beloved. dignified. meritorious. precious. rich. valent.
  3. (en) Dear. precious. princely. significant. valuable.
  4. (en) Valuable. talented. estimable. esteemed. costly. deserving. precious. red hot. substantial. worthwhile. worthy.

değer(nedir ne demek)

  1. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet.
  2. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
  3. Yüksek ve yararlı nitelik.
  4. Üstün, yararlı nitelikleri olan (kimse)
    Örnek: Bu kız aramaya, düşünmeye değer bir şey değildi. R. N. Güntekin
  5. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
  6. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
  7. Neoklasik iktisada göre tüketicinin son biriminin faydasını dikkate alarak bir mala verdiği göreli önem.
  8. Emek-Değer kuramına göre bir malın içerdiği emek zamanı.
  9. Neoklasik ve emekdeğer kuramlarına göre iki mal arasında olması gereken değişim oranı. krş. değişimdeğeri,
  10. Dışalım eşyasının Dünya Ticaret Örgütünün ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca tespit edilen bedeli.
  11. Bir büyüklüğün ya da bir özelliğin bir birim cinsinden nicel tutan.
  12. Yüksek nitelik.
  13. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
  14. Bir şeyin önemini belirten ölçü, karşılık.
  15. 1-Bir varlığın ruhsal, toplumsal, ahlaksal ya da güzellik yönünden taşıdığı düşünülen yüksek ya da yararlı nitelik. 2- Bir değişkenin yada bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
  16. (en) Worth. worthy. worthy of. worthwhile. worth. value. price. worthiness. valuation. rate. amount. costliness. currency. dearness. merit. preciousness.
  17. (en) Account. cost. dignity. meaning. merit. price. significance. value. weight. worth. worthy.
  18. (en) Value. asset. assets. price. worth. valuable quality. actual value. account. cost. esteem n. merit. premium. valuation. valuta.
  19. (en) value
  20. (al) Wert
  21. (fr) valeur

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük