Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kısa süreli güvence ödeği nedir, kısa süreli güvence ödeği ne demek, kısa süreli güvence ödeğiin anlamı (kısa süreli güvence ödeği nnd)

kısa süreli güvence ödeği nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

kısa

  1. Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı.
  2. Az süren, uzun olmayan
    Örnek: Türk milleti en kısa zaman içinde yeni harflerle okumaya, yazmaya başladı. E. İ. Benice
  3. Ayrıntısı çok olmayan.
  4. Kısa olan şey.
  5. Kısaca, kısaltarak.
  6. (en) Short. brief. mini. curt. concise. capsule. compendious. flying. stumpy. succinct. summary.
  7. (en) Brief. bristle. compact. compendious. concise. little. short.
  8. (en) Short. succinct. blurb. brief. commatic. compendious. concise. curt. little. low. spare. succint. terse.

süreli (nedir ne demek)

  1. Belirli aralıklarla yapılan, çıkan, mevkut, periyodik.
  2. (en) periodical.
  3. (en) Sth which lasts for a certain amount of time. time application.

süre (nedir ne demek)

  1. Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet
    Örnek: Hükümdar gibi davrandığınız sürece hükümdar sayılırsınız. T. Oflazoğlu
  2. (en) Time. span. continuance. duration. bout. interval. length. period. respite. run. space. stretch. term. while.
  3. (en) Duration. grace. period. season. space. spell. term. time. while.
  4. (en) duration.
  5. (en) Screen time
  6. (en) notice

güvence (nedir ne demek)

  1. Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti.
  2. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
  3. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat.
  4. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi.
  5. Bk. kefalet
  6. Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
  7. Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
  8. (en) Reassurance. guarantee. guaranty. assurance. security. indemnification. indemnity. surety.
  9. (en) Assurance. guarantee. guaranty. pledge. security. surety. to have confidence.
  10. (en) Assurance. guarantee.
  11. (en) fuse
  12. (en) Guarantee, assurance, cover
  13. (al) Sicherung, Stromsicherung
  14. (fr) Coupe -circuit

kefalet (nedir ne demek)

  1. Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
    Örnek: O zamanlarda her sene kefaletleri yüzünden bin lira, iki bin lira ödemek mecburiyetinde kalınmış. A. Ş. Hisar
  2. Birinin borcunu ödeyeceğine ilişkin olarak üçüncü bir kişinin alacaklıya güvence vermesi.
  3. Bk. borçlancılık
  4. (en) Bail. security. suretyship. guarantee. bailment. caution. caution money. guaranty. indemnification. recognizance. sponsion. warranty.
  5. (en) Bail. guaranty. security. surety.
  6. (en) Bail. caution. civil bail. bailment. caution money. security. suretyship. going bail for. surety bond. surety. accessory contract. bill guarantee. cautio. cautionary. guaranty. indemnity. pawn. security bond. sponsorship.
  7. (en) surety

boyu (nedir ne demek)

  1. Kendi boyu kadar.
  2. (en) [boy] n. height, length, linear measurement, size, bulk, stature; clan, tribe

boy  US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık
    Örnek: Boyu uzundu, yalnız biraz fazla semizdi. Ö. Seyfettin
  2. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı.
  3. Uzunluk.
  4. Yol, ırmak, deniz kıyısı
    Örnek: Sınır boylarındaki şeyhlerin göğsünde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi. F. R. Atay
  5. Kumaş için ölçü.
  6. Uzaklık
    Örnek: Günde üç boy şehrin öbür ucuna gider, gelir. H. Taner
  7. Destan
    Örnek: Boy boyladı, soy soyladı. Dede Korkut
  8. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan
    Örnek: Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar. O. S. Orhon
  9. Herhangi bir filmin, iki kenarı arasında kalan uzunlukla yani eniyle belirtilen büyüklüğü. (Belli başlı filmboyları şunlardır: 8 mm, büyük 8, 9,5 mm, 16 mm, 35 mm, 70 mm. Film alıcı ve göstericileri de buboylara göre belirlenir). TV
  10. Bir televizyon almacının, görüntülüğünün köşegen uzunluğuyla belirtilen büyüklüğü. (Bugüne değin ölçün bir televizyonboyu belirlenmemiştir. Çeşitli ülkelerde, genellikle en küçükten en büyüğe doğru sıralanan başlıcaboylar (köşegen uzunlukları) şöyledir: 7,5 cm, 13 cm, 28 cm, 32 cm, 36 cm, 41 cm, 43 cm, 44 cm, 48 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm, 63 cm, 65 cm. Buboylar, genellikle, cep televizyonu, el televizyonu, taşınabilir televizyon, salon televizyonu olarak kümelendirilir. En çok kullanılanboylar 44 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm'dir).
  11. Bir aşiretin kollarından her biri.
  12. (en) Size, gauge, width, film size (gauge, format, dimension), raw stock dimension, format,
  13. (en) Screen size, size of the picture screen
  14. (en) stature.
  15. (en) Clan. extent. figure. length. size. stature. tribe.
  16. (en) A male child, from birth to the age of puberty; a lad; hence, a son.
  17. (en) To act as a boy; in allusion to the former practice of boys acting women's parts on the stage.
  18. (en) In various countries, a male servant, laborer, or slave of a native or inferior race; also, any man of such a race. offensive term for Black man; 'get out of my way, boy' a friendly informal reference to a grown man; 'he likes to play golf with the boys'.
  19. (en) Length. height. stature. size. edge. bank. extent. magnitude.
  20. (al) Format, Filmformat, Kinoformat,
  21. (al) Bildschirmformat, Schirmbreite, Schirmgrösse
  22. Erkek çocuk, oğlan
  23. delikanlı
  24. aşağ
  25. Oğlan, erkek (genç), delikanlı, erkek çocuk, oğul, erkek hizmetli

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük