Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > kırmızı havuz balığı nedir, kırmızı havuz balığı ne demek, kırmızı havuz balığıın anlamı (kırmızı havuz balığı nnd)

kırmızı havuz balığı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

kırmızı

  1. Al, kızıl renk.
  2. Bu renkte olan
    Örnek: Siyah zülüflü, kırmızı dudaklı, altın ve mercan gerdanlı kadınlar. A. Haşim
  3. (Resim) Kan rengi, kızıl.
  4. (en) Red. scarlet. ruby. cherry. florid. gules. ruddy. red. scarlet. ruby. carmine. gules. erythr-. erythro-.
  5. (en) Red. sanguine. scarlet. snooker.
  6. (en) Red. carmine. crimson. cochineal. scarlet.
  7. (en) red
  8. (en) red
  9. (fr) rouge

kırmız (nedir ne demek)

  1. Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.
  2. (en) Cochineal, cochineal dye, kermes

havuz (nedir ne demek)

  1. Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton vb. şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
    Örnek: Asıl binanın iki yanındaki kuru havuzlara ve havuzların hemen yanı başındaki kameriyelere doğru daha seyrek, daha bol çiçekli bitkiler yayılıyor. A. İlhan
  2. Kum, asit vb. konulan çukur yer.
  3. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer.
  4. Su giriş ve çıkışı kontrol altında olan, suyu istenilen düzeyde ayarlanabilen, gerektiğinde tamamen kurutulabilen, balık üretimi amacıyla kullanılan, kullanım amacı ve yapım biçimine göre değişik biçimleri olan, doğal ve yapay yapı.İng.: pond
  5. (en) Pool. pond. basin. piscina. piscine.
  6. (en) Basin. bath. pond. pool. baths. dock. coal cutters. rock.
  7. (en) Pool. repository. pond. tank. artificial basin or pool. dry dock. cistern. reservoir. lock. sink. water-hole. lake. basin. port construction site.

kızıl (nedir ne demek)

  1. Parlak kırmızı renk.
  2. Bu renkte olan
    Örnek: Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta / Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta. A. Haşim
  3. Aşırı derecede olan
  4. Komünist.
  5. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık.
  6. Altın.
  7. Altın, para.
  8. (en) Red. rusty. lurid. red. scarlet fever. scarlatina.
  9. (en) Ginger. red. redhead.
  10. (en) Scarlet fever. red.

renk(nedir ne demek)

  1. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
    Örnek: Birisi sütsüz çikolata renginde, uzun boylu, geniş omuzlu, Amerikan boksörlerine benziyordu. A. Gündüz
  2. Nitelik.
  3. Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum.
  4. 1- Duyulanmanın niteliğinde, ışığın tayfsal bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı cinsten olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir duyulanmanın belirtisi, ıralayıcı niteliği. 2- "1" de tanımlanan görsel duyulanmayı doğuran ışık uyartılarının (ışık kaynağı ya da nesne) ıralayıcı niteliği. 3- '1" ya da "2" de tanımlanan ama, siyah, gri, beyaz gibi görüler dışında kalan ve birrenksel doymuşluğu olan kırmızı, yeşil, mavi vb. görülerle sınırlanan ıralayıcı nitelik, bkz. algısalrenk, ruhfizikselrenk.
  5. (en) Colour (ABD: color)
  6. (en) Coloring. colouring. color. colour. complexion. coloring. colouring. tint. tincture. hue. flush.
  7. (en) Colour. hue. color. sort. kind. variety.
  8. (en) color.
  9. (en) colour
  10. (al) Farbe
  11. (fr) couleur

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük