Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > izinsiz alıntı yapmak nedir, izinsiz alıntı yapmak ne demek (izinsiz alıntı yapmak nnd)

izinsiz alıntı yapmak nedir, izinsiz alıntı yapmak ne demek?

izinsiz alıntı yapmak

  1. (en) Plagiarize.

izinsiz (nedir ne demek)

  1. Ceza olarak hafta sonu veya tatil günü çıkmasına izin verilmeyen (asker veya yatılı öğrenci)
    Örnek: Hemen her cumartesi, ya izinsiz kalıyorsun ya arkadaş toplantısına gidiyorsun. E. Bener
  2. Bu cezanın adı
    Örnek: Ben izinsizden daha az korkardım; çünkü onun karşılığı sekiz aferindir. F. R. Atay
  3. İzin almadan.
  4. (en) Without permission.
  5. (en) Kept in.
  6. (en) Detention.
  7. (en) Unlicenced.

alıntı (nedir ne demek)

  1. Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas.
  2. Başka bir dilden alınmış kelime.
  3. Bir dile çeşitli etkiler, özellikle kültür etkileri dolayısıyla yabancı dillerden ek ve kelime alınması. bk.alıntı ek,alıntı kelime.
  4. (en) Loan.
  5. (en) Borrowing.
  6. (en) Citation.
  7. (en) Excerpt.
  8. (en) Quotation.
  9. (en) Quote.
  10. (en) Extract.
  11. (en) Quoted passage.
  12. (fr) Emprunt

yapmak (nedir ne demek)

  1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
    Örnek: Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. Ç. Altan
  2. Olmasına yol açmak.
  3. Onarmak, tamir etmek.
  4. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
    Örnek: Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. R. H. Karay
  5. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
    Örnek: Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. S. M. Alus
  6. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
    Örnek: Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. R. H. Karay
  7. Düzenli bir duruma getirmek.
  8. Üretmek.
  9. (en) Father.
  10. (en) Put on.
  11. (en) Accomplish.
  12. (en) Acquit oneself.
  13. (en) Architect.
  14. (en) Build.
  15. (en) Carve out.
  16. (en) Contrive.
  17. (en) Create.
  18. (en) Engineer.
  19. (en) Establish.
  20. (en) Execute.
  21. (en) Fashion.
  22. (en) Fulfil.
  23. (en) Fulfill.
  24. (en) Go over.
  25. (en) Go through.
  26. (en) Have.
  27. (en) İmplement.
  28. (en) Land.
  29. (en) Make.
  30. (en) Perform.
  31. (en) Practice.
  32. (en) Practise.
  33. (en) Produce.
  34. (en) Profess.
  35. (en) Put thro.
  36. (en) Commit.
  37. (en) Construct.
  38. (en) Cost.
  39. (en) Deliver.
  40. (en) Discharge.
  41. (en) Draw.
  42. (en) Fabricate.
  43. (en) Fill.
  44. (en) Found.
  45. (en) Hold.
  46. (en) Manage.
  47. (en) Manufacture.
  48. (en) Perpetrate.
  49. (en) Redeem.
  50. (en) Transact.
  51. (en) To do.
  52. (en) To make.
  53. (en) To perform.
  54. (en) To fulfil.
  55. (en) To carry sth out.
  56. (en) To mend.
  57. (en) To repair.
  58. (en) To fix onarmak.
  59. (en) Tamir etmek.
  60. (en) To build.
  61. (en) To construct.
  62. (en) To erect.
  63. (en) To found inşa etmek.
  64. (en) To produce.
  65. (en) To manufacture.
  66. (en) To bring sth out üretmek.
  67. (en) To cause yol açmak.
  68. (en) To marry to evlendirmek.
  69. (en) To cost.
  70. (en) To do with.
  71. (en) To have.
  72. (en) To possess.
  73. (en) To cook.
  74. (en) To draw.
  75. (en) To deliver.
  76. (en) To fashion.
  77. (en) To create.
  78. (en) To prepare.
  79. (en) To buoy oneself with sth.
  80. (en) To do sth as one's regular work or occupation.
  81. (en) To carry out.
  82. (en) To affect.
  83. (en) To execute.
  84. (en) To fix sth.
  85. (en) To caus.

plagiarize   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir başkasının eserini kendisininmiş gibi yayımlamak, intihal etmek
  2. [plagiarize (Amer.) ] çalıntı yapmak, eser hırsızlığı yapmak, izinsiz alıntı yapmak (eser)

ceza (nedir ne demek)

  1. Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.
  2. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım
    Örnek: ... kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. Anayasa
  3. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı devletin koyduğu sınırlama.
  4. Bk. ödek
  5. (en) Penal.
  6. (en) Criminal.
  7. (en) Discipline.
  8. (en) Payoff.
  9. (en) Penance.
  10. (en) Lacing.
  11. (en) Punishment, penalty.
  12. (en) İmposition.
  13. (en) Sconce.
  14. (en) Punitive.
  15. (en) Punishment.
  16. (en) Penalty.
  17. (en) Fine.
  18. (en) Correction.
  19. (en) Forfeit.
  20. (en) İnfliction.
  21. (en) Pain.
  22. (en) Recompense.
  23. (en) Retribution.
  24. (en) Sanction.
  25. (fr) Peine

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013