Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > iz sürmek nedir, iz sürmek ne demek (iz sürmek nnd)

iz sürmek nedir, iz sürmek ne demek?

iz sürmek

  1. İzlemek, arkasından gitmek, takip etmek.
  2. (en) Scent out, scent, hound, sleuth, spoor.

iz (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
    Örnek: Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm. S. F. Abasıyanık
  2. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti
    Örnek: Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare.
  4. Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser.
  5. Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit.
  6. (en) Track.
  7. (en) Footprint.
  8. (en) Mark.
  9. (en) Trace.
  10. (en) Sign.
  11. (en) Scar.
  12. (en) Taint.
  13. (en) Birthmark.
  14. (en) Chip.
  15. (en) Clew.
  16. (en) Clue.
  17. (en) Dint.
  18. (en) Evidence.
  19. (en) Ghost.
  20. (en) Hint.
  21. (en) İmpress.
  22. (en) İmpression.
  23. (en) İnkling.
  24. (en) Odor.
  25. (en) Odour.
  26. (en) Print.
  27. (en) Shadow.
  28. (en) Smack.
  29. (en) Stamp.
  30. (en) Stigma.
  31. (en) Streak.
  32. (en) Suggestion.
  33. (en) Suspicion.
  34. (en) Tincture.
  35. (en) Tinge.
  36. (en) Touch.
  37. (en) Footing.
  38. (en) İmprint.
  39. (en) İndication.
  40. (en) Pockmark.
  41. (en) Smell.
  42. (en) Spark.
  43. (en) Strain.
  44. (en) Token.
  45. (en) Trail.
  46. (en) Vestige.
  47. (en) Dash.
  48. (en) Tail.
  49. (en) Tracing.
  50. (en) 2-letter shorthand for Iraq.
  51. (en) 3rd person singular form of the verb 'to be'.

sürmek (nedir ne demek)

  1. Yönetip yürütmek, sevk etmek.
  2. Önüne katıp götürmek.
  3. Uzatmak, ileri doğru itmek
    Örnek: Kahveyi ısıtıyor, suyu dolduruyor, cezveyi sürüyor, fincanı boşaltıyor. M. Ş. Esendal
  4. Dokundurmak, değdirmek
    Örnek: Yüzümü saçlarına sürmek için başımı eğdim. H. C. Yalçın
  5. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek
  6. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek
    Örnek: Avucuna doldurup kokluyor; ensesine, şakaklarına, boynuna sürüyor. R. H. Karay
  7. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak
    Örnek: Satılamayan ne kadar bayat, bozuk mal varsa pansiyonerlere sürerler. H. R. Gürpınar
  8. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
  9. Tutuklunun bu durumunun daha sürüp sürmeyeceği belli süreler içinde Sorgu Yargıçlığınca incelenerek, toplanan kanıtlara göre sanığın salıverilmesine yer olmadığının ve böylece tutukluğun uzamasının belirtilmesi ve uzaması.
  10. Sürüm işlemi.
  11. (en) Release, launch.
  12. (en) Tool along.
  13. (en) Throw out.
  14. (en) Splash.
  15. (en) Distribute.
  16. (en) Stock.
  17. (en) Continue.
  18. (en) Drive.
  19. (en) Drive out.
  20. (en) Last.
  21. (en) Hang over.
  22. (en) Expatriate.
  23. (en) Apply.
  24. (en) Wipe on.
  25. (en) Lay on.
  26. (en) Roll.
  27. (en) Spread.
  28. (en) Banish.
  29. (en) Bedaub.
  30. (en) Cast out.
  31. (en) Daub.
  32. (en) Endure.
  33. (en) Exile.
  34. (en) Expel.
  35. (en) Herd.
  36. (en) Lead.
  37. (en) Ostracize.
  38. (en) Outlaw.
  39. (en) Persist.
  40. (en) Pitchfork.
  41. (en) Relegate.
  42. (en) Slip in.
  43. (en) Smear.
  44. (en) Steer.
  45. (en) Stream.
  46. (en) Displace.
  47. (en) Extend.
  48. (en) Hold.
  49. (en) Proceed.
  50. (en) Rankle.
  51. (en) Transport.
  52. (en) To drive.
  53. (en) To touch.
  54. (en) To plow.
  55. (en) To exile sb to a place.
  56. (en) To put on into circulation.
  57. (en) To spread sth on or over sth.
  58. (en) To rub sth on sth.
  59. (en) To smear sth on sth.
  60. (en) To lay sth before sb.
  61. (en) To continue.
  62. (al) Herausbringen
  63. (fr) Sortir (un film), lancer (un film), mettre en distribution
  64. (fr) Continuer

izlemek (nedir ne demek)

  1. Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek.
  2. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak.
  3. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek
    Örnek: Bu ustaca düzeni Osmanlıların her işinde izleyebilirsiniz. S. Birsel
  4. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek.
  5. Belirli bir yönde gitmek
  6. Gözlemek, incelemek.
  7. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek.
  8. Bir şeye uymak, bağlı olmak.
  9. Film izleme eylemi
  10. Televizyon izleme eylemi.
  11. (en) View (television).
  12. (en) View (a film),.
  13. (en) Oversee.
  14. (en) To follow.
  15. (en) To dog.
  16. (en) To pursue.
  17. (en) To trace.
  18. (en) To view.
  19. (en) Attend.
  20. (en) Follow.
  21. (en) Follow in smb.'s wake.
  22. (en) Monitor.
  23. (en) Follow up.
  24. (en) Trace.
  25. (en) Track.
  26. (en) Pursue.
  27. (en) Chase.
  28. (en) Watch.
  29. (en) Observe.
  30. (en) Give chase.
  31. (en) Come on.
  32. (en) Go by.
  33. (en) Hound.
  34. (en) Monitorize.
  35. (en) Shadow.
  36. (en) Supervene.
  37. (en) Keep tabs on.
  38. (en) Tail.
  39. (en) Trail.
  40. (en) To watch.
  41. (en) To observe.
  42. (en) Make after.
  43. (en) Spectate.
  44. (en) Succeed.
  45. (al) Film ansehen,
  46. (al) Fernseh ansehen
  47. (fr) Voir le film, regarder le film,
  48. (fr) Voir la télévision, regarder le télévision

arkasından (nedir ne demek)

  1. (en) Behind.
  2. (en) After.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010