Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ivmeli hareket nedir, ivmeli hareket ne demek (ivmeli hareket nnd)

ivmeli hareket nedir, ivmeli hareket ne demek?

ivmeli hareket

  1. hareket halindeki bir cismin, eşit zaman aralıklarında farklı yer değiştirmelere sahip olduğu durumdaki hareket.

ivme (nedir ne demek)

  1. İvmek işi.
  2. Hareket eden nesnenin kısa bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin bu zamana oranı.
  3. Birim zamandaki hız değişimi tutarı; hızın değişim hızı.
  4. (en) Acceleration.
  5. (en) Haste.
  6. (fr) Accélération

hareket (nedir ne demek)

  1. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.
  2. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
    Örnek: Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı. R. H. Karay
  3. Davranış, tutum
    Örnek: Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır. H. E. Adıvar
  4. Yola çıkma.
  5. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler, akım.
  6. Yer sarsıntısı, deprem
  7. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.
  8. Devinim.
  9. Bk. devinim:
  10. Bk. devinim
  11. Devinim
  12. Bk. devim
  13. Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi.
  14. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon.
  15. Bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü.
  16. Atın bacaklarının hareketi.
  17. Kımıldanma. Davranış. Yola çıkmak. Bir cismin sabit bir noktaya göre yerinin veya durumunun değişmesi. Sarsıntı.
  18. (en) Movement.
  19. (en) Movemnt.
  20. (en) Locomotion, action.
  21. (en) Transaction.
  22. (en) Action.
  23. (en) Move.
  24. (en) Motion.
  25. (en) Starting.
  26. (en) Behavior.
  27. (en) Behaviour.
  28. (en) Bearing.
  29. (en) Conduct.
  30. (en) Demeanour.
  31. (en) Deportment.
  32. (en) Gesture.
  33. (en) Locomotion.
  34. (en) Play.
  35. (en) Setout.
  36. (en) Step.
  37. (en) Stroke.
  38. (en) Activity.
  39. (en) Deed.
  40. (en) Departure.
  41. (en) Front.
  42. (en) Life.
  43. (en) Start.
  44. (en) Stir.
  45. (en) Earthquake.
  46. (en) Tremor.
  47. (en) Leaving.
  48. (en) Performance.
  49. (en) Proceeding.
  50. (en) Procedure.
  51. (en) Exploit.
  52. (en) Set-out.
  53. (en) Take-off.
  54. (en) Running.
  55. (en) Drive.
  56. (en) Function.
  57. (en) Traffic.
  58. (en) Dispatching.
  59. (fr) Motion
  60. (fr) Mouevment

eşit (nedir ne demek)

  1. Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi
    Örnek: Bunlar bastonlarına dayanarak hep eşit adımlarla yürürler. S. Birsel
  2. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse)
    Örnek: Herkes ... kanun önünde eşittir. Anayasa
  3. Niteliği, değeri, biçimi, görünüşü bir olan.
  4. Aynı düzeyde olan.
  5. (en) Equal.
  6. (en) Fair.
  7. (en) Square.
  8. (en) İs equal to.
  9. (en) The same.
  10. (en) Equivalent.
  11. (en) Even.
  12. (en) Coequal.
  13. (en) Commensurate.
  14. (en) Coordinate.
  15. (en) Tantamount.
  16. (en) On a par with.
  17. (en) Equi-.
  18. (en) İso-.
  19. (en) Replica.
  20. (en) İdentical.
  21. (en) Analogous.
  22. (en) Duplicate.
  23. (en) Matching.
  24. (en) Symmetric.
  25. (en) Balanced.
  26. (en) On the level with.
  27. (en) Not a pin to choose between.

zaman (nedir ne demek)

  1. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
    Örnek: Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım. Ö. Seyfettin
  2. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit
    Örnek: Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir. A. İlhan
  3. Belirlenmiş olan an.
  4. Çağ, mevsim.
  5. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler.
  6. Dönem, devir
    Örnek: Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi. H. Taner
  7. Bir süre ile ilgili durum ve şartlar
    Örnek: Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu. H. Taner
  8. Güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına karşılık bir ölçü.
  9. Bk. çağ
  10. (Derleme.. fiillerdeZaman) Eylemlerin belirttikleri geçmişZaman, şimdikiZaman, genişZaman, gelecekZaman kavramı: Geldi, gelmiş, geliyor, gelir, gelecek, geldiydi, geliyormuş, hastaydı vb.
  11. Bk. evre
  12. SI biriminde saniye (s) gösterilen dördüncü boyut.
  13. Bir iş veya olayın geçmekte olduğu sürenin ölçüsü.
  14. Vakit; çağ.
  15. (en) Whilst.
  16. (en) Bout.
  17. (en) Leeway.
  18. (en) Space.
  19. (en) Beat.
  20. (en) The enemy.
  21. (en) İnterval.
  22. (en) Cycle.
  23. (en) Date.
  24. (en) Father time.
  25. (en) Hour.
  26. (en) Season.
  27. (en) Tense.
  28. (en) Time.
  29. (en) When.
  30. (en) While.
  31. (en) Sands.
  32. (en) Juncture.
  33. (en) Tide.
  34. (fr) Temps

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.021