Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > istihkar etmek nedir, istihkar etmek ne demek, istihkar etmenin anlamı (istihkar etmek nnd)

istihkar etmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








istihkar etmek

  1. Hor görmek, aşağılamak.

istihkar (nedir)

  1. Hor görme, aşağılama
    Örnek: Kendimi tutamadım, sanki bu zenginliğe hiç ehemmiyet vermiyormuşum gibi istihkarla yüzümü ekşittim. Ö. Seyfettin

etmek (nedir)

  1. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  2. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Aggregate
  10. (en) Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
  11. (en) Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
  12. (en) To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
  13. (en) Step
  14. (en) Say
  15. (en) Total

hor görmek (nedir)

  1. (en) Depreciate. despise. disdain. disparage. pooh-pooh. scorn. slight. sneer.
  2. (en) To look down on. to treat sb as of no account. condescend. curl one's lip. despise. insult. patronize. scorn.

hor (nedir)

  1. Değersiz, önemi olmayan, aşağı.
  2. (en) Contemptible.
  3. (en) Contemptible. despicable. abject.
  4. (en) Despicable. contemptible.

görmek (nedir)

  1. Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek
    Örnek: Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm. A. Gündüz
  2. Anlamak, kavramak, sezmek
    Örnek: Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin. R. E. Ünaydın
  3. Yanına gidip konuşmak.
  4. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek.
  5. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak
    Örnek: Hangi memlekete gitsek, resmî makamlar kadar halkın da rağbetini görürdük. F. R. Atay
  6. Yapmak, etmek.
  7. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak.
  8. Almak.
  9. (en) Transact
  10. (en) See. observe. spot. view. catch sight of. get sight of. consider. wake to. waken. sight. see into. behold. experience. espy.
  11. (en) Behold. catch. distinguish. espy. experience. know. look. perceive. place. recognize. remember. see. sight. spot. square. tip. treat. view.
  12. (en) To see. to see and recognize. to spot. to recognize. to realize. to consider. to judge. to regard. to experience. to live through. to perform. to pay. to receive from another. to face (in the direction of.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)