|
istiare
-
Ödünç, borç veya eğreti alma, ödünçleme, metafor.
-
Bir şeyi anlatmak için ona benzetilen başka bir şeyin adını eğreti olarak kullanma, eğretileme.
-
Bk. deyim aktarımı
-
Metaphor. metaphor eğretileme. borrowing.
-
Borrowing. the use of metaphor.
deyim aktarımı (nedir)
-
Aralarında uzaktan veya yakından ilgi bulunan iki şey arasında bir benzetme ilişkisi kurarak, bunlardan birinin adını, geçici olarak kendisine benzetilen diğer şeyin adı ile karşılama olayı: || Şu karşımızdaki mahşer kudursa çıldırsa || Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa || Değil mi ortada bir sîne çarpıyor, yılmaz || Cihan yıkılsa emîn ol bu cephe sarsılmaz. (M. Akif Ersoy’dan); || Haydi arslanım göster kendini vb. || Verilen örneklerde, insan kalabalığı bir «mahşer»e, cesur bir delikanlı «arslan»a benzetilmiştir. Bel-bayırı (İzmir), Karaburun (İzmir), Sırtdüzü (Malazgirt-Muş) gibi yer adları dadeyim aktarımı ile ilgilidir. Bir söz sanatı olarak edebiyattaki karşılığı istiare’dir. «Açık istiare» (Osm. istiare-i musarraha) ve «kapalı istiare» (Osm. istiare-i mekniye) olmak üzere iki türü vardır. Bu olayı, istiare türlerine paralel olarak dil biliminde açık iğretileme, kapalı iğretileme terimleri ile karşılayanlar da vardır.
-
Metaphore
-
Métaphore
-
İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen şey.
-
Karz. alan: müstakriz. ~ veren: mukriz. ~ verme: ikrâz.
-
Loaned. lent. borrowed. as a loan.
-
Accomodation. loan.
-
Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para, başka bir şey
Örnek:
Vaktim yok, bana para bul, şu borcu ödeyeyim, söz verdim. P. Safa
-
Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe
Örnek:
Vatan borcu biter bitmez ordayım. B. S. Erdoğan
-
Borş.
-
Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük.
-
İki ya da daha çok kimseler arasında, karşılıklı olarak doğan yükümlerin tümünü belli eden türe bağı.
-
Debit. debt. loan. obligation. liability. accommodation. arrear. care. debit. encumbrance. red. arrears.
-
Debt.
-
Debt. debit. duty. obligation. loan. adjusted trial balance. charge. float. liability. commodate loan.
-
Obligation
-
Debt, loan, obligation
-
Obligation
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|