Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > istişare etmek nedir, istişare etmek ne demek (istişare etmek nnd)

istişare etmek nedir, istişare etmek ne demek?

istişare etmek

  1. Danışmak.

istişare (nedir ne demek)

  1. Danışma.
  2. Konsültasyon.
  3. Bk. danışma
  4. (en) Consultation.
  5. (en) Consulting.
  6. (en) Asking for advice and council.
  7. (en) Advisory.

danışma (nedir ne demek)

  1. Danışılan yer, müracaat, enformasyon
    Örnek: Aşağıdaki kapıcı soruyor, danışmadaki şişman kız soruyor. A. İlhan
  2. Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret
  3. Konsültasyon.
  4. Bir öğrenciye, gücü oranında en iyi uyumu gerçekleştirebilmesi için,danışmanın okul ve çevre kaynaklarından yararlanarak yaptığı bireysel ve kişisel yardım.
  5. Bir öğrencinin karşılaştığı güçlüklerin nedenlerini tanımlama yolunu seçerek ya da seçmeden ona yapılan iyileştirici yardımın kişisel yönü.
  6. (en) Reference.
  7. (en) Counsel l ing.
  8. (en) Counselling.
  9. (en) Consulting.
  10. (en) İnformation (desk.
  11. (en) Advisory.
  12. (en) Consultative.
  13. (en) Cuonceling.
  14. (en) Concultation.
  15. (en) Consultation.
  16. (en) Counsel.
  17. (en) İnquiry.
  18. (en) Advice.
  19. (en) Deliberation.
  20. (en) İnformation.
  21. (en) İnformation desk.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

danışmak (nedir ne demek)

  1. Bir iş için bilgi veya yol sormak, görüş almak, istişare etmek, müracaat etmek, meşveret etmek
    Örnek: Doktor, bugün size ben asıl başka mesele danışmak için geldim. H. E. Adıvar
  2. (en) Refer.
  3. (en) To consult.
  4. (en) To consult with.
  5. (en) Consult.
  6. (en) Take one's advice.
  7. (en) Advise with.
  8. (en) Confer.
  9. (en) Debate.
  10. (en) Deliberate.
  11. (en) Turn to.
  12. (en) To confer.
  13. (en) To confer with.
  14. (en) To ask sb's advice on a matter.
  15. (en) Advise.
  16. (en) Ask for advice.
  17. (en) Hold consultation.
  18. (en) Take counsel.
  19. (en) Take information.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009