Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > istek cümlesi nedir, istek cümlesi ne demek (istek cümlesi nnd)

istek cümlesi nedir, istek cümlesi ne demek?

istek cümlesi

  1. Yüklemi istek kipi olan cümle türü: Kendi yalanımla bile bile neden uğraşayım? (A. H. Tanpınar, Yaşadığım Gibi, s. 57). Tâ ki bir sürü sun'î vasıtalara muhtaç olmaksızın birbirinizi anlayasınız (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından, s. 99). Unutmayalım ki, sanat sevgi ve alâka ile gelişir (A. H.Tanpınar, Yaşadığım gibi, s. 377). En kıymetli malını ada; günlerce dizüstü kal; aylarca oruç tut; geceleri sabahlara kadar dua et; dişinden tırnağından tütsü yap; etinden kurban ver; tek onun zahminden halâs olasın... (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından, s. 37). Kardeşim, bu satırları sana yazıyorum ki, mustarip ruhlar için selâmet yolunun en umulmayan yerde olduğunu bilesin diye (Y. K. Karaosmanoğlu, göst. e., s. 118) vb.
  2. (en) Optative sentence.
  3. (fr) Proposition optative, proposition désidérative

istek (nedir ne demek)

  1. Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk
    Örnek: Yanıma yaklaşan gölge, o eski şarkıyı gerçek bir istekle tekrarlıyordu. Ç. Altan
  2. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep.
  3. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi.
  4. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu.
  5. İrâde. ~ açığa vurması: irâde izhârı. ~ açıklaması: irâde beyânı, ~ koşulu: irâdî şart.
  6. (en) Will.
  7. (en) Desire.
  8. (en) Want.
  9. (en) Wish.
  10. (en) Request.
  11. (en) Claim.
  12. (en) Mind.
  13. (en) Adjuration.
  14. (en) Alacrity.
  15. (en) Appetite.
  16. (en) Aspiration.
  17. (en) Avidity.
  18. (en) Bent.
  19. (en) Demand.
  20. (en) Device.
  21. (en) Devoutness.
  22. (en) Disposition.
  23. (en) Earnestness.
  24. (en) Enthusiasm.
  25. (en) Grace.
  26. (en) Hunger.
  27. (en) İnstance.
  28. (en) İntentness.
  29. (en) Pleasure.
  30. (en) Propensity.
  31. (en) Readiness.
  32. (en) Relish.
  33. (en) Ambition.
  34. (en) Ardour.
  35. (en) Calling.
  36. (en) Fancy.
  37. (en) Market.
  38. (en) Rush.
  39. (en) Sale.
  40. (en) Stomach.
  41. (en) Zeal.
  42. (en) Aida.
  43. (en) Anxiety.
  44. (en) Bidding.
  45. (en) Eagerness.
  46. (en) Exigency exigence.
  47. (en) İnclination.
  48. (en) İtch.
  49. (en) Lyrical.
  50. (en) Pretension.
  51. (en) Requisition.

cümlesi (nedir ne demek)

  1. Hepsi
    Örnek: Cümlesi masanın başında koltuklara yerleştiler. E. E. Talu
  2. (en) Sentence, clause, proposition.

cümle (nedir ne demek)

  1. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce
    Örnek: Ben bu cümleyi üç defa okudum, hiçbir şey anlayamadım. B. R. Eyuboğlu
  2. Dizge, sistem.
  3. Bütün, hep.
  4. Herkes
    Örnek: Cümleye uzun ömürler dilerim. B. Felek
  5. Bk. küme
  6. Hep, bütün, tam.
  7. (en) Sentence.
  8. (en) Clause.
  9. (en) Proposition.
  10. (en) System.
  11. (en) Group.
  12. (en) Phrase.

küme (nedir ne demek)

  1. Tümsek biçimindeki yığın.
  2. Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup
    Örnek: Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler. N. Nâzım
  3. Tomar.
  4. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek.
  5. Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk, lig.
  6. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri.
  7. Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk.
  8. Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak Ayaktopu Birliğince belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk.
  9. (en) Heap.
  10. (en) Pile.
  11. (en) Batch.
  12. (en) Crop.
  13. (en) Lump.
  14. (en) Troop.
  15. (en) Set.
  16. (en) Cluster.
  17. (en) Mass.
  18. (en) Group.
  19. (en) Tuft.
  20. (en) Conglomerate.
  21. (en) League.
  22. (en) Aggregate.
  23. (en) Aggregation.
  24. (en) Bank.
  25. (en) Clamp.
  26. (en) Cloud.
  27. (en) Clump.
  28. (en) Conglomeration.
  29. (en) Family.
  30. (en) Stack.
  31. (en) Congeries.
  32. (en) Flock.
  33. (al) Menge, Satz
  34. (fr) Ensemble

yüklem (nedir ne demek)

  1. Cümlede oluş, iş ve hareket bildiren kelime veya kelime grubu, haber, mahmul.
  2. Bir konu için olumlanan veya inkâr edilen şey, mahmul.
  3. Eylem çekimine girmiş sözcüğün tümcedeki görev adı: Her iş ona kolay geliyor; Ali İstanbul'a gidecekmiş; Her gün burada mısınız? Hasta değilsiniz ya; Bu sınıfın en çalışkan öğrencisi Ahmet mi? vb.
  4. (en) Predicate.
  5. (fr) Prédicat, attribut

kip   US UK (nedir ne demek)

  1. Değişebilen, geçici nitelik, san karşıtı.
  2. Uygun, tıpatıp gelen.
  3. Sağlam, dayanıklı.
  4. Fiillerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın, teklik veya çokluk olarak belirtilmiş biçimi, sıyga.
  5. Örnek, kalıp.
  6. (Derleme.. şekil, çekim örneği) Eylemlerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın tekil ya da çoğul olarak belirtilmiş biçimi: Bildirmekipleri, istemekipleri vb.
  7. Tel, yay, kovuk ya da dalgalı akım cevrimi gibi titreşebilen yapıların değişiksıktıkta titreşim biçimleri.
  8. (en) Mood.
  9. (en) Example.
  10. (en) Mood sıyga.
  11. (en) Fitting.
  12. (en) Modal.
  13. (en) The legs are swung forward and upward by bending the hips, then suddenly down again, which gives the upward impulse to the body.
  14. (en) The hide of a young or small beef creature, or leather made from it; kipskin.
  15. (en) Sharp-pointed hill; a projecting point, as on a hill.
  16. (en) Method or feat of raising the body when hanging or swinging by the arms, as for the purpose of mounting upon the horizontal bar.
  17. (en) 1) a unit of Laotian currency.
  18. (en) Sleep; 'roused him from his kip'.
  19. (en) The basic unit of money in Laos.
  20. (en) Gymnastic exercise performed starting from a position with the legs over the upper body and moving to an errect position by arching the back and swinging the legs out and down while forcing the chest upright.
  21. (en) Unit of weight equal to 1000 pounds.
  22. (en) Unit of weight equal to 1,000 pounds used to express dead weight.
  23. (en) Movement from a position below the equipment to a position above.
  24. (en) Any place a cutter can put his feet up and sleep for a night, especially cheap flophouses in the Hive or elsewhere Also, to 'call kip' is to make a place a body's home, at least for a while.
  25. (en) Unit of measure equal to 1,000 pounds.
  26. (en) Load of 1000 lbs.
  27. (en) Kilopound ; convenient unit for structural calculations.
  28. (en) Move from below the apparatus to above it.
  29. (en) Unit of weight or force equal to 1,000 pounds.
  30. (en) CRS Keep alone if possible.
  31. (en) Term sometimes used to represent a unit load of 1,000 lb.
  32. (en) Assistance given by a Coach whilst on the Bed; can be used to increase, neutralise or lower the trampolinist's bouncing height.
  33. (en) The coach sends the trampolinist higher by stamping on the bed sharply.
  34. (en) Paradigme.
  35. (en) Mode.
  36. (en) Suitable.
  37. (en) Gymnastic exercise performed starting from a position with the legs over the upper body and moving to an errect position by arching the back and swinging the legs out and down while forcing the chest upright the basic unit of money in Laos sleep; 'roused him from his kip'.
  38. (en) Be asleep.
  39. (al) Schwingungsart
  40. (fr) Paradigme
  41. (fr) Mode
  42. Hayvan yavrusu derisi.
  43. Uyumak, yatmak, uzanmak

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011