|
istasyon büfesi
-
Refreshment room
-
Tren, metro durağı
Örnek:
Hep birlikte ilk istasyonda inerek karakola gitmişlerdi. Ç. Altan
-
Araştırma kuruluşu.
-
Satış, bakım, aşı vb. işler yapılan kuruluş veya yer.
-
Bk. radyo yayacı
-
Bk. televizyon yayacı
-
station.
-
Station. railway station.
-
Radyo izlencelerini veren yayaç.
-
Radio station, broadcasting station
-
Rundfunkanstalt, Rundfunkstation, Sendestation
-
Station radio(phonique)
-
Evlerde içine yemek takımlarının konduğu dolap.
-
Toplantılarda yiyecek ve içeceklerin konulduğu masa
Örnek:
Kadınlar büfeye gidip bir şey yemek için bile kımıldamıyorlardı. F. R. Atay
-
Yiyecek, içecek, gazete, dergi vb.nin satıldığı küçük dükkân
Örnek:
Ben köşedeki büfeden size sandviç getirebilirim. P. Safa
-
Buffet. sideboard. cupboard. lunch counter. soda fountain. commissary. dresser. kiosk. kiosque. refreshment room.
-
Buffet. sideboard.
-
Sideboard. china cabinet. stand selling drinks. food and sundries. canteen. cupboard. dresser. lunch counter. refreshment booth. refreshment kiosk. refreshment stand. soda fountain.
-
Coffee shop
-
Taze hayat verme
-
Canlandırma, canlanma
-
Canlandırıcı veya dinlendirici şey
-
Yiyecek içecek şeyler.
-
Serinletici içki, hafif yemek, serinletme, canlanma, dinçleşme
room
(nedir ne demek)
-
Oturmak, kalmak
-
oda
-
Yer meydan
-
oturmak
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|