|
istasyon arayıcı
-
tuner
-
tuner
-
Tren, metro durağı
Örnek:
Hep birlikte ilk istasyonda inerek karakola gitmişlerdi. Ç. Altan
-
Araştırma kuruluşu.
-
Satış, bakım, aşı vb. işler yapılan kuruluş veya yer.
-
Bk. radyo yayacı
-
Bk. televizyon yayacı
-
station.
-
Station. railway station.
-
Radyo izlencelerini veren yayaç.
-
Radio station, broadcasting station
-
Rundfunkanstalt, Rundfunkstation, Sendestation
-
Station radio(phonique)
-
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse.
-
Arama işiyle görevlendirilmiş kimse.
-
İstenilen yıldızı teleskop içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.
-
İstenilen yıldızı ırakgörür içine getirebilmek için büyük ırakgörürlere koşut olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük ırakgörür.
-
seeker.
-
Customs inspector searching. hunter. searcher.
-
Finder, finding telescope
-
chercheur
-
Bk. anahtar
-
Bk. oluk seçici
-
akortçu
-
Amplifikatör ve hoparlörü olmayan radyo
-
Ayarlayıcı alet.
-
Akortçu, akort düdüğü, kanal arayıcı [tv], istasyon arayıcı (radyo)
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|