Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > irat etmek nedir, irat etmek ne demek (irat etmek nnd)

irat etmek nedir, irat etmek ne demek?

irat etmek

  1. Söylemek.
  2. (en) Deliver.

irat (nedir ne demek)

  1. Gelir
    Örnek: Şenlik pansiyonerleri de ekseriyetle iratları düzgün kimseler değildir. H. R. Gürpınar
  2. Gelir getiren mülk
    Örnek: Zavallının iratlarında oturan kiracılarla uğraşarak kırmadığı koz, çevirmediği dolap kalmıyordu. Ö. Seyfettin
  3. Söyleme.
  4. Bk. gelir
  5. Gelir getiren taşınmaz.
  6. (en) Annuity bond.
  7. (en) İncome, revenue.
  8. (en) İncome.
  9. (en) Revenue gelir.

gelir (nedir ne demek)

  1. Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat
    Örnek: Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı. M. Yesarî
  2. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandığı ücret, aylık, kira vb., varidat, irat.
  3. Emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kâr payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı.
  4. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay.
  5. Îrâd.
  6. Bir filmin herhangi bir sinema salonunda ya da oynatım süresi boyunca sağladığı para. (Kesintiligelir ya da kesintisizgelir olarak ikiye ayrılır).
  7. (en) Box office, box office (takings, receipt), take.
  8. (en) Emolument.
  9. (en) Means.
  10. (en) Expenditure for taxes on income , earnings and property.
  11. (en) İncome.
  12. (en) Revenue.
  13. (en) Revenues.
  14. (en) Earnings.
  15. (en) Takings.
  16. (en) Drawings.
  17. (en) Gainings.
  18. (en) Proceeds.
  19. (en) Yield.
  20. (en) Return.
  21. (en) Receits.
  22. (en) Rent.
  23. (en) Gains.
  24. (en) İncoming profit.
  25. (al) Einnahme, Filmeinnahme, Filmertrag, Kasseneingangen

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

söylemek (nedir ne demek)

  1. Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak
    Örnek: Bu konak için de yine senelerden beri aynı şeyi söylerim. R. N. Güntekin
  2. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak
    Örnek: Hececiler kendilerinden sonra yeni bir edebî neslin yetişmediğini söylüyorlar. S. F. Abasıyanık
  3. Yapılmasını istemek
    Örnek: Biraz sonra nazırın yine beni istediğini söylediler. F. R. Atay
  4. Türkü, şarkı vb. okumak
    Örnek: Kanto söyler gibi hareketler ve taklitlerle söylediği şarkılar pek eğlenceli şeylerdi. R. N. Güntekin
  5. Yazmak, düzmek.
  6. Haber vermek
    Örnek: Benim burada nasıl yaşadığımı görenler gidip babama da söylerler. A. Ş. Hisar
  7. Önceden bildirmek, tahmin etmek
    Örnek: Bir değil iki tane olduğunu size söylemiştim. R. H. Karay
  8. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak
    Örnek: Ne söyler bu türküler / Ay karanlık gecelerde yüzen gemiler. N. Cumalı
  9. (en) Bade.
  10. (en) Betray.
  11. (en) Disclose.
  12. (en) Recite.
  13. (en) Voice.
  14. (en) To tell sb sth.
  15. (en) To tell sb to do sth.
  16. (en) To say / to utter sth.
  17. (en) To say sth to sb.
  18. (en) Tell.
  19. (en) Speak.
  20. (en) Utter.
  21. (en) Give voice to.
  22. (en) Deliver.
  23. (en) Sing.
  24. (en) Affirm.
  25. (en) Confess.
  26. (en) Apprise.
  27. (en) Assert.
  28. (en) Aver.
  29. (en) Break.
  30. (en) Call.
  31. (en) Couch.
  32. (en) Drop.
  33. (en) Enunciate.
  34. (en) Hazard.
  35. (en) İmpart.
  36. (en) Name.
  37. (en) Observe.
  38. (en) Order.
  39. (en) Pass.
  40. (en) Pronounce.
  41. (en) Remark.
  42. (en) Report.
  43. (en) Sound.
  44. (en) Speak of.
  45. (en) Spill.
  46. (en) Spit.
  47. (en) To speak to.
  48. (en) To direct one's words to.
  49. (en) To sing.
  50. (en) Blare.
  51. (en) Enounce.
  52. (en) Give forth.

deliver   US UK (nedir ne demek)

  1. Tevdi etmek, teslim etmek, bırakmak, vermek
  2. Kurtarmak, serbest bırakmak
  3. Çocuğu almak, doğurtmak
  4. İrat etmek, söylemek (nutuk)
  5. Atmak (tokat)
  6. Hüküm vermek
  7. Teslim etmek, iletmek, dağıtmak, vermek; kurtarmak; serbest bırakmak; doğurtmak; söylemek; devretmek; atmak

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010