Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > invite nedir, invite ne demek (invite nnd)

invite nedir, invite ne demek?

invite   US UK

  1. Davet etmek, çağırmak, istemek, çekmek, neden olmak
  2. Davet etmek, çağırmak
  3. Cezbetmek, celbetmek
  4. İcrasını teklif etmek

davet etmek (nedir ne demek)

  1. Çağırmak
    Örnek: Bir bakanmışım gibi beni kürsüye davet etti. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Yol açmak.
  3. Birinin bir şeye uymasını istemek
    Örnek: Kimin kimi istifaya davet edeceğini pek yakında gösterecekti. R. N. Güntekin
  4. 1) çağırmak: “Bir bakanmışım gibi beni kürsüye davet etti.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) birinin bir şeye uymasını istemek: “Kimin kimi istifaya davet edeceğini pek yakında gösterecekti.” -R. N. Güntekin. 3) mec. yol açmak: Hastalığı davet ediyor.
  5. (en) To call a party.
  6. (en) Challenge.
  7. (en) Have.
  8. (en) İnvite.
  9. (en) Call.
  10. (en) Call upon.
  11. (en) Cite.
  12. (en) Evoke.
  13. (en) İnvoke.
  14. (en) Load in.
  15. (en) To invite.

davet (nedir ne demek)

  1. Çağrı, çağırma.
  2. Yemekli toplantı
  3. Çağırı. îcâba ~ önermeye çağırı.
  4. Bk. çağrı
  5. Bk. anımsama
  6. (en) İnvitation.
  7. (en) Party.
  8. (en) Call.
  9. (en) Feast.
  10. (en) Evocation.
  11. (en) Solicitation.
  12. (en) Entertainment.
  13. (en) Summons.
  14. (en) Calling.
  15. (en) Challenge.
  16. (en) Convocation.
  17. (en) Vocation.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Cost.
  10. (en) Have.
  11. (en) Make.
  12. (en) Add up to.
  13. (en) Misbehave.
  14. (en) Total.
  15. (en) To deprive of.
  16. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  17. (en) Step.
  18. (en) Say.
  19. (en) Aggregate.
  20. (en) Practice.
  21. (en) Practise.
  22. (en) Render.
  23. (en) Send.
  24. (en) Subject.
  25. (en) Take.
  26. (en) Tender.
  27. (en) To do.
  28. (en) To make.
  29. (en) To render.
  30. (en) To cost.
  31. (en) To amount to.
  32. (en) To total.
  33. (en) To be worth.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.008