|
integral hesapları
-
Sonsuz integrallerin bulunması ve onların uygulanması ile ilgili yöntemleri kullanan matematik dalı.
-
Parçalardan oluşmuş bütün.
-
Türevi bilinen fonksiyon.
-
Bk. tümlev
-
1 Of or pertaining to an integer. an upcoming multiwavelength mission from the European Space Agency; scheduled for launch in 2002, it will carry coaligned gamma-ray, X-ray and optical telescopes. -the sum over all parts.
-
Control action that automatically eliminates offset, or droop, between set point and actual process temperature See reset, automatic.
-
integral.
-
Bir bütünün ayrılmaz bir parçası olan, gerekli
-
Bir birlik meydana getiren parçalardan oluşan
-
Bütün, yekpare, bölünmemiş
-
mat
-
Bir işlevin, bağlı olduğu değişkenlerin küçük değişimleri için aldığı değerin, değişim aralıkları ile çarpımları toplamının sonsuz küçük değişim aralığı için vardığı erey.
-
Bir işlevin, bağlı olduğu değişkenlerin küçük değişimleri için aldığı değerin, değişim aralıkları ile çarpımları toplamının sonsuz küçük değişim aralığı için vardığı erey.
-
integral
-
Integral
-
Integral
-
intégrale
-
Aritmetik.
-
Matematiksel işlem.
-
Alacaklı veya borçlu olma durumu
Örnek:
Al eline kalemi, şu benim hesapları görüver. S. F. Abasıyanık
-
Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon.
-
Oranlama, tahmin
Örnek:
Evdeki hesap çarşıya uymaz. Atasözü
-
Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü
Örnek:
Harbe nasıl, niçin ve ne hesapla girmiştik?. F. R. Atay
-
Tutum, durum, anlayış.
-
Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge.
-
Kişi, kurum ve kuruluşların borç ve alacaklarının sistemli bir biçimde kaydedildiği çizelge.
-
Bk. sayışım
-
Bk. aritmetik
-
Counting. reckoning. calculation. computation. arithmetic. calculus. account. bill. count. estimate. score. settling. sum. sums.
-
Account. arithmetic. bill. calculation. calculus. check. computation. count. estimate. recital. reckoning. score. statement. tab. tally. plan.
-
Account. arithmetic. financial record. money owned or on deposit. estimate. plan. expectation. bill. calculation. calculus. computation. estimate n. estimation. genealogy. reckoning. tab.
-
account
-
Sonu olmayan, hiç bitmeyen, ebedî
Örnek:
Seninle arkadaşlığımız sonsuz olacak. M. Yesarî
-
Ölçülemeyecek kadar çok veya büyük olan.
-
Sonu ve sınırı olmayan şey.
-
Sonu, sınırı olmayan, çok
Örnek:
İçimdeki ülkede bu ordu insanlarına karşı sonsuz bir sevgi ve minnet var. R. E. Ünaydın
-
Sonu olmayan, her niceliği aşabilen değişken (nicelik).
-
1- Sonu düşünülemeyen, sınırları tasarımlanamayan. 2- (Matematikte), Verilmiş olan her büyüklükten daha büyük olan.
-
Alıcı merceğine göre çok uzakta bulunan noktaların durumu. (Böyle bir noktadan gelen ışınlar birbirine koşut sayılır.sonsuz, fotoğraf aygıtlarında ( oo) ile gösterilir).
-
Sonu olmayan
-
infinity
-
Endless. infinite. eternal. boundless. unending. abiding. abysmal. dateless. no end. no end of. illimitable. immeasurable. immortal. indefinite. interminable. limitless. never-ending. sempiternal. timeless. undying. without end.
-
Abiding. absolute. boundless. endless. eternal. everlasting. indefinite. infinite. interminable. timeless. unfailing.
-
İnfinite. endless. eternal. boundless. without end. everlasting. illimitable. immeasurable. limitless. timeless. undying. unending.
-
infinite
-
unendfich
-
infini
-
infinitus
bulunma(nedir ne demek)
-
Bulunmak işi.
-
availability.
-
Discovery. finding. invention. existence.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|