|
insufficiency
-
I. yetersizlik, eksiklik, yetmezlik
yetersizlik (nedir)
-
Yetersiz olma durumu, boşluk, ehliyetsizlik, kifayetsizlik
Örnek:
Fakat yine ilk olarak düşünme yetersizliğini de sezmekteydi. T. Buğra
-
Bir gerçek ya da tüzel kişinin yasalarca yeterlik için gerekli görülen güce, koşullara ve olanağa iye olamaması durumu.
-
Deficiency. disability. disablement. flimsiness. handicap. inability. inadequacy. incapability. incapacity. incompetence. inefficacy. insufficiency. littleness. paucity. poorness. poverty. scantiness. scantness. slenderness. slimness. spareness.
-
Deficiency. disability. failure. inability. inadequacy. incapacity. incompetence. insufficiency.
-
Deficiency. disability. inadequacy. incompetence incompetency. insufficiency. paucity. scantiness.
-
Incapacity, inability, disability
-
Incapacité
eksiklik (nedir)
-
Eksik olma durumu, eksik olan miktar, noksan, nakisa, fıkdan.
-
Bk. istem fazlası
-
Deficiency. defectiveness. defect. failure. insufficiency. lack. shortage. shortness. incompetence. dearth. defalcation. deficit. desideratum. failing. flimsiness. imperfection. inadequacy. lacuna. lameness. negation. poverty. shortcoming. sketchines.
-
Absence. defect. deficiency. failure. fault. hiatus. imperfection. lack. privation. shortcoming. want. defectiveness.
-
Deficiency. lack. defectiveness. absence.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|