|
insubstantial
-
S. esassız, hakiki olmayan, hayali; zayıf, kuvvetsiz.
-
S. gerçek olmayan, hayali, gerçek dışı, asılsız, temelsiz
-
Sağlam bir temele dayanmayan, köksüz, asılsız.
-
Doğru olmayan, yalan
Örnek:
Bazen bir toplum, olduğu gibi esassız, çok abartılmış, yanlış rivayetlere kapılıp gidiyordu. B. Felek
-
Baseless, without a base, without a foundation
-
Gerçek
Örnek:
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. Atatürk
-
Niteliği değişmemiş, aslına uygun olan, gerçek olan.
-
Real. true. genuine. veritable. bona fide. dinkum. dyed-in-the-wool. pucka. pukka. rightful. sterling. straight-out.
-
Actual. authentic. genuine. proper. real. true. original. sincere. unfeigned.
-
Actual. genuine. true.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|