|
ink blot
-
mürekkep
-
Mürekkepbalığının çıkardığı siyah sıvı
-
Üstüne mürekkep sürmek
-
Mürekkep bulaştırmak
-
Mürekkeplemek, mürekkeple üzerinden geçmek
-
blot
-
Kirletmek, mürekkep lekesi yapmak, lekelemek; kurutma kağıdı ile kurutmak
-
Leke, kağıt üzerindeki mürekkep lekesi
-
Ayıp, kusur
-
Silme (yazıda)
-
Lekelemek, kirletmek, karalamak
-
karartmak
-
Kurutma kağıdı ile kurutmak
-
Gelişigüzel boyamak
-
Lekelenmek, kirlenmek
-
Emmek (kurutma kağıdı).blot out bozmak, tanınmaz hale getirmek
-
Ortadan silmek, imha etmek.
-
Tavlada açık pul
-
Herhangi bir meseledeki açık veya zayıf nokta.
-
İnky spot, ink blot, blot, blotch, blur
-
Yazı yazmak, desen çizmek veya basmak için kullanılan, türlü renklerde sıvı madde
Örnek:
Delikanlının elinden yere kocaman bir mürekkep şişesi düşüp patladı. R. N. Güntekin
-
Birleşmiş, birleşik.
-
-den oluşmuş, -den olma
Örnek:
Emri altında altışar kişiden mürekkep iki kıta vardı. R. H. Karay
-
Bk. birleşik
-
Bk. birleşke
-
ink.
-
İnk. consisted of compound.
-
Compound. composed of. made up of. artists'medium. ink.
leke(nedir ne demek)
-
Kirliliği gösteren iz
Örnek:
Adi madenî kol düğmeleri bunları yeşilimtırak bir leke ile kirletirdi. A. Ş. Hisar
-
Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan farklı renk
Örnek:
Kuyruğunun ucu ile alnının orta yerinde beyaz lekeler vardı. Ö. Seyfettin
-
Vücudun herhangi bir yerinde oluşan değişik renk.
-
Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe
Örnek:
Kendi vicdanında kendi durumunu düzeltmek, geçmişin lekesini yıkamak istiyordu. H. E. Adıvar
-
Güneş, ay veya herhangi bir gezegenin parlak yüzeyinde görülen karanlık bölüm.
-
Bir parlak yüzeyde (Ay tekeri, Güneş tekeri) görülen kara benek.
-
Deride başka bir değişiklik olmadan kalıcı veya geçici olarak oluşan derideki renk değişiklikleri, makula.
-
Stain. spot. blemish. smirch. shame. attaint. blob. blot. blotch. blur. cloud. discoloration. discolouration. fleck. mackle. macula. maculation. mottle. slur. smear. soil. splodge. splotch. stigma. taint. tarnish.
-
Blot. discredit. dishonour. mark. reproach. shame. smear. smirch. soil. speckle. splash. spot. stain. taint. blemish.
-
Spot. blemish. blot. stain. fleck. birthmark. stain or blot on one's character or reputation. blur. defect. dishonour. freckle. mackle. patch. reproach. smear. smirch. soil. splotch. taint.
-
spot
-
macula
-
spot
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|