|
ince alay etmek
-
Pick holes in
-
Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı.
-
Zayıf
Örnek:
Sarışın, kuru, ince bir kadındı. Y. K. Beyatlı
-
Taneleri ufak, iri karşıtı.
-
Küçük ayrıntıları çok olan, aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı.
-
Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
-
Tiz (ses), pes karşıtı
Örnek:
İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi. R. N. Güntekin
-
Hafif, gücü az
Örnek:
Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir. S. F. Abasıyanık
-
İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı
Örnek:
Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı. R. N. Güntekin
-
Thin. fine. slender. slim. delicate. fragile. refined. attenuate. brittle. civilized. courteous. dainty. graceful. gracile. gracious. keen. lean. nice. polite. precision. scarious. sharp. subtile. subtle. sylphish. sylphlike. sylphy. tenuous. urbane.
-
Attentive. bland. chivalrous. courteous. dainty. decent. delicate. diplomatic. elegant. exquisite. filmy. fine. genteel. gentle. gracious. grand. kind. nice. refined. slender. slight. subtle. sugary. thin. tricky. willowy. slim. graceful. sensitive. finely.
-
Delicate. fine. refined. slim. small. subtle. slender. in small pieces. intricate. graceful. sensitive. high-pitched. dainty. acetate. chiffon. civilized. cling film. cultivated. diplomatic. exquisite. flimsy. fragile. nice. papery. precarious. se.
-
Attic
-
Tricky, trickish, tricksy, delicate
-
vaporous
-
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk.
-
Çok kalabalık.
-
Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
-
Bütün, hep.
-
Ses tonu, söz, davranış vb. yollarla biriyle, bir şeyle eğlenme, küçümseme.
-
Geçit resmine, gösteri yürüyüşüne katılan asker birliği ya da insan topluluğu.
-
Üç taburdan oluşan asker topluluğu.
-
Bir törende, gösteride yer alan kalabalık.
-
Regimental. regiment. procession. parade. cortege. troops in line. teasing. mockery. ridicule. fun. mock. irony. banter. derision. fleet. gibe. jape. jeer. jest. jibe. leg-pull. persiflage. quiz. rub. scoff. sneer. taunt. wipe.
-
Derision. gibe. mockery. regiment. ridicule. sarcasm. sneer. taunt. troop. jibe.
-
Regiment. crowd. mockery. ridicule. teasing. derision. gibe. ho. jeer. jest. josh. legion. pageant. parade. procession. scoff. send up. sneer. taunt. tease. travesty. troop.
-
Parade, procession
-
Parade, procession
-
Bir işi yapmak
Örnek:
Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
-
Bir durumu ortaya çıkarmak.
-
"İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
-
Bulmak, erişmek
Örnek:
Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
-
Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
-
Vermek.
-
Eşit değer kazanmak.
-
Herhangi bir değerde olmak
Örnek:
Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
-
Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
-
Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
-
To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
-
step
-
say
-
total
-
aggregate
-
Toplamak, koparmak, yolmak, ayıklamak, didiklemek, karıştırmak (burun), kemirmek, seçip almak, seçmek, küçük küçük yemek, gagası ile toplamak, delmek, kazmak, çapalamak, sivri bir şeyle açmak (kilit vb.), yankesicilik yapmak, çekiştirmek
-
kazma
-
kürdan
-
mızrap
-
Seçme hakkı veya fırsatı
-
Elle toplanan meyva miktarı
-
Ucu sivri bir şey ile, dürtme.
-
seçmek
-
Delmek, delik açmak
-
kazmak
-
Yolmak, koparıp toplamak
-
çıkartmak
-
Azar azar yemek
-
Aşırmak, çalmak
-
Anahtarsız açmak (kilit)
-
gagalamak
-
müz
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|