Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > inanç nedir, inanç ne demek (inanç nnd)

inanç nedir, inanç ne demek?

inanç

  1. Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma
    Örnek: Otuz yıl boyu, Türk tiyatrosunun, Türk oyunları ile kalkınacağına inancını bir gün yitirmedi. H. Taner
  2. Birine duyulan güven, inanma duygusu.
  3. İnanılan şey, görüş, öğreti
    Örnek: Kendi getirdikleri inançtan başka her şeye kapalıdır zevkleri. N. Ataç
  4. Tanrı'ya, bir dine inanma, iman, itikat
  5. Bir şeyi güvenle doğru sayma tutumu. Bu anlamda: 1- Yeterince gerekçesi bulunmayan, kesin olmayan bir şeyi doğru sayma; us yoluyle genel geçer bir doğrulama yapmadan, başkasının tanıklığı üzerine kurulmuş kanıtları, hiç bir kuşku duymaksızın onaylama. 2- Öznel olarak yeterli olan, ama nesnel olarak yeterli olmayan gerekçelerden ötürü bir şeyi doğru sayma. // Bu: a. usa uygun, b. duygulara uygun, c. istemeye uygun bir kanı ve onaylama olabilir. 3- Bütün yapıp etmelerimizin temelinde bulunan yaşamadan gelen zorunlulukla dış dünyanın (nesnelerin, başka benlerin, Tanrı'nın) var olduğunu kabul etme; bilimsel, ahlaksal, estetik ve fizikötesi açıklamalarda, önermelerin doğruluğunu onaylama. 4- (Hume'da) Alışkanlık kavramı ile bağlılık içinde temel kavramlardan biri: Bir algı ya da anıya bağlı duygu ; Hume'a göre var olma, algılanmış olma ile aynı şey olduğundan var olma algılanmadan edinilen birinançtır. 5- Kişisel düşünmeye dayanmayan, ortaklaşa düşüncenin yansısı olan onaylama ve inanış. (Sanı olarakinanç.) 6- Yabancı bir yetkenin etkisiyle bir şeyi doğru sayma; bu anlamdainanç, inanılan, özellikle dinsel alanda doğru sayılan şeydir.
  6. 1. bir fikre olan bağlılık, kesin kabul. 2. iman. 3. kesin kabulle bağlanılan şey. 4. inanılır şey. 5. doğru, emin.
  7. (en) Belief.
  8. (en) Faith.
  9. (en) Confidence.
  10. (en) Religion.
  11. (en) Affiance.
  12. (en) Conscience.
  13. (en) Conviction.
  14. (en) Credence.
  15. (en) Credo.
  16. (en) Creed.
  17. (en) Cult.
  18. (en) Dogma.
  19. (en) Faithfulness.
  20. (en) Opinion.
  21. (en) Persuasion.
  22. (en) Positiveness.
  23. (en) Reliance.
  24. (en) Tenet.
  25. (en) Opinions.
  26. (en) Credit.
  27. (en) Trust.
  28. (en) Assurance.
  29. (en) İdea.
  30. (fr) Croyance

gönülden (nedir ne demek)

  1. İçten gelerek, samimi olarak.
  2. Kalp gözüyle, saf ve temiz şekilde.

bağlı (nedir ne demek)

  1. Bir bağ ile tutturulmuş olan
    Örnek: Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı. Halikarnas Balıkçısı
  2. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste
    Örnek: Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı. B. Necatigil
  3. Sınırlanmış, sınırlı.
  4. Kapatılmış olan, kapalı.
  5. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan.
  6. Sadık
    Örnek: Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Anayasa
  7. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun.
  8. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).
  9. Mülzem.
  10. İki parçanın, aracın vb. birbirine eklenmiş olma durumu.
  11. (en) Bound.
  12. (en) Tied.
  13. (en) Conditional.
  14. (en) Attendant.
  15. (en) İnseparable.
  16. (en) Loyal.
  17. (en) Relative.
  18. (en) Reliant.
  19. (en) Subject.
  20. (en) Ancillary.
  21. (en) Dependent on.
  22. (en) Related to.
  23. (en) Connected with.
  24. (en) Coupled.
  25. (en) Bonded.
  26. (en) Connected.
  27. (en) Dependent.
  28. (en) Dependant.
  29. (en) Attached.
  30. (en) Hooked.
  31. (en) Faithful.
  32. (en) Adherent.
  33. (en) Adhesive.
  34. (en) Adjective.
  35. (en) Affiliated.
  36. (en) Amenable.
  37. (en) Appurtenant.
  38. (en) Banded.
  39. (en) Cohesive.
  40. (en) Conjoint.
  41. (en) Consequent.
  42. (en) Corded.
  43. (en) Devoted.
  44. (en) Germane.
  45. (en) İncidental.
  46. (en) Laced.
  47. (en) Obse.
  48. (en) Contingent.
  49. (en) Related.
  50. (en) İmpotent.
  51. (en) Spellbound.
  52. (en) Committed.
  53. (en) Appertaining.
  54. (en) Bound up in.
  55. (en) Fixed.
  56. (en) Geared.
  57. (en) Subordinate.
  58. (en) Subsi.
  59. (al) Gekuppelt
  60. (fr) Accouplé

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009