Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > im dizisi nedir, im dizisi ne demek, im dizisiin anlamı (im dizisi nnd)

im dizisi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






im dizisi

  1. Daha özel bir kavram meydana getirmek üzere bir araya gelmiş iki veya ikiden artık söz işareti. Beyaz kâğıt, Eve gitmek gibi. (İM DİZİSİ GRAMERİ Grammaire syntagmatique .
  2. (fr) syntegme

im  US UK (nedir ne demek)

  1. İşaret.
  2. Alamet.
  3. Artı, eksi, kökiki (karekök) +,-,(...), gibi işlemleri belirleyen biçimsel yazım,
  4. Bir yayın dizgesinde bilgi taşıyan elektrik akımı ya da radyo dalgası.
  5. Nh kökünü ifade eden ön ek.
  6. Hlk. İlaç.
  7. (en) signal
  8. (en) Mark. sign.
  9. (en) Or Instant Message - IM - Technology similar to that of chat rooms, which notifies a user when a friend is online, allowing them to 'converse' by exchanging text messages. pharmaceutical abbreviation, intramuscular. intramuscular.
  10. (en) Information Memorandum.
  11. (en) Information Model.
  12. (en) Intramuscular Injection An injection into a muscle Intramuscular injections hurt, but are absorbed faster Particularly good for glucagon injections when treating a bad hypo.
  13. (en) Slang for individual medley, an event in which the swimmer uses all four competitive strokes in the following order: butterfly, backstroke, breaststroke and freestyle Top.
  14. (en) Slang for individual medley, an event in which the swimmer uses all four competitive strokes in the following order: butterfly, backstroke, breaststroke, and freestyle. information management.
  15. (en) Acronym for Information Management.
  16. (en) Intramuscular.
  17. (en) Information Management.
  18. (en) Intramuscular. n See instant messaging.
  19. (en) Slang for individual medley, an event in which the swimmer uses all four competitive strokes in the following order: butterfly, backstroke, breaststroke and freestyle. intramuscularly; injected into the muscle.
  20. (en) Information Management The way data is collected, analysed and the results disseminated and used Images Pictures represented on a computer screen, including X-rays.
  21. (en) Short for Instant Messenger, for people too thick to use irc. in the imitation: answering of a melody with the same melody in another instrument slightly later, as in a canon impressionism: trend in French art and music of the late nineteenth and early twentieth centuries that reflects the artist's impressions of natural phenomena incidental music: music heard between or during scenes of a dramatic work intermezzo: interlude interval: pitch distance between two notes inversion: melody played upside-down.
  22. (en) Inner Marker.
  23. (en) Instant messaging is the ability to easily see whether a chosen friend or co-worker is connected to the Internet and, if they are, to exchange messages with them Instant messaging differs from ordinary e-mail in the immediacy of the message exchange and also makes a continued exchange simpler than sending e-mail back and forth Most exchanges are text-only However, some services allow attachments Independent Service Organization - A firm or organization that offers to process online credit card transactions, usually in exchange for transaction fees or a percentage of sales Merchants must generally establish a merchant account before contracting for ISO services, although some ISOs claim not to require separate merchant accounts See also factoring.
  24. (en) Abbreviation for Intramuscular.
  25. (en) At , in the.
  26. (en) sign
  27. (en) mark
  28. (al) Signal
  29. (al) zeiche
  30. (fr) signal
  31. (fr) signe

dizi (nedir ne demek)

  1. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra.
  2. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri
    Örnek: İşte bütün eserlerini bir araya toplayacak olan bu dizinin başına yazılacak ön söz. A. Ş. Hisar
  3. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra.
  4. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma.
  5. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler.
  6. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı.
  7. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü.
  8. film.
  9. Dizi film.
  10. Oturma yeridizisi.
  11. Adenin(A), Adenin(A), Adenin(A), Guanin(G), Sitozin(C) ve Timin(T) nükleotid bazlarının belirli bir düzene göre dizilmesi sonucu oluşan polinükleotid zinciri, sekans.
  12. Konu, tutum, deyiş yönünden birbirine bağlı olan; aynı oyuncular, aynı çevirim takımıyla gerçekleştirilen filmler. TV
  13. Birbirinin devamı olan, aynı takım ve genellikle aynı oyuncular tarafından gerçekleştirilen televizyon izlenceleri
  14. Konusu kendi içinde bir izlence dolduracak biçimde parçalara ayrılmış, her biri öbürünün devamı olarak belirli aralıklarla yayınlanan televizyon izlencesi.
  15. Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün.
  16. (en) Series, 2-
  17. (en) serial
  18. (en) Batch. battery. course. line. range. rank. row. sequence. series. string. succession. tier. serial. paradigm. scale. progression. file.
  19. (en) array.
  20. (en) Series. file. range. rank. row. series. string. line. scale. progression. train. linkage. configuration. tier. bank. gear. layer. queue. form. formation. lineup. catena. tail. strand. skein. ordinal. course. alignment. strung.
  21. (en) row
  22. (en) series
  23. (en) array
  24. (al) Serie, Filmserie,
  25. (al) Reihe, Fortsetzungsreihe, Fortsetzungserie,
  26. (al) Sendefolge, Sendereihe, Fernsehserie
  27. (fr) 1-2. série, 3. feuilleton (télévisé)
  28. (fr) rang

daha (nedir ne demek)

  1. Şimdiye kadar, henüz.
  2. Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak
    Örnek: Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım. P. Safa
  3. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz.
  4. Bundan başka, bunun dışında
    Örnek: Daha çiçekleri de sulayacağım. H. Taner
  5. (en) Any. more. over. yet. still. any. only. plus.
  6. (en) Any. more. over. yet. still. only. plus. else. further.
  7. (en) Yet. so far. until now. still. only. more. in addition. else.

özel(nedir ne demek)

  1. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan
    Örnek: Kendisini özel olarak görmek istediğini söyledi. F. R. Atay
  2. Bir kişiyi ilgilendiren veya kişiye ait olan, hususi, zatî
    Örnek: Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta. N. Cumalı
  3. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
  4. Dikkatle değer, istisnai.
  5. Her zaman görülenden, olağandan farklı.
  6. 1- Genelden ayrı olan; bir nesneler öbeğine ya da tek bir nesneye özgü olan. 2-(Mantıkta) Cinse karşıt olarak türle ilgili olan.
  7. (en) Special. personal. private. distinctive. particular. specific. proper. ad hoc. closet. esoteric. especial. exclusive. express. extraordinary. individual. intimate. peculiar. privy. proprietary. sole. state. very. self.
  8. (en) Distinctive. especial. exclusive. individual. intimate. particular. peculiar. personal. private. special. specific.
  9. (en) Custom. private. special. personal. exceptional. different. especial. express. own. particular. peculiar. privy. proprietary. single. specific. very.
  10. (en) special
  11. (en) custom
  12. (fr) spécial

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük