|
ilişkin
-
İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik
Örnek:
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler... Anayasa
-
Related. concerning. regarding. respecting.
-
Regarding. relative. concerning. relating to.
-
Corresponding. relating to. concerning. regarding. about.
-
İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk.
-
Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik.
-
Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
-
Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.
-
Relation. connection. attachment. involvement. interest. affinity. concern. attention. liking. bearing. care. connexion. curiosity. pertinence. reference. regard. relationship. relativeness. relevance. relevancy. respect. solicitude. sympathy. though.
-
Attention. bearing. bug. care. relation. relationship. solicitude. connection. concern. interest. affinity.
-
Reference. concern. connection. interest. relation. affinity. aida. attachment. care. ha hah. involvement. keen interest. pertinency. play. respect. tie up.
-
Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
-
[Olan] pron. one
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|