Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ilişkinlik ilkesi nedir, ilişkinlik ilkesi ne demek, ilişkinlik ilkesiin anlamı (ilişkinlik ilkesi nnd)

ilişkinlik ilkesi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

ilke

  1. Temel düşünce, temel inanç, umde, unsur, prensip
    Örnek: İlkelerine sıkı sıkıya bağlı, bilinçli ve ödün vermez bir insandı. H. Taner
  2. Temel bilgi.
  3. Öge.
  4. Davranış kuralı
    Örnek: Bence ahlakın bir ilkesi, bir kökü vardır. Sana yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma. N. Ataç
  5. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, prensip.
  6. 1- Temel düşünce, temel kanı. 2- Bireysel karar ve eylemlerin, tutarlı ve eleştirel biçimde değerlendirilmesine olanak sağlayan ana kural. 3- Her türlü tartışmanın dışında sayılan kural. 4- Başlangıç, hareket noktası, her şeyin kendisinden türediği ilk ve temel kaynak.
  7. (en) Principle. basis. keynote. doctrine. canon. guideline. law. tenet.
  8. (en) Canon. cause. gospel. principle. rudiments. rule. element. basic unit. basis.
  9. (en) Element. principle. basic unit. fundamental. essential. postulate. assumption. moral principle. rudiment. shibboleth.
  10. (en) principle
  11. (en) policy

temel düşünce (nedir ne demek)

  1. Değişik halkların özdeksel ve tinsel kültür ürünlerinde görülen benzerlikleri, insanlığın ruhsal ve düşünsel yapılarının temeldeki benzerliğine bağlayan görüş. krş. yayılım.
  2. (en) Elementary idea
  3. (fr) İdée élémentaire

temel (nedir ne demek)

  1. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü
    Örnek: Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor. H. E. Adıvar
  2. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.
  3. En önemli, belli başlı, ana, esas, asıl, baz
  4. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler
    Örnek: Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun. N. Cumalı
  5. Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses.
  6. 1- (Genel anlamda) Bir şeyin üzerindetemellendiği, kurulduğu şey (bir evintemeli, bir kurumuntemeli vb.). 2- Tinsel nitelikte bir şeyin varsaydığı ve kendisine dayandığı ilke. (Ma tematiğintemeli, hukukuntemeli, eğitimintemeli, ahlâkıntemeli vb. Ahlâkıntemeli, bir ahlâk öğretisinde, ahlaksal doğruların kendisinden çıkarıldığı ilkedir; (ör. Epikuros'un ahlâk felsefesinde bu ilke haz'dır). 3- Bütün bir bilgiler bağlamının kendisinden çıkarılabildiği en genel ve en yalın önerme; en genel önermelerden ve en genel düşüncelerden kurulmuş bir dizge. (Ör. Tümevarımıntemeli, kendisinden biçimsel olarak olaylardan yasalara geçme hakkının çıkarılabileceği bir ilkedir.)
  7. Bir şeyin gelişimi için ilk ögeler.
  8. En önemli, belli başlı, ana, esas.
  9. Dayanıklı.
  10. Bir yapının sağlam dayanak buluncaya kadar toprak içinde aşağıya doğru uzatılan dip duvarları.
  11. (en) Basic. bread-and-butter. fundamental. primary. principal. underlying. elementary. basal. abecederian. constitutive. elemental. guiding. parent. rudimental. rudimentary. staple. working. foundation. base. basis. footing. ground. groundwork. root. back.
  12. (en) Base. basic. basis. bed. central. cornerstone. elementary. essential. footing. foundation. fundamental. ground. grounding. groundwork. keynote. leading. main. precept. primary. principal. rationale. rudimentary. rudiments. chief.
  13. (en) Basic. basis. foundation. basic principle. origin. basic fundamental. principal. chief. main. most important. footing. foot. ground work. ground. support. basement. bedding. base. bottom. essence. fabric. grounding. groundwork. leading. master. pedestal.
  14. (en) foundation
  15. (en) base
  16. (en) basic
  17. (en) fundamental
  18. (fr) fondement
  19. (la) fundamentum

düşünce(nedir ne demek)

  1. Düşünme sonucu varılan, düşünmenin ürünü olan görüş, mütalaa, fikir, mülahaza, ide
    Örnek: Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur. T. Buğra
  2. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
  3. Niyet, tasarı.
  4. Tasa, kaygı, sıkıntı.
  5. İlke, yönetici sav.
  6. 1- Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. 2- Bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. 3-düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey.
  7. (en) Thinking. reasoning. sentiments. thinking. thought. belief. idea. opinion. mind. consideration. judgement. apprehension. attitude. cogitation. conceit. counsel. fancy. remark. say-so. sense. voice. ideo-.
  8. (en) Argument. attitude. communion. conception. consideration. estimate. estimation. idea. judgment. mind. observation. opinion. remark. sense. sentiment. sight. thinking. thought. view. voice.
  9. (en) İdea. opinion. reflection. thought. thinking. observation. anxiety. worry. conception. consideration. counsel. estimate n. proselyte. sentiments.
  10. (en) İdea, thought, consideration

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük