|
ileri sürmek
-
Der-Meyân (doğrusu: dermiyân) etmek.
-
Allege. propose. propound. submit. weave.
-
Allege. adduce. assert. bring forward. contend. to bring forward s. maintain. make out. offer. propound. put forward. set forth. set up. submit. suggest. urge.
-
adduce
-
Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı.
-
Bir şeyin ulaşılacak yönü.
-
Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra.
-
Önde bulunan.
-
Doğrusundan daha çok gösteren (saat).
-
Önceki, evvelki.
-
Benzerlerini geride bırakmış.
-
Öne doğru, ileri doğru.
-
Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön.
-
Advanced. high. higher. sophisticated. ahead. forward. onward. forward. forwards. further. along. forth. onward. onwards.
-
Advanced. along. beyond. forth. forward. on. onwards. front part. forward part. future. the future part. the part to come. fast. ahead.
-
Advanced. front part. forward. toward the front. fore. ahead. fast. onward. pro. up.
-
fast
-
En avant
-
Tikel olumlu önermenin simgesi.
-
Ninth letter of the English alphabet
-
Fusel oil bazı içkiler yapı Iırken meydana gelen bir çeşit karışık ve za rarlı alkol
-
İyelik hali my benim
-
iodine.
-
İngiliz alfabesinin dokuzuncu harfi
-
I harfi şeklinde herhangi bir şey
-
Romen rakamlannda bir sayısı.
-
Bir (romen)
-
Yönetip yürütmek, sevk etmek.
-
Önüne katıp götürmek.
-
Uzatmak, ileri doğru itmek
Örnek:
Kahveyi ısıtıyor, suyu dolduruyor, cezveyi sürüyor, fincanı boşaltıyor. M. Ş. Esendal
-
Dokundurmak, değdirmek
Örnek:
Yüzümü saçlarına sürmek için başımı eğdim. H. C. Yalçın
-
Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek
-
Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek
Örnek:
Avucuna doldurup kokluyor; ensesine, şakaklarına, boynuna sürüyor. R. H. Karay
-
Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak
Örnek:
Satılamayan ne kadar bayat, bozuk mal varsa pansiyonerlere sürerler. H. R. Gürpınar
-
Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
-
Tutuklunun bu durumunun daha sürüp sürmeyeceği belli süreler içinde Sorgu Yargıçlığınca incelenerek, toplanan kanıtlara göre sanığın salıverilmesine yer olmadığının ve böylece tutukluğun uzamasının belirtilmesi ve uzaması.
-
Sürüm işlemi.
-
Release, launch
-
Drive. drive out. last. continue. hang over. expatriate. run. apply. wipe on. lay on. rub. roll. spread. banish. bedaub. cast out. daub. endure. exile. expel. herd. lead. ostracize. outlaw. persist. pitchfork. relegate. slip in. smear. steer. stream.
-
Apply. banish. continue. daub. displace. drive. endure. exile. extend. hold. last. lay. persist. proceed. rankle. smear. spread. transport.
-
Drive. to drive. to touch. to plow. to exile sb to a place. to put on into circulation. to spread sth on or over sth. to rub sth on sth. to smear sth on sth. to lay sth before sb. to continue. t.
-
To continue
-
Tool along
-
Throw out
-
splash
-
distribute
-
stock
-
herausbringen
-
Sortir (un film), lancer (un film), mettre en distribution
-
continuer
-
Bir işi yapmak
Örnek:
Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
-
Bir durumu ortaya çıkarmak.
-
"İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
-
Bulmak, erişmek
Örnek:
Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
-
Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
-
Vermek.
-
Eşit değer kazanmak.
-
Herhangi bir değerde olmak
Örnek:
Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
-
Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
-
Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
-
To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
-
step
-
say
-
total
-
aggregate
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|