|
ile kaçmak
-
Make away with
-
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, sebep veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
Örnek:
Çabuk bir süvari ile bana haber gönderiniz. Ö. Seyfettin
-
Bazı soyut isimlere getirildiğinde durum bildiren zarflar oluşturan bir söz.
-
Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
-
And. with. together with. by. withal. on. cum.
-
And. by. on. plus. with. by means of.
-
With. together with. by. hereby. in. to. upon.
-
Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek
Örnek:
Silahını, hatta başındaki şapkasını bırakıp kaçıyor. R. E. Ünaydın
-
Hızla koşup bir yere saklanmak
-
Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak.
-
Kaçınmak.
-
Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak.
-
İpi kopmak.
-
Girmek.
-
Bir yana doğru kaymak.
-
Ladder
-
Take flight. light out. escape. run away. run. desert. flee. slip off. slip. abscond. blow. bolt. make a bolt for it. break. break away. bunk. decamp. defect. elope. fade. fly. fly away. get away. go by. hook it. lam. lapse. leg it. nip off. pack up.
-
Avoid. desert. duck. elude. escape. flee. flinch. funk. hare. sag. scamp. shrink. shun. slip. trot. to run away. to get away. to flee. to escape. to break away. to break out. to bolt. to abscond. to make off. to do a bunk. to elope. to run away with sb. to make a move. to go. to ooze. to leak. to ladder. to run. to.
-
Abscond. escape. to escape from. to evade. to run away from. to desert. to avoid. to flee from. to sneak off from. to skip out of. to run. to leak out. to veil herself before men. to go away inadvertently. to run swiftly. to leave. (water , dus.
-
I. yapılış, yapı, şekil, biçim; mamulât, marka; hasılat, randıman, verim; elek. devrenin kapanması. be on the make k.dili kendi kazancı peşinde olmak; cinsi münasebet için eş aramak.
-
Yaratmak, yapmak, meydana getirmek, atamak; anlamak, kazanmak, düzeltmek, mecbur etmek, sağlamak, (yol)almak ,ulaşmak, erişmek, elek. (devreyi) kapatmak, (argo) cinsel ilişkide bulunmak, kabarmak.make a clean breast of itiraf etmek, içini boşaltmak.make a difference fark etmek. make a face suratını buruşturmak,somurtmak, make a fire ateş yakmak
-
F. yapmak, etmek, yaptırmak, sağlamak; elde etmek; varmak; ilişki kurmak
-
F. yapmak, etmek, yaptırmak, sağlamak; elde etmek; varmak; ilişki kurmak
-
(z). uzağa, uzakta; bir yana; -den, -dan be away bulunmamak, başka yere gitmişolmak. becarriedaway sürüklenrnek; kapılmak. carry away alıp götürmek, sürüklemek . come away bırakıp gelmek. cut away kesmek, kesip atmak. do away with yok etmek, öldurmek, ortadan kaldırmak. drive away uzaklaşmak; kovmak, defetmek. eat away aşındırmak; yiyip bitirmek. far away uzağa, çok uzakta, uzaklarda. fire away hemen ateş etmek; durmadan konuşmak.fly away uçup gitmek, kaçmak. give away bir kimseye hediye etmek; nikahta gelini güveye vermek; ihbar etmek, ele vermek. go away gitmek, ayrılmak. hide away saklamak, saklanmak. make away with aşırmak, çalmak yürütmek. put away kaldlrmak. right away hemen, derhal. send away başka bir yere göndermek, kovmak. send away for mektupla ısmarlamak. snatch away kapmak take away alıp götürmek. waste away erimek, sararıp solmak.
-
Ünlem Defol ! Haydi !
-
I. deplasman maçı
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|