Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ikrar etmek nedir, ikrar etmek ne demek (ikrar etmek nnd)

ikrar etmek nedir, ikrar etmek ne demek?

ikrar etmek

  1. Açıkça söylemek, kabul etmek.
  2. (en) To confess, to acknowledge.

ikrar (nedir ne demek)

  1. Saklamayıp doğruca söyleme, açıkça söyleme.
  2. Bildirme.
  3. Benimseme, onama, kabul, tasdik.
  4. Tanıma.
  5. Bk. doğrulama
  6. (en) Confession.
  7. (en) Acknowledgement.
  8. (en) Acknowledge.
  9. (en) Acknowledgment.
  10. (en) Admission.
  11. (en) Avowal.
  12. (en) Declaring.
  13. (en) Confessing.
  14. (en) Declaration.
  15. (en) Cognizance.
  16. (en) Cognovit.
  17. (en) Recognition.
  18. (en) Admitted statement.

doğrulama (nedir ne demek)

  1. Bir varsayımın doğruluğunu denetlemek için, deney ve mantıksal tanıtlama yoluyla yapılan işlemlerin bütünü.
  2. Doğrulamak işi, teyit, tasdik.
  3. Bir kimsenin, kendine olumsuz sonuç doğurabilecek bir olayıdoğrulaması.
  4. Optes'te, mukayese edilen iki izin aynı iz olduğuna karar verilmesi.
  5. (en) Protestation.
  6. (en) Redress.
  7. (en) Vindication.
  8. (en) Confession.
  9. (en) Confirmation.
  10. (en) Avowal, confession.
  11. (en) Corroboration.
  12. (en) Affirmation.
  13. (en) Verification.
  14. (en) Correction.
  15. (en) Avowal.
  16. (en) Defence.
  17. (en) Defense.
  18. (en) Recognition.
  19. (en) Support.
  20. (en) Testification.
  21. (fr) Aveu

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

açıkça söylemek (nedir ne demek)

  1. (en) To speak out.

açıkça (nedir ne demek)

  1. Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde
    Örnek: Düşündüğümü açıkça söylemeyi tercih ettim. R. H. Karay
  2. (en) Outright.
  3. (en) Frankly.
  4. (en) Outspokenly.
  5. (en) Straight out.
  6. (en) Directly.
  7. (en) Clearly.
  8. (en) Freely.
  9. (en) Above board.
  10. (en) Obviously.
  11. (en) Point blank.
  12. (en) Straight from the shoulder.
  13. (en) Simply.
  14. (en) Explicitly.
  15. (en) Clear.
  16. (en) Openly.
  17. (en) Plainly.
  18. (en) Above-Board.
  19. (en) Nakedly.
  20. (en) Avowedly.
  21. (en) Bluntly.
  22. (en) Cloudlessly.
  23. (en) Declaredly.
  24. (en) Definitely.
  25. (en) Distinctly.
  26. (en) Downright.
  27. (en) Evidently.
  28. (en) Expressly.
  29. (en) Fairly.
  30. (en) Flatly.
  31. (en) Manifestly.
  32. (en) Unreservedly.

söylemek (nedir ne demek)

  1. Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak
    Örnek: Bu konak için de yine senelerden beri aynı şeyi söylerim. R. N. Güntekin
  2. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak
    Örnek: Hececiler kendilerinden sonra yeni bir edebî neslin yetişmediğini söylüyorlar. S. F. Abasıyanık
  3. Yapılmasını istemek
    Örnek: Biraz sonra nazırın yine beni istediğini söylediler. F. R. Atay
  4. Türkü, şarkı vb. okumak
    Örnek: Kanto söyler gibi hareketler ve taklitlerle söylediği şarkılar pek eğlenceli şeylerdi. R. N. Güntekin
  5. Yazmak, düzmek.
  6. Haber vermek
    Örnek: Benim burada nasıl yaşadığımı görenler gidip babama da söylerler. A. Ş. Hisar
  7. Önceden bildirmek, tahmin etmek
    Örnek: Bir değil iki tane olduğunu size söylemiştim. R. H. Karay
  8. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak
    Örnek: Ne söyler bu türküler / Ay karanlık gecelerde yüzen gemiler. N. Cumalı
  9. (en) Bade.
  10. (en) Betray.
  11. (en) Disclose.
  12. (en) Recite.
  13. (en) Voice.
  14. (en) To tell sb sth.
  15. (en) To tell sb to do sth.
  16. (en) To say / to utter sth.
  17. (en) To say sth to sb.
  18. (en) Tell.
  19. (en) Speak.
  20. (en) Utter.
  21. (en) Give voice to.
  22. (en) Deliver.
  23. (en) Sing.
  24. (en) Affirm.
  25. (en) Confess.
  26. (en) Apprise.
  27. (en) Assert.
  28. (en) Aver.
  29. (en) Break.
  30. (en) Call.
  31. (en) Couch.
  32. (en) Drop.
  33. (en) Enunciate.
  34. (en) Hazard.
  35. (en) İmpart.
  36. (en) Name.
  37. (en) Observe.
  38. (en) Order.
  39. (en) Pass.
  40. (en) Pronounce.
  41. (en) Remark.
  42. (en) Report.
  43. (en) Sound.
  44. (en) Speak of.
  45. (en) Spill.
  46. (en) Spit.
  47. (en) To speak to.
  48. (en) To direct one's words to.
  49. (en) To sing.
  50. (en) Blare.
  51. (en) Enounce.
  52. (en) Give forth.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011