Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > iki nokta nedir, iki nokta ne demek (iki nokta nnd)

iki nokta nedir, iki nokta ne demek?

iki nokta

  1. Kendisinden sonra örnek verilecek veya açıklama yapılacak cümlenin sonuna konulan noktalama işareti (:).
  2. Bölme işaretinin adı.
  3. (en) Colon.

iki (nedir ne demek)

  1. Birden sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 2, II rakamlarının adı.
  3. Birden bir artık
    Örnek: Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı. H. Taner
  4. (en) Breath Iki refers more to the physical act of respiration, while kokyu signifies the deeper cosmological aspects of breathing.
  5. (en) Breath The physical act of respiration Also will power.
  6. (en) Dual.
  7. (en) Dyad.
  8. (en) Twain.
  9. (en) Couple.
  10. (en) Brace.
  11. (en) Amphi-.
  12. (en) Two-.
  13. (en) Duo-.
  14. (en) Ambi-.
  15. (en) Both.
  16. (en) Double.
  17. (en) Either.
  18. (en) Double double.
  19. (en) Twin double.

ik (nedir ne demek)

  1. Daha yüksek değerliği gösteren son ek, ous ile karşılaştırıldığında ferrous 2, ferrik 3.

nokta (nedir ne demek)

  1. Çok küçük boyutlarda işaret, benek.
  2. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
  3. Yer
    Örnek: Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık. A. Haşim
  4. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm
    Örnek: Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi. Y. K. Karaosmanoğlu
  5. Nöbetçi bulunan yer.
  6. Nöbetçi, gözcü, bekçi
    Örnek: O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz. Ö. Seyfettin
  7. Sınır, derece, radde.
  8. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).
  9. Uzambilgisinde tanımsız öğelerden biri.
  10. Belirli bir uzayın koyutlarını gerçekleyen öğelerden her biri.
  11. Papil hatları arasında diğer papillerden bağımsız olarak bulunan nokta şeklindeki parmak izi karakteristiği.
  12. Yeri olan fakat büyüklüğü olamayan bir şey.
  13. Bk. dönem
  14. (en) Pinpoint.
  15. (en) Point.
  16. (en) Spot.
  17. (en) Speck.
  18. (en) Full stop.
  19. (en) Stop.
  20. (en) Full point.
  21. (en) Post.
  22. (en) Fleck.
  23. (en) Macula.
  24. (en) Particular.
  25. (en) Period.
  26. (en) Speckle.
  27. (en) Tittle.
  28. (en) Respect.
  29. (en) Vertex.
  30. (en) Place.
  31. (en) Subject.
  32. (en) Military post.
  33. (en) Police post.
  34. (en) İsolated sentry.
  35. (en) İtem.
  36. (en) Pause.
  37. (en) Pitch.
  38. (en) Taint.
  39. (fr) Point
  40. (la) Punctum

dönem (nedir ne demek)

  1. Belli özellikleri olan zaman parçası, devre, devir, periyot
    Örnek: Otuz yedi yaş bana bitmez tükenmez bir dönem gibi geldi. H. E. Adıvar
  2. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre.
  3. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki zaman süresi, devre.
  4. Yarıyıl.
  5. Dönme işi.
  6. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları.
  7. Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi.
  8. Esnek bir cismin titreşiminde ya da herhangi bir cismin deviniminde, denge durumu çevresindeki tam bir salınımın saniye olarak süresi (örneğin bir sarkacın, başlangıç noktasından kalkıp yine aynı noktaya gelişi).
  9. Devir.
  10. (en) Period.
  11. (en) Season.
  12. (en) Period of time.
  13. (en) Period, run.
  14. (en) Term.
  15. (en) Semester.
  16. (en) Session.
  17. (en) Circle.
  18. (en) Date.
  19. (en) Epoch.
  20. (en) Spell.
  21. (en) School term.
  22. (en) Cycle.
  23. (en) Phase.
  24. (en) Time period.
  25. (al) Periode
  26. (fr) Période

sonra (nedir ne demek)

  1. Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı
    Örnek: Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim. A. İlhan
  2. Daha uzak ve ileri bir yerde
    Örnek: Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık. R. N. Güntekin
  3. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz
    Örnek: Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim. R. N. Güntekin
  4. Yoksa, aksi hâlde.
  5. Arkadan gelen bölüm veya zaman.
  6. (en) Next.
  7. (en) Then.
  8. (en) Otherwise or else.
  9. (en) Notion and protest.
  10. (en) After.
  11. (en) Later.
  12. (en) Afterwards.
  13. (en) Afterward.
  14. (en) Thereafter.
  15. (en) Subsequently.
  16. (en) Subsequent to.
  17. (en) Sequel.
  18. (en) Post-.
  19. (en) Following.
  20. (en) İn the future.
  21. (en) Hereafter.
  22. (en) Part of a series.
  23. (en) İn future.
  24. (en) Otherwise.

örnek (nedir ne demek)

  1. Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model
    Örnek: Cemal Paşa ecnebi mütehassısların yardımı ile örnek çiftlikler de yapmıştır. F. R. Atay
  2. Göstermelik
    Örnek: Vali, burada yapılmış olan peynirlerden bir örnek görmek istedi. M. Ş. Esendal
  3. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, misil.
  4. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal.
  5. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey
    Örnek: Örnek aransa, öyle sanıyorum ki, bizimkinden âlâsı bulunmaz. H. Taner
  6. En iyi biçimde olan
    Örnek: Bir dâhinin, olağanüstü bir adamın, örnek bir hoca olmamasını doğal karşılamalı. H. Taner
  7. Mallarını tanıtmak isteyen firmaların, malın niteliğini belirtmek, özelliklerini göstermek amacıyla, o maldan bedelsiz verdiği veya gönderdiği parça.
  8. Bir nesnenin ya da bir işlemin yapımında kılavuzluk eden ve aslının niteliklerimi değişik bir ölçü içinde taşıyan nesne ya da işlem birimi, anlamdaş taslam.
  9. Bir karar ya da yazının benzeri.
  10. Belli bir biçimi ağaç üzerine çizmek ya da işlenen parçanın düzgünlüğünü denetlemek için kullanılan ağaç ya da maden araç.
  11. Ana kitle içinden belli yöntemlerle çekilen ve ana kitleyi nitelik ve nicelik bakımından temsil ettiği düşünülen ve ana kitleden çok daha az sayıdaki birim kümesi.
  12. (en) Reference.
  13. (en) Parallel.
  14. (en) Piece.
  15. (en) Templet.
  16. (en) Equal.
  17. (en) Counterpart.
  18. (en) Prototype.
  19. (en) Case.
  20. (en) Sample, example.
  21. (en) Like.
  22. (en) Exemplary.
  23. (en) Pattern.
  24. (en) Copy, reroduction.
  25. (en) Representative.
  26. (en) Sample.
  27. (en) Example.
  28. (en) Specimen.
  29. (en) Model.
  30. (en) Type.
  31. (en) Copy.
  32. (en) Exemplar.
  33. (en) Version.
  34. (en) Exemplification.
  35. (en) Guide.
  36. (en) İllustration.
  37. (en) İnstance.
  38. (en) Lead.
  39. (en) Norm.
  40. (en) Object lesson.
  41. (en) Precedent.
  42. (en) Sampling.
  43. (en) Trial.
  44. (en) Form.
  45. (en) Template.
  46. (en) Mould.
  47. (en) Mold.
  48. (en) Archetype.
  49. (en) Design.
  50. (en) Pilot.
  51. (en) Sample copy.
  52. (en) Epitome.
  53. (en) Exponent.
  54. (en) Set form.
  55. (en) Paradigm.
  56. (al) Modell
  57. (al) Schablone
  58. (fr) Copie
  59. (fr) Modèle

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012