Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > iki arada bir derede nedir, iki arada bir derede ne demek, iki arada bir deredein anlamı, ingilizcesi (iki arada bir derede nnd)

iki arada bir derede nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






iki arada bir derede

  1. Sıkışık, zor şartlar altında (kalmak).
  2. (en) Between the devil and the deep sea

iki (nedir ne demek)

  1. Birden sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 2, II rakamlarının adı.
  3. Birden bir artık
    Örnek: Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı. H. Taner
  4. (en) Two. dual. dyad. twain. two. couple. brace. amphi-. two-. bi-. duo-. ambi-.
  5. (en) Both. double. either. two.
  6. (en) Two. dyad. double double. twin double.
  7. (en) Breath Iki refers more to the physical act of respiration, while kokyu signifies the deeper cosmological aspects of breathing.
  8. (en) Breath The physical act of respiration Also will power.

ik (nedir ne demek)

  1. Daha yüksek değerliği gösteren son ek, ous ile karşılaştırıldığında ferrous 2, ferrik 3.

ara  US UK (nedir ne demek)

  1. İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, açıklık, aralık, boşluk, mesafe.
  2. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla.
  3. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi
    Örnek: Aralarına yabancı sokmak, nezaketsizlik olur. M. Yesarî
  4. Toplu bulunan nesnelerin veya kimselerin içi
  5. Bir oyunda, bir filmde dinlenme süresi, antrakt.
  6. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları.
  7. Futbol oyununun kırk beşer dakikalık iki devresi arasında verilen on beş dakikalık dinlenme süresi.
  8. Aralık.
  9. Sinemalarda gösterim başlarında ya da ortalarında verilenara.
  10. Takımların oyunarasında aldıkları birer dakikalık dinlenme ve yönelge alma süresi. Bir takım bütün bir oyun süresince ancak dörtara alabilir. Buara dakikaları oyun süresinin dışında kalır.
  11. Bir ayaktopu oyununun 45'er dakikalık iki dönemiarasında oyunculara verilen 15 dakikalık dinlenme süresi.
  12. Bk. orta
  13. (en) İnterval, (ABD) intermission
  14. (en) İnterim. recessional. interlocutory. intermediary. intermediate. mediate. space. gap. distance. break. breather. discontinuance. discontinuation. interruption. time-out. breathing-space. cessation. chasm. check. discontinuity. interim. interlude. int.
  15. (en) Breather. interim. interlude. intermediate. intermission. interspace. interval. lapse. pause. distance. space. break. playtime. cessation. half time. relation. terms. footing. intermediary. middle.
  16. (en) The Altar; a southern constellation, south of the tail of the Scorpion.
  17. (en) A name of the great blue and yellow macaw , native of South America. macaws a constellation in the southern hemisphere near Telescopium and Norma.
  18. (en) Half time. intermediate. break. interval. intermission. distance between two things. relation between people. interlude. space. spacing. intermediary. interstice. hiatus. cessation. inherent delay. interruption. interspace. letup. lull. meantime. recess.
  19. (en) Appletalk Remote Access A protocol that provides system-level support for dial-in connections to an AppleTalk network With ARA, you can call your desktop Mac from a PowerBook and remotely access all the available services - files, printers, servers, e-mail, etc.
  20. (en) Appletalk Remote Access With ARA, you can call your desktop Mac from a PowerBook and remotely access all the available files, printers, servers, e-mail, and so on.
  21. (en) Apple Remote Access A software program from Apple Computer that allows one Mac to dial another Mac via a modem and, through AppleShare and/or Personal File Sharing, access local or network resources available to the 'answering' Mac Although I don't cover the issue much in this book, you can do some neat things with ARA and MacTCP.
  22. (en) Apple Remote Access, a protocol allowing network access from Macintosh systems via dialup Now almost entirely obsolete.
  23. (en) Appletalk Remote Access, a protocol developed by Apple to allow PowerBook and Macintosh users to connect to an AppleTalk network over phone lines.
  24. (en) Appleshare Remote Access.
  25. (en) Apple Remote Access, a program to allow full access to the UVA network including IP and AppleTalk services over a phone line from a Macintosh computer.
  26. (en) Appletalk Remote Access. The governing body for rowing in England, responsible for organising the National Championships http://www ara-rowing org.
  27. (en) An appraisal designation for Accredited Rural Appraiser awarded by the American Society of Farm Managers and Rural Appraisers.
  28. (en) Automotive Recyclers Association.
  29. (en) Accounting Research Association.
  30. (en) The physical body.
  31. (en) Appletalk Remote Access Protocol that provides Macintosh users direct access to information and resources at a remote AppleTalk site. a foot, to go. a constellation in the southern hemisphere near Telescopium and Norma. macaws.
  32. (en) macaw.
  33. (en) half-time
  34. (en) secondary
  35. (en) time-out
  36. (en) Acute rheumatic fever
  37. (en) Borderline commission
  38. (al) Pause
  39. ar

orta (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer
    Örnek: Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre.
  3. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm
    Örnek: Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler. Ö. Seyfettin
  4. İyi ile kötü arasındaki durum, vasat.
  5. Görünür, algılanır durum
    Örnek: Moralinin, inadının, zaman zaman da aşırı ataklığının nedeni ortadadır. H. Taner
  6. Topluluk içinde, arasında.
  7. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece.
  8. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
  9. Görünçlüğünortasında yer alan bölüm;ortaya düşen yerler.
  10. (en) middle
  11. (en) Middle. mid. central. medium. middling. intermediate. fair. in-between. intermediary. mean. medial. median. mediate. mediocre. mesial. mesne. moderate. passable. secondary. middle. center. centre. mean. midst. bosom. c. median. medium. mid-. meso-. m.
  12. (en) Average. centre. fair. indifferent. intermediate. medial. median. mediocre. medium. middle. middling. moderate. normal. tolerable. central. midst. center. mean.
  13. (en) İntermediate. medium. middle. middling. moderate. middle part. central part. central (thing. average. centre. centrum. the common run. heart. in between. mainstream. medial. mediocre. mesne. mid. midst.
  14. (en) medium
  15. <(al) Mittelgrund
  16. (fr) milieu

bir (nedir ne demek)

  1. Sayıların ilki.
  2. Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı.
  3. Bu sayı kadar olan.
  4. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
  5. Tek.
  6. Beraber.
  7. Eş, aynı, bir boyda.
  8. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
  9. (en) One. single. some. one. single. mono-. uni-. un.
  10. (en) One. single. some. mono-. uni-. un.
  11. (en) One. single. a. an. unique. sole. the same. owned in common. united. such a. only. any. certain. identical. indifferent. solitary. some. the.
  12. (en) Stands for Bureau of Internal Revenue and is in charge of collecting all internal taxes.
  13. (en) British Institute of Radiology.

dere (nedir ne demek)

  1. Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu.
  2. Bu akarsuyun yatağı.
  3. İki dağ arasındaki uzun çukur.
  4. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol.
  5. Boyu, beslenme teknesi ve aşırı taşkın dışında taşıdığı su niceliği ile en küçük akarsu.
  6. Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu.
  7. (en) Valley. brook. stream. rivulet. run. runlet. watercourse. beck. bourn. bourne. branch. creek. dale. gully. kloof. runnel. vale.
  8. (en) Brook. creek. rill. run. stream. valen. watercourse. rivulet. eaves trough. gutter.
  9. (en) To hurt; to harm; to injure.
  10. (en) Harm.
  11. (en) Brook. stream. valley. gutter. creek. run. watercourse.
  12. (en) brook
  13. (en) stream
  14. (fr) ruisseau

sıkışık (nedir ne demek)

  1. Sıkışmış bir durumda olan
    Örnek: Size bu kadar ücreti niye ödemekteyiz, böyle sıkışık anlarımızda? A. İlhan
  2. (en) serried.
  3. (en) Cramped. dense. pressed. pushed. serried. closely pressed together. close. crowded. congested.
  4. (en) Tight. tightly wedged or jammed. very crowded. congested. hard pressed (for time. hard up (for money. chock a block. close. closely spaced. cramped. cramped for space. incommodious. pinched. pressed. pressing. serried. squash.

zor(nedir ne demek)

  1. Sıkıntı, güçlük, rahatsızlık
    Örnek: Onun için hiçbir zorum, sıkıntım yokmuş gibi, ara sıra denize taşlarımı atmakta devam ederek hızlı hızlı yürüdüm. R. N. Güntekin
  2. Yüküm, mecburiyet
    Örnek: Artık kızının evinde kalışının zordan olduğunu biliyordu. N. Cumalı
  3. Baskı
    Örnek: Hocaların zoru ile çıkarılmış olan bu kanun yürümedi. M. Ş. Esendal
  4. Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı
    Örnek: Sabır güzel, faydalı; fakat zor şeydir. B. Felek
  5. Güçlükle, zorla
    Örnek: El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kütlesini zor zapt ediyorlardı. H. Taner
  6. "Yapamazsın" anlamında kullanılan bir söz.
  7. (en) Arduous. baffling. crucial. cruel. difficult. exacting. formidable. hairy. hard. inconvenient. knotty. mean. rough. sticky. stiff. tight. trickish. uneasy. constraint. force. main. might. strain.
  8. (en) Arduous. baffling. crucial. cruel. difficult. exacting. formidable. hairy. hard. inconvenient. knotty. mean. rough. sticky. stiff. tight. trickish. uneasy. constraint. force. main. might. strain. complicated. compulsion. thorny. ticklish. tough. trick. troublesome.
  9. (en) Difficult. hard. compulsion. constraint. obligation. necessity. trouble. difficulty. worry. problem. austere. dodgy. force. heavy. impetus. involute. mean. might. parlous. stiff. stress. stronghand. ticklish. tight / adj adv / sıkı , gergin ; su geçirmeye.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük