|
iki arada bir derede kalmak
-
Seesaw between two opinions, straddle
-
Birden sonra gelen sayının adı.
-
Bu sayıyı gösteren 2, II rakamlarının adı.
-
Birden bir artık
Örnek:
Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı. H. Taner
-
Two. dual. dyad. twain. two. couple. brace. amphi-. two-. bi-. duo-. ambi-.
-
Both. double. either. two.
-
Two. dyad. double double. twin double.
-
Breath Iki refers more to the physical act of respiration, while kokyu signifies the deeper cosmological aspects of breathing.
-
Breath The physical act of respiration Also will power.
-
Daha yüksek değerliği gösteren son ek, ous ile karşılaştırıldığında ferrous 2, ferrik 3.
-
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, açıklık, aralık, boşluk, mesafe.
-
İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla.
-
Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi
Örnek:
Aralarına yabancı sokmak, nezaketsizlik olur. M. Yesarî
-
Toplu bulunan nesnelerin veya kimselerin içi
-
Bir oyunda, bir filmde dinlenme süresi, antrakt.
-
Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları.
-
Futbol oyununun kırk beşer dakikalık iki devresi arasında verilen on beş dakikalık dinlenme süresi.
-
Aralık.
-
Sinemalarda gösterim başlarında ya da ortalarında verilenara.
-
Takımların oyunarasında aldıkları birer dakikalık dinlenme ve yönelge alma süresi. Bir takım bütün bir oyun süresince ancak dörtara alabilir. Buara dakikaları oyun süresinin dışında kalır.
-
Bir ayaktopu oyununun 45'er dakikalık iki dönemiarasında oyunculara verilen 15 dakikalık dinlenme süresi.
-
Bk. orta
-
İnterval, (ABD) intermission
-
İnterim. recessional. interlocutory. intermediary. intermediate. mediate. space. gap. distance. break. breather. discontinuance. discontinuation. interruption. time-out. breathing-space. cessation. chasm. check. discontinuity. interim. interlude. int.
-
Breather. interim. interlude. intermediate. intermission. interspace. interval. lapse. pause. distance. space. break. playtime. cessation. half time. relation. terms. footing. intermediary. middle.
-
The Altar; a southern constellation, south of the tail of the Scorpion.
-
A name of the great blue and yellow macaw , native of South America. macaws a constellation in the southern hemisphere near Telescopium and Norma.
-
Half time. intermediate. break. interval. intermission. distance between two things. relation between people. interlude. space. spacing. intermediary. interstice. hiatus. cessation. inherent delay. interruption. interspace. letup. lull. meantime. recess.
-
Appletalk Remote Access A protocol that provides system-level support for dial-in connections to an AppleTalk network With ARA, you can call your desktop Mac from a PowerBook and remotely access all the available services - files, printers, servers, e-mail, etc.
-
Appletalk Remote Access With ARA, you can call your desktop Mac from a PowerBook and remotely access all the available files, printers, servers, e-mail, and so on.
-
Apple Remote Access A software program from Apple Computer that allows one Mac to dial another Mac via a modem and, through AppleShare and/or Personal File Sharing, access local or network resources available to the 'answering' Mac Although I don't cover the issue much in this book, you can do some neat things with ARA and MacTCP.
-
Apple Remote Access, a protocol allowing network access from Macintosh systems via dialup Now almost entirely obsolete.
-
Appletalk Remote Access, a protocol developed by Apple to allow PowerBook and Macintosh users to connect to an AppleTalk network over phone lines.
-
Appleshare Remote Access.
-
Apple Remote Access, a program to allow full access to the UVA network including IP and AppleTalk services over a phone line from a Macintosh computer.
-
Appletalk Remote Access. The governing body for rowing in England, responsible for organising the National Championships http://www ara-rowing org.
-
An appraisal designation for Accredited Rural Appraiser awarded by the American Society of Farm Managers and Rural Appraisers.
-
Automotive Recyclers Association.
-
Accounting Research Association.
-
The physical body.
-
Appletalk Remote Access Protocol that provides Macintosh users direct access to information and resources at a remote AppleTalk site. a foot, to go. a constellation in the southern hemisphere near Telescopium and Norma. macaws.
-
macaw.
-
half-time
-
secondary
-
time-out
-
Acute rheumatic fever
-
Borderline commission
-
Pause
-
ar
-
Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer
Örnek:
Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre.
-
Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm
Örnek:
Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler. Ö. Seyfettin
-
İyi ile kötü arasındaki durum, vasat.
-
Görünür, algılanır durum
Örnek:
Moralinin, inadının, zaman zaman da aşırı ataklığının nedeni ortadadır. H. Taner
-
Topluluk içinde, arasında.
-
Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece.
-
Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
-
Görünçlüğünortasında yer alan bölüm;ortaya düşen yerler.
-
middle
-
Middle. mid. central. medium. middling. intermediate. fair. in-between. intermediary. mean. medial. median. mediate. mediocre. mesial. mesne. moderate. passable. secondary. middle. center. centre. mean. midst. bosom. c. median. medium. mid-. meso-. m.
-
Average. centre. fair. indifferent. intermediate. medial. median. mediocre. medium. middle. middling. moderate. normal. tolerable. central. midst. center. mean.
-
İntermediate. medium. middle. middling. moderate. middle part. central part. central (thing. average. centre. centrum. the common run. heart. in between. mainstream. medial. mediocre. mesne. mid. midst.
-
medium
-
Mittelgrund
-
milieu
-
Sayıların ilki.
-
Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı.
-
Bu sayı kadar olan.
-
Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
-
Tek.
-
Beraber.
-
Eş, aynı, bir boyda.
-
Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
-
One. single. some. one. single. mono-. uni-. un.
-
One. single. some. mono-. uni-. un.
-
One. single. a. an. unique. sole. the same. owned in common. united. such a. only. any. certain. identical. indifferent. solitary. some. the.
-
Stands for Bureau of Internal Revenue and is in charge of collecting all internal taxes.
-
British Institute of Radiology.
-
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu.
-
Bu akarsuyun yatağı.
-
İki dağ arasındaki uzun çukur.
-
Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol.
-
Boyu, beslenme teknesi ve aşırı taşkın dışında taşıdığı su niceliği ile en küçük akarsu.
-
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu.
-
Valley. brook. stream. rivulet. run. runlet. watercourse. beck. bourn. bourne. branch. creek. dale. gully. kloof. runnel. vale.
-
Brook. creek. rill. run. stream. valen. watercourse. rivulet. eaves trough. gutter.
-
To hurt; to harm; to injure.
-
Harm.
-
Brook. stream. valley. gutter. creek. run. watercourse.
-
brook
-
stream
-
ruisseau
-
Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek
Örnek:
Sıkı sıkı kucakladı ve öylece kaldı. T. Buğra
-
Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak
-
Konaklamak, konmak
-
Oturmak, yaşamak, eğleşmek
-
Hayatını sürdürmek, yaşamak.
-
Varlığını korumak, sürdürmek
-
Oyalanmak, vakit geçirmek
-
Sınıf geçmemek.
-
1) yapılması düşünülmüş olduğu hâlde yapılmamak; 2) kararı bağlandığı hâlde uygulanmamak.
-
Stay. remain. continue. keep. stand. fail. be left. be left over. abide. bed. come to. devolve. flunk. keep to. leave. put up. refuge. rest with. room. sleep. stop. survive. tarry. wait.
-
Stay. remain. continue. keep. stand. fail. be left. be left over. abide. bed. come to. devolve. flunk. keep to. leave. put up. refuge. rest with. room. sleep. stop. survive. tarry. wait. descend. go. persist.
-
To remain. to be left. to be leftover. to stay in a place temporarily. to come to a halt. to reach a standstill. to fail. to be postponed to. to be entrusted to sb to be left to sb by sb else. to be kept from doing sth.
-
tahterevalli
-
İleri geri hareket
-
İniş çıkış
-
Aşağı yukarı (hareket)
-
Aşağı yukarı sallanmak, çöğünmek.
between
(nedir ne demek)
-
Arada, arasında, aralarında, aralarından
-
araya
-
Ortada, ortaya
-
Arada, ortasında, araya, arasına, ortada, ortaya
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|