Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > iki açık modeli nedir, iki açık modeli ne demek, iki açık modeliin anlamı (iki açık modeli nnd)

iki açık modeli nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






iki açık modeli

  1. Bk. iki gedik modeli

iki gedik modeli (nedir ne demek)

  1. Geleneksel kalkınma kuramlarında, yatırımların finansmanı için iç tasarruf ve dışalımın finansmanı için döviz kısıtlarına odaklanan iktisadi kalkınma modeli.
  2. (en) Two gap model

iki (nedir ne demek)

  1. Birden sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 2, II rakamlarının adı.
  3. Birden bir artık
    Örnek: Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı. H. Taner
  4. (en) Two. dual. dyad. twain. two. couple. brace. amphi-. two-. bi-. duo-. ambi-.
  5. (en) Both. double. either. two.
  6. (en) Two. dyad. double double. twin double.
  7. (en) Breath Iki refers more to the physical act of respiration, while kokyu signifies the deeper cosmological aspects of breathing.
  8. (en) Breath The physical act of respiration Also will power.

ik (nedir ne demek)

  1. Daha yüksek değerliği gösteren son ek, ous ile karşılaştırıldığında ferrous 2, ferrik 3.

açık (nedir ne demek)

  1. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
    Örnek: Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
  2. Engelsiz.
  3. Örtüsüz, çıplak.
  4. Boş.
  5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
  6. Aralığı çok.
  7. Çalışır durumda olan
    Örnek: Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
  8. Kolay anlaşılır, vazıh
    Örnek: Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
  9. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi.
  10. Gelirin gideri karşılamaması durumu.
  11. Bk. gedik
  12. 1) sarîh. 2 ) alenî.
  13. Bk. açılma
  14. (en) Open. uncovered. wide-open. visible. apparent. obvious. bare. clear. unclouded. cloudless. definite. exposed. blank. aboveground. articulate. avowed. broad. candid. categorical. clean-cut. clear-cut. confessed. crystal. decided. declared. decollete.
  15. (en) Apparent. blunt. broad. clear. concrete. confessed. debit. decided. definite. demonstrable. distinct. evident. explicit. fine. forthright. graphic. intelligible. manifest. on. open. outstretched. overt. patent. picturesque. plain. shortage. shortfall. signal. specific. square. transparent. unequivocal. unreserved. vacant. weak.
  16. (en) On. open. deficit. offing. vacancy. uncovered. free. exposed to. vacant. unoccupied. blank. deficient. frank. clear. explicit. plain. distinct. light. indecent. obscene. saucy. frankly. closely. apparent. absolute assignment. bald. bare. bl.
  17. (en) deficit
  18. (en) on
  19. (en) open

mode  US UK (nedir ne demek)

  1. makam
  2. gram
  3. Biçim, yöntem, tarz, üslup, kip, makam [müz.], tipik değer (istatistik), moda

gedik (nedir ne demek)

  1. Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne.
  2. Dağ geçidi.
  3. Boşluk, eksiklik
    Örnek: ... kanunların gediğinden alabildiğine yararlanıp küpünü doldurmuş bir açıkgözdü. H. Taner
  4. Güçlük, güç durum.
  5. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer.
  6. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz.
  7. Eksik dişli.
  8. (gap) Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık
  9. Osmanlı İmparatorluğunda 1
  10. Yüzyılın başlarında İstanbul'da mal ve hizmet gereksinimlerinin karşılanmasında oluşan istem-sunum dengesizliğini gidermek amacıyla belirli bir zenaat ya da ticareti yapabilmek için devletçe verilen ayrıcalık ve bu ayrıcalık karşılığında alınan bir tür vergi.
  11. 1- Kitaplıktaki dermede doldurulması beklenen boşluk ya da boşluklar. 2- Kaynakçada, özellikle geri dönüşlü çalışmalarla doldurulması gereken boşluk ya da boşluklar.İng.: lacuna (lacunae)
  12. Büyük çentik, yıkık yer.
  13. Yüksek yer, tepe.
  14. Ayrıcalık, verilmiş hak.
  15. Görev, vazife.
  16. (en) Breach. inroad. crevice. notch. nick. rent.
  17. (en) Breach. inroads. gap. mountain pass. pass. difficulty. fault.
  18. (en) Breach. gap. mountain pass. fault. defect. privilege. indentation. notch. notching. slap. brach. chase. serrate. skip. dent. kerfi nick. dented. license. aperture. chasm. pocket. rift.
  19. (en) gap
  20. (en) Lacuna (lacunae)

birden(nedir ne demek)

  1. Bir defada.
  2. Ansızın
    Örnek: Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım. R. H. Karay
  3. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada
    Örnek: Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Çabucak.
  5. (en) İnstantaneous. suddenly. at a stroke. all of a sudden. at one heat. at once. per saltum. plump. pop. sharp. short. slap. slap-bang. snap.
  6. (en) Suddenly. at once. short. bang. all of a sudden. all at once ansızın. aniden. at a time. at the same time.
  7. (en) All of a sudden. suddenly. outright.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük